Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

it ölüsü gibi

çok ağır.

34

it sürüsü kadar

hkr. çok kalabalık.

109

ite atsan yemez

'çok kötü, berbat' anlamında kullanılan bir söz.

34

ite ot, ata et vermek

ata et, ite ot vermek.

40

ithamda bulunmak

birini suçlamak.

115

iti ite kırdırmak

kötülüğü kötülük aracılığıyla ortadan kaldırmak.

110

itibar görmek

1) sayılmak, kendisine değer verilmek: 'Bütün satıcılar onu tanıdık bir yüzle karşılıyorlardı ve her yerde aşırı bir itibar görüyorduk.' -K. Bilbaşar. 2) aranmak, istenmek.

99

itibara almak

göz önünde tutmak, hesaba katmak.

82

itibardan düşmek

saygınlığını yitirmek.

99

itibarın sağ olsun

özellikle alışverişlerde kişiye güven duyulduğunda söylenen söz: 'Paran kıtsa itibarın sağ olsun.' -M. Ş. Esendal.

109

itidalini kaybetmek

aşırılığa kapılmak, soğukkanlılığını yitirmek.

104

itidalini muhafaza etmek

kendini aşırılığa kaptırmamak, kendini tutmak: 'Fakat itidalinizi muhafaza etmek şartıyla haber verebilirim.' -A. Gündüz.

102

itimat beslemek

güven duymak, güvenmek.

94

itimat telkin etmek

güven vermek.

100

itin kuyruğunda

tkz. pek çok, pek bol.

37

itişip kakışmak

birbirini itmek: 'Gecikme korkusuyla herkes itişip kakışmakta ise kimsenin aklına gelmez konuşmak.' -R. Erduran.

36

ivme kazanmak

hızlanmak.

104

iyi etmek

1) iyileştirmek, hastalıktan kurtarmak; 2) uygun, yerinde bir davranışta bulunmak: 'Biraz da etrafında olup bitenlere dikkat etsen iyi edersin.' -A. M. Dranas. 3) argo soymak, parasını, malını almak.

44

iyi gelmek

1) yaramak: Ağrılarıma bu ilaç iyi geldi. 2) giyecek, üstüne olmak, uygun olmak: Palto üstüne iyi geldi. 3) uğurlu gelmek.

118

iyi gitmek

1) bir iş yolunda olmak; 2) yakışmak: Bu elbise size iyi gidiyor.

104

iyi gözle bakmamak

hakkında iyi düşünmemek.

111

iyi gün dostu olmak

sadece iyi günlerde görünmek.

38

iyi hoş (ama)

bir görüşe karşıt bir düşünceyi söylerken kullanılan bir söz.

103

iyi iş (doğrusu)

tkz. beğenilmeyen bir olay, bir durum karşısında şaşkınlığı anlatan bir söz.

106

iyi karşılamak

1) kabul etmek, beğenmek, benimsemek: 'Belki babam, güvercinlerin satıldıklarını iyi karşılamayacaktır.' -M. Ş. Esendal. 2) ilgi göstermek.

31

iyi ki

güzel bir rastlantı olarak, ne mutlu: 'İyi ki o günkü acı ile ölmemişiz.' -F. R. Atay.

101

iyi saatte olsunlar

cinler, periler: 'Yuvarlak, şen yüzlü, zaman zaman ince ve alaylı ışıldayan bir tanesi iyi saatte olsunlar ile temasta olduğu zaman şaşılaşan kara gözlü, orta yaşlı bir kadın.' -H. E. Adıvar.

97

iyiliği dokunmak

yararlı olmak, yararını görmek.

98

iyilik bilmek

kendisine yapılan iyiliği unutmamak.

115