Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

ne arar (onda ... ne gezer)

onda yoktur: Onda para ne arar!

104

ne biçim?

nasıl?

48

ne buyrulur?

'onun nasıl bir şey olduğunu gördünüz, buna ne diyorsunuz?' anlamında kullanılan bir söz.

114

ne çare

'çaresi yok, elden ne gelir' anlamında kullanılan bir söz.

33

ne çıkar

1) ne zararı var? 'Dar bir gün gelmiş, birinden üç beş kuruş almışım, bundan ne çıkar?' -M. Ş. Esendal. 2) bir sonuç vermez; 3) nasıl bir yarar umulur?

103

ne çiçektir, biliriz

'ne denli yeteneksiz, niteliksiz olduğunu biliriz' anlamında kullanılan bir söz.

108

ne de olsa

'ne denli eksiği, kusuru olursa olsun, böyle olmakla birlikte' anlamında kullanılan bir söz: Ne de olsa o bizden tecrübelidir.

103

ne dedim de

yapılan bir şeyden duyulan pişmanlığı belirten bir söz: Ah be ne dedim de okumadım.

108

ne demek olsun

ne demek.

112

ne demek?

1) 'öyle şey olur mu, o nasıl şey, yakışık alır mı?' anlamında kullanılan bir söz; 2) 'tabii ki, elbette, lafı mı olur?' anlamında kullanılan bir söz.

42

ne demeye

1) ne diye, nasıl bir düşünceyle, hangi maksatla, niçin? 'Hadi müşteriyi iplediğin yok, patrona ne demeye boş verirsin!' -R. Ilgaz. 2) hangi anlama?

108

ne denir (dersin)

bir konuda söyleyecek söz kalmadığını anlatan bir söz.

111

ne denli

ne kadar: 'Fakat şaşkınlığı ne denli büyük olursa olsun, oranın güzelliği daha büyüktü.' -Halikarnas Balıkçısı.

109

ne dese beğenirsin?

beklenmeyen bir söz söylenildiğinde kullanılan bir söz.

118

ne diye?

nasıl bir düşünceyle, niçin? 'Sen bundan on yıl önce kişiliğini bulmuştun, ne diye bunu bırakıp başka şeyler arıyorsun?' -B. R. Eyuboğlu.

112

ne fayda

iş işten geçtikten sonra alınan boş önlemler için 'neye yarar' anlamında kullanılan bir söz.

104

ne gam

üzülmeye gerek yok.

105

ne gezer

bulunmaz, yoktur: 'Kâr mı, ne gezer efendim? Hatta ziyanına satıyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

104

ne gibi?

nasıl, ne türlü?

113

ne gözle bakmak

1) inancını belirtir biçimde bakmak; 2) değerlendirmek.

112

ne güne duruyor?

1) ... varken başka şey gerekmez: Biz ne güne duruyoruz? 2) şimdi yapmazsa ne zaman yapacak?

114

ne günlere kaldık!

zamanın olaylarından yakınma anlatan bir söz.

98

ne haber?

1) herhangi bir bilgi var mı? 2) ne var ne yok; 3) alay 'senin hiçbir şeyden haberin yok' anlamında kullanılan bir söz: O, başkalarıyla geziyormuş, ne haber?

34

ne hacet

gereksiz, gerek yok: 'Bir gamlı hazanın seherinde / Israra ne hacet yine bülbül?' -A. Haşim.

110

ne haddine!

ona mı düşmüş, ona mı kalmış, ona düşmez: Böyle yazı yazmak onun ne haddine!

102

ne hâlde?

hangi durumda?

108

ne hâli varsa görsün

öğüt ve uyarı dinlemeyenler için 'ne yaparsa yapsın, beni ilgilendirmez' anlamında kullanılan bir söz: 'Boş ver ne hâlleri varsa görsünler, ben bu heriflere bulaşamam.' -A. Ümit.

36

ne hesaba gelmek ne de kantara

elle tutulur olmamak, tutarlı ve sağlam görünmemek: Anlattıkların ne hesaba gelir ne de kantara.

110

ne hikmetse (hikmettir)

1) bilmezlikten gelinen durumlarda kullanılan bir söz: 'Elektrik ampulü ne hikmetse hep bozulmuş olurdu.' -H. Taner. 2) bilinmeyen bir sebepten ötürü.

111

ne idiği belirsiz

ne olduğu, soyu sopu belirsiz: 'Ben âdeta bu ne idiği belirsiz herife gittikçe ısınıyorum.' -O. C. Kaygılı.

39