Atasözleri

Toplam 2,676 atasözü bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

acele ile menzil alınmaz

acele etmekle daha çabuk sonuç alınır sanılmamalıdır.

73

acele ile yürüyen yolda kalır

iş yaparken acele eden şaşırır, işini bitiremez.

78

acele işe şeytan karışır

düşünüp taşınmadan ivedi olarak yapılan işten iyi sonuç alınamaz.

43

acele işin sonu pişmanlık

acele ederek yaptığımız işten istediğimiz sonucu alamayabiliriz.

58

Acem kılıcı gibi

her iki tarafı da idare edebilen, güvenilmez (kimse).

52

acemi katır kapı önünde yük indirir

beceriksiz ve anlayışsız kişi kendisine yaptırılan işi en önemli yerinde bırakır.

66

acemi nalbant gâvur eşeğinde öğrenir

mesleğinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar.

79

acemilik çekmek

alışamadığı bir işte zorluk çekmek.

201

acı (acılar) görmek

kötü günler yaşamak.

41

acı (kötü) söz insanı (adamı) dinden çıkarır, tatlı söz yılanı inden çıkarır

gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.

81

acı acıyı keser, su sancıyı

bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurulmalıdır.

40

acı çekmek (duymak)

1) ağrı, sızı duymak: Ameliyattan sonra çok acı çekti. 2) mec. üzülmek, üzüntü içinde kalmak: 'Bu faciaya bizzat karışmışım gibi bir acı duyuyordum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

46

acı gelmek

dokunmak, kırmak, üzmek: 'Bu durumun gerçeklerle uyumsuzluğu ona acı geliyor.' -A. Kutlu.

44

acı patlıcanı kırağı çalmaz

herhangi bir duruma alışkın olan kimseyi benzer kötü durumlar etkilemez.

77

acı söylemek

olumsuz bir davranış karşısında gerçeği olduğu gibi söylemek.

51

acıkan doymam sanır, susayan kanmam sanır

bir şeyi uzun süre elde edemeyen kimse, daha sonra o şeyden ne kadar çok edinirse edinsin yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur.

60

acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler

geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi geçinebilmek için her yolu dener, her işi yapar, canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.

70

acıkan ne yemez, acıyan ne demez

geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi geçinebilmek için her yolu dener, her işi yapar, canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.

38

acıkanın yanağından, susayanın dudağından belli olur

bir insanın ne durumda olduğu yüzünden anlaşılır.

45

acıklı başta akıl olmaz

büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler.

52

acıkmış kudurmuştan beterdir

uzun süre bir nesnenin yokluğunu çeken kimse, onu gördüğünde büyük bir istekle ona saldırır.

89

acından kimse ölmemiş

kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalmaz, mutlaka bir geçim yolu bulur.

53

acından ölmek

1) çok acıkmak; 2) aşırı derecede yoksul olmak.

45

acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur

koruduğunuz kimsenin sürekli acınmasına izin verirseniz arsız olur, emeğinin karşılığını tam olarak vermediğiniz kişi de hırsız olur.

39

acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek)

1) bir şeyin acısını derinden duymak; 2) kötü bir şey olacağını düşünerek önceden üzülmek.

39

acısı ortaya çıkmak

olumsuz sonucu yavaş yavaş ortaya çıkmak: 'Dur bakalım daha hele, o içtiklerinin acısı bir bir çıkacak ortaya.' -M. İzgü.

43

acısını almak

1) acılığını gidermek; 2) sızıyı dindirmek.

35

acısını bağrına (içine) basmak (gömmek)

bir üzüntüye, sıkıntıya yakınmadan katlanmak.

39

acısını çekmek

yapılan yanlış bir işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.

63

acısını çıkarmak

1) acılığını yok etmek: Soğanın acısını çıkarmak. 2) mec. uğradığı maddi veya manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak. 3) mec. öç almak: 'Ustanın kendisini küçük burjuva münevveri diye aşağılık görmesinin acısını çıkarıyor.' -N. Hikmet.

54