Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

domuz gibi

tkz. 1) kötü huylu ve hain; 2) adamakıllı, iyice: Domuz gibi bilir ama söylemez!

105

domuz gibi tıkınmak (yemek)

oburcasına çok yemek: 'Şişmanlıyorum, neden yine bir domuz gibi tıkındım?' -A. İlhan.

107

domuzdan (bir) kıl çekmek (koparmak)

sevilmeyen veya eli sıkı olan birinden bir şey alabilmek.

107

domuzluk etmek

hainlik etmek, haince davranmak.

107

don çekmek

donmak: 'Badem ağacı, ayaz vurmaz, don çekmez, solmaz, dökülmez çiçeklerini açmıştı.' -T. Buğra.

129

don çözülmek

hava ısınarak buzlar erimeye başlamak.

47

don gömlek kalmak

her şeyini kaybetmek.

113

don kesmek

hlk. bitki soğuktan bozulmak, donmak.

115

don tutmak

buz tutmak, donmak.

116

don yağı gibi

konuşmayan, hareketsiz (kimse).

106

don yağının tortusu gibi kalmak (oturmak)

çevresindekilerle iletişim kurmadan ilgisiz ve donuk kalmak.

44

dona çekmek

hava, suları donduracak derecede soğumak.

98

donuna etmek (kaçırmak veya doldurmak veya yapmak)

1) küçük veya büyük abdestini donuna etmek; 2) mec. çok korkmak.

45

donup kalmak

donakalmak.

120

doping yapmak

1) bazı bedensel özellikleri değiştiren veya artıran bir uyarıcı maddeyi çok az miktarda almak: 'Günahı boynuna, doping de yapıyormuş.' -H. Taner. 2) mec. uyarıcı etkide bulunmak.

107

dost edinmek

dost kazanmak: 'Yolda iki dost edinip on gün birisinin, on gün ötekinin erzak torbasından karnını doyurdu.' -F. R. Atay.

109

dost tutmak

erkek veya kadın evlilik dışı ilişki kurmak.

120

dosta düşmana karşı

'dostlara üzüntü vermemek, düşmanları da sevindirmemek için, ele güne karşı' anlamında kullanılan bir söz.

99

dostlar alışverişte görsün (diye)

'gösteriş olsun, iş görüyor densin (diye)' anlamında kullanılan bir söz.

105

dostlar başına

bir şeyi dostları için de dilemek amacıyla kullanılan bir iyi dilek sözü: 'Doğrusu böyle bir düğün dostlar başınaydı. Arkadaşları arasında, günlerden beri hep bunun lafı ediliyordu.' -R. Çalapala.

119

dostlar başından ırak

sözü edilen kötü bir durumla yakınların karşılaşmaması için söylenen iyi dilek sözü.

124

dostlar şehit, biz gazi

alay tehlikeli işleri başkalarına bırakıp kendileri sonuçtan yararlanmak için bir kenara çekilenlerin bencilliğini anlatan bir söz.

53

dostluk etmek

yakınlık kurmak, dost gibi candan davranmak: 'Lokanta müşterisi hanımlardan kendi kendine tanıştığı, konuştuğu, dostluk ettiği hanımlar var!' -M. Ş. Esendal.

109

dosya açmak (hazırlamak)

bir kimse, konu veya işle ilgili yeni bir dosya düzenlemek.

117

dosyası kabarmak (kabarık olmak)

yaptığı yanlış işleri çoğalmak.

121

doyuma ulaşmak

istek ve gereksinimlerinin en üst düzeyini elde etmek.

42

doyurucu bulmak

yeterli görmek.

42

doyurucu gelmek

yeterli olmak: 'Verdiğim yanıt doyurucu gelmemişti madama ama kibarlığını da bozmamıştı.' -A. Ümit.

96

dozunu ayarlamak

1) ilacın ölçüsünü aşmamak, gerektiği kadar vermek; 2) mec. ölçüyü aşmamak, aşırı davranmamak: 'Saygının ve sevginin dozunu iyi ayarlayabilmeli insan.' -A. İlhan.

99

dozunu kaçırmak

1) ilaçta ölçüyü tutturamamak; 2) mec. ölçüyü aşmak, aşırı gitmek: 'Şakanın dozu kaçmıştı.' -Y. Z. Ortaç.

109