Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

aradan çıkarmak

birçok işten birini yapıp bitirivermek.

38

aradan çıkmak

1) yapılması gereken öteki işlerle uğraşılabilmesi için bir iş önce bitirilmek; 2) sıkışık bir durumda, sıkıntılı bir zamanda işe engel olan kimse oradan uzaklaşmak; 3) kendini bir sorunun, bir davanın dışında tutmak.

99

aradan kaldırmak

iş yapma imkânını yok etmek.

109

aradan sıyrılmak

1) kötü bir işten kendini kurtarmak; 2) mec. çatışan gruplar arasındaki rekabetten yararlanarak öne çıkmak; 3) sp. yarışta rakiplerinden uzaklaşmak, öne çıkmak.

115

Arafat'ta soyulmuş hacıya dönmek

her şeyini kaybedip çırılçıplak kalmak, çaresiz kalmak.

110

araları limoni olmak

aralarında hafif bir kırgınlık olmak.

116

araları şekerrenk (serin) olmak

iki kişi arasında dostluk ilişkileri bozuk olmak: 'Vergi kâtibi ile de araları şekerrenk olmuştu.' -E. E. Talu.

51

aralarına kara kedi girmek

iki dost birbirine gücenmek, iki dostun arasına soğukluk girmek.

113

aralarında dağlar kadar fark olmak

aralarında her yönden büyük ayrılıklar bulunmak, benzer nitelikler çok az olmak.

117

aralarındaki buzları eritmek

kırgınlığı, küslüğü ortadan kaldırmak: 'Kerim ve karısı Necla aralarındaki buzları eritmek amacıyla otele gelmişlerdir.' -İ. Aral.

120

aralarından kara kedi geçmek

birbirinden soğumak, aralarına soğukluk girmek.

49

aralarından su sızmamak

aralarında çok yakın, sıkı fıkı arkadaşlık bulunmak: 'Bir vakitler aralarından su sızmayan o dünya ahiret kardeş hatun kişiler, şimdi birbirlerini çekemiyor, birbirlerinin arkasından söylemediklerini bırakmıyorlardı.' -H. Taner.

115

aralık vermek

1) yeniden başlamak üzere bir işi kısa süre bırakmak; 2) harfler veya satırlar arasında boşluk bırakmak.

97

arap gibi olmak

simsiyah olmak, kararmak.

106

arap olayım

söylenen bir şeyin doğruluğuna inandırmak için 'söylediğim söz doğru değilse kararayım, esmerleşeyim' anlamında kullanılan bir söz: Yalan söylüyorsam arap olayım.

46

Arap uyandı (Arap'ın gözü açıldı)

geçen bir olaydan ders alındığını anlatan bir söz.

103

Arap'ın yalellisi gibi

yalelli gibi.

109

arapsaçı gibi

karmakarışık.

106

arapsaçına dönmek

işler çok karışıp çözümlenmesi güç bir duruma gelmek.

110

arası (araları) açılmak (açık olmak, bozulmak)

arkadaşlıkları sarsılmak, arkadaşlık bağları kopmak, birbirine darılmak: 'O ara garajcı ile de araları açıldığından tiyatroculuk oyununu bırakıp dergicilik oyununa geçtiler.' -H. Taner.

121

arası geçmeden

vakit geçmeden, sıcağı sıcağına.

103

arasına (aralarına) karışmak

büyüyüp yetişmek.

110

arasını (aralarını) açmak (bozmak)

iki kişi arasındaki dostluğu, ilişkiyi bozmak.

109

arasını (aralarını) bulmak

araları bozulmuş iki kişiyi uzlaştırmak, barıştırmak: 'Emine ile aralarını bulmaya çalışacağını söyledi.' -H. E. Adıvar.

110

araya (aralarına) soğukluk girmek

arada kırgınlık oluşmak: 'Hiç cevap vermedi, ağlamaya başladı ama aramıza soğukluk girdi.' -R. Erduran.

118

araya almak

1) bir çevreye kabul etmek; 2) argo dövmek.

101

araya girmek

1) iki kişinin arasındaki bir işe karışmak; 2) iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak; 3) bir iş yapılırken ona engel olacak başka bir şey çıkmak.

122

araya gitmek

harcanmak, karışıklığa kurban olmak.

112

araya kaynayıp gitmek

göz ardı edilmek: 'Bu arada üç beş yazarın üretimi de araya kaynayıp gidiyor.' -N. Meriç.

109

araya vermek

yararsız bir işe harcamak.

52