Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

canı gelmek

yeniden canlanmak, canı yerine gelmek.

101

canı gibi sevmek

çok güçlü bir sevgiyle bağlanmak: 'Amcasının sırtını, canı gibi sevdiği sekiz yaşındaki Serdar'ı nasıl okşarsa öyle sıvazlıyor.' -T. Buğra.

98

canı gitmek

özen gösterilen, çok sevilen bir şeye zarar gelecek diye kaygılanmak.

110

canı ile oynamak

tehlikeli işlerle uğraşmak.

100

canı ile uğraşmak

1) ağır hasta olmak, ölüm döşeğinde can çekişmek: 'Kadıncağız canı ile uğraşıyor, sen de eğleniyorsun.' -R. N. Güntekin. 2) büyük sıkıntıya düşmek.

109

canı istemek

heves duymak: 'Şehre ineceğiz, canı dans etmek istiyormuş.' -R. H. Karay.

100

canı isterse

'kabul etmezse etmesin' anlamında kullanılan bir söz.

35

canı sıkılmak

1) içi sıkılmak, yapacak bir işi olmamaktan tedirginlik duymak. 2) öfkelenmek: 'Belki de kitapları bedavaya getireceğimi düşündüğü için canı sıkılıyor.' -A. Ümit. 3) üzülmek: 'Atölyede bellediğim dünya kadar söze gazetelerde, kitaplarda rastlamayınca enikonu canım sıkılıyordu.' -B. R. Eyuboğlu.

98

canı yanmak

1) çok acı duymak; 2) acı bir deneme geçirmek; 3) bir işte zarar görmek.

42

canı yerine gelmek

1) yorgunluğu geçmek; 2) sağlığını, gücünü kazanmak.

34

canım dese canın çıksın diyor sanmak

birinin en gönül okşayıcı sözleri bile kendisine dokunmak, batmak.

103

canımın içi

çok sevilen bir kimse için kullanılan bir söz: 'Gel benim canımın içi, gel yanıma.' -O. V. Kanık.

103

canına acımamak

kendini düşünmeden, kendine bakmadan yaşamak.

90

canına değmek

1) çok hoşlanmak: Bu limonata canıma değdi. 2) ruhu şad olmak: Babanın canına değsin.

101

canına ezan okumak

bir kimsenin hakkından gelmek, öldürmek.

111

canına geçmek (işlemek veya kâr etmek)

çok etkilemek: 'Yalnızlık canıma kâr etti, bilmem neylesem.' -Ruhi.

107

canına kastetmek

1) intihara kalkışmak; 2) birini öldürmeye hazırlanmak.

40

canına kıymak

1) acımadan öldürmek; 2) kendini öldürmek: 'Başyardımcının canına kıymasından birkaç gün sonra, gece çalışma odama geldi.' -C. Külebi. 3) gücünden fazla iş görerek aşırı derecede kendini yormak.

35

canına minnet (olmak)

beklenilmeyen iyi bir durumla karşılaşıldığında duyulan memnunluğu anlatmak için söylenen bir söz: 'Mektep işi canına minnet ya!' -N. Hikmet.

100

canına okumak

tkz. berbat ve perişan etmek.

40

canına susamak

ölmek istemek: 'Canına susamış kim varsa bir adım yaklaşsın.' -N. F. Kısakürek.

112

canına tak demek (etmek)

dayanamaz duruma gelmek, sabrı kalmamak: 'Kimsesizlik bu sefer tak dedi artık canıma.' -M. A. Ersoy.

107

canına tükürdüğümün (üfürdüğümün)

argo kızgınlık ve öfke belirten bir söz.

114

canına yandığım (yandığımın)

argo sevgi, hayranlık, öfke vb. duygular anlatan bir söz: 'Hep böyle canına yandığımın, hep geç kalırım, hep treni kaçırırım.' -N. Hikmet.

34

canına yetmek

katlanamayacak duruma gelmek, bezmek, bıkmak: 'Vatan hasreti artık canına yetmiş.' -A. Kabaklı.

110

canından bezmek (bıkmak veya usanmak)

ölümü göze alacak kadar sıkıntı içinde olmak: 'Artık doğrusu bendeniz canımdan bıktım.' -M. Ş. Esendal.

36

canından geçmek

ölmek için hazır olmak: 'Millet her ne zaman isterse uğrunda canımdan geçmeye hazırım.' -H. C. Yalçın.

101

canını (bir yere) dar atmak

bir tehlikeden güçlükle kurtularak bir yere sığınmak.

112

canını almak

1) öldürmek: 'Ya hemen canını almaz da sana işkence edersem?' -N. F. Kısakürek. 2) canını verdirecek kadar memnun etmek; 3) sıkıntıya sokmak: 'İşi o makamdan o makama sora sora dolaşır, parasını almaz ama iş sahibinin canını alır.' -B. Felek.

33

canını bağışlamak

öldürülmesi gerekirken vazgeçmek.

35