En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz

içinden çıkılamayan güç bir durum karşısında kalındığında söylenen bir söz.

106 görüntülenme

segman atmak

aşınan segmanı değiştirmek.

106 görüntülenme

bitmez (bitip) tükenmez

bitmeyen, sonu gelmeyen, uçsuz bucaksız: 'Kırk yıl bana bitmez tükenmez çok uzun bir süre gibi görünürdü.' -N. Cumalı.

106 görüntülenme

yorgan döşek yatmak

ağır hasta olmak: 'Aksi gibi çamaşırcının ihtiyar kocası o akşam birdenbire hastalanmış, kim bilir kaç derece ile yorgan döşek yatmıştı.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

fark gözetmek

ayrı tutmak: 'Siz erkekler ekseriya nikâhlı kadınla nikâhsız kadınlarınız arasında bir fark gözetirsiniz.' -H. C. Yalçın.

106 görüntülenme

kuyu gibi

1) çok derin (yer); 2) basık ve karanlık (yer).

106 görüntülenme

ameliyat (... ameliyatı) geçirmek

ameliyat edilmiş olmak: 'Bu koğuşta ayak ameliyatı geçirmiş hasta Şahin'di.' -H. R. Gürpınar.

106 görüntülenme

leyleğin attığı yavru

çevresinde yeteri kadar ilgi görmeyen kimse: 'Gözlerimi önüme indirmiştim, başım dönüyor, kulaklarım vınlıyordu. Ben, bilhassa ben, leyleğin attığı yavru.' -O. Kemal.

106 görüntülenme

bilmece gibi konuşmak

açık, anlaşılır bir biçimde konuşmamak.

106 görüntülenme

karaborsaya düşmek

bir mal gizlice pahalıya alınıp satılır olmak.

106 görüntülenme

köşe tutmak

karışmak, kendini belli etmek, görünmek: 'Kemanın ince gıy gıylarına boş mağaralardaki ses akisleri gibi öten pes perdeden bir öksürük köşe tutuyor.' -H. E. Adıvar.

106 görüntülenme

boyası atmak

boyası solmak.

106 görüntülenme

dizlerine kara su inmek

beklemekten veya yorgunluktan güçsüz kalmak.

106 görüntülenme

insan eli değmemiş (dokunmamış)

bakımsız kalmış yer.

106 görüntülenme

tadından yenmemek

çok tatlı, çok hoşa gider olmak.

106 görüntülenme

tersinden okumak

1) yanlış anlamak; 2) olayı veya bir sanat eserini farklı biçimde değerlendirmek, yorumlamak.

106 görüntülenme

değme gitsin

'anlatılması güç, anlatılamaz' anlamında kullanılan bir söz.

106 görüntülenme

acısını görmek

bir yakınının ölümünü görmek.

106 görüntülenme

ıslah etmek

1) iyi bir duruma getirmek, iyileştirmek, düzeltmek: 'Sanat yalnız insanları ıslah etmeye yarar bir vasıtadır.' -Y. K. Beyatlı. 2) yola getirmek: 'Nerede o, meclis kürsülerinden 'mahkûmu ıslah ediyoruz' diye bangır bangır bağıran adliye vekilleri?' -K. Korcan.

106 görüntülenme

insan eti yemek

birini çekiştirmek.

106 görüntülenme

zil kalmak

parasız kalmak: 'Zaten müdür aç herifin biri, zil kalmış da gelmiş buralara.' -K. Korcan.

106 görüntülenme

boynuna almak

bir şeyi borç veya ödev olarak üzerine almak: 'Çobanın hekim parasını, ilaç parasını boyunlarına aldılar.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

günah işlemek

günah sayılan davranışta bulunmak: 'Bedia'yı terk edersem büyük bir günah işlemiş olacağım.' -P. Safa.

106 görüntülenme

boş düşmek

esk. İslam hukukuna göre, kadın kocasından ayrılmak.

106 görüntülenme

kafası kızmak

öfkelenmek: 'Namusum hakkı için bir kafam kızarsa atarım denize seni.' -S. F. Abasıyanık.

106 görüntülenme

kesesini doldurmak

fırsatlardan yararlanarak para kazanıp zengin olmak: 'Böylece Tecirlilerin yanına varan bir hoca, kesesini pek çok doldururmuş.' -S. Birsel.

106 görüntülenme

peşinden sürüklemek

birinin veya birçoklarının arkasından gelmesini sağlamak: 'Değişen, baş döndürücü bir hızla değişen değişiş iki ayakları topal olanları bile sürükler peşinden.' -N. Hikmet.

106 görüntülenme

(birinin) ipiyle kuyuya inilmez

'kendisine güvenilmez' anlamında kullanılan bir söz: 'O tüysüz keratanın ipiyle kuyuya inilmez.' -A. İlhan.

106 görüntülenme

damdan çardağa atlamak

hiçbir mantık bağı kurmadan konudan konuya geçmek.

106 görüntülenme

doğru bulmak

uygun görmek, onamak: Onun yaptıklarını doğru buluyor musunuz?

106 görüntülenme