En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

çağanoz gibi

eğri büğrü (kimse).

104 görüntülenme

kılıçtan geçirmek

çok sayıda insanı kılıçla topluca öldürmek: 'Bizim zavallı soydaşlarımıza kadar önünüze kim rast geldiyse kılıçtan geçirdiniz.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

104 görüntülenme

bukağı vurmak

bukağı takmak.

104 görüntülenme

ismi lazım değil

'adının anılması gerekmiyor' anlamında kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

kılığa bürünmek

oymuş gibi görünmek.

104 görüntülenme

dostlar alışverişte görsün (diye)

'gösteriş olsun, iş görüyor densin (diye)' anlamında kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

kılıktan kılığa girmek

1) giysi değiştirmek; 2) sık sık düşünce değiştirmek.

104 görüntülenme

ruh kazandırmak (vermek)

herhangi bir yeri veya şeyi canlı, hareketli, neşeli bir duruma getirmek.

104 görüntülenme

makine çekmek

dikiş makinesinde dikmek.

104 görüntülenme

ruhu (bile) duymamak

haberi olmamak, anlamamak: 'Birinin yukarıdan topladığını öteki sokağa taşır, konak soyulduğu hâlde, kimsenin ruhu bile duymaz.' -H. E. Adıvar.

104 görüntülenme

sevinci kursağında kalmak

bir engel sebebiyle hayal kırıklığına uğramak.

104 görüntülenme

ant verdirmek

1) ant içmesini sağlamak; 2) herhangi bir şeyi yapmaması için söz almak.

104 görüntülenme

davul çalsan işitmez

1) sağır; 2) uykusu çok ağır, derin uykuda.

104 görüntülenme

karine ile anlamak

sözün gelişinden çıkarmak.

104 görüntülenme

bir düşüncedir (düşünce) almak

bir konuda kaygılanarak çözüm yolu bulmaya çalışmak: 'Neyse, sıramızı savdık ve yine yola çıktık ve yolda beni bir düşüncedir aldı.' -N. Hikmet.

104 görüntülenme

hayatını yaşamak

her türlü baskıdan uzak, dilediğince, gönlünce yaşamak.

104 görüntülenme

yatağa bağlamak

yataktan kalkamayacak kadar hasta etmek.

104 görüntülenme

burnu (bile) kanamamak

1) zarar görmemek, yarasız beresiz olmak; 2) tehlikeli bir durumdan yara bere almadan kurtulmak: 'Burunları bile kanamadan ganimete kavuşacaklardı.' -F. F. Tülbentçi.

104 görüntülenme

eline ayağına kapanmak (sarılmak, düşmek)

birine çok yalvarmak.

104 görüntülenme

musallat olmak

birini sürekli rahatsız etmek, birine sataşmak, peşini hiç bırakmamak:

104 görüntülenme

bir gömlek fazla eskitmiş olmak

birinden daha yaşlı ve daha görmüş geçirmiş olmak.

104 görüntülenme

top gibi patlamak

birden gelen şaşırtıcı ve ürkütücü haber duyulmak.

104 görüntülenme

beynini kemirmek

rahatsızlık vermek, huzurunu kaçırmak: 'İşte birkaç zamandır beynini kemiren şüphe: Ben deli miyim?' -H. R. Gürpınar.

104 görüntülenme

hayır beklememek

iyilik ummamak, yararlı olacağını sanmamak.

104 görüntülenme

hayır dua almak

kendisi için iyi dilekte bulunulmak.

104 görüntülenme

gönül yakmak

1) insanı aşırı derecede etkilemek, sarsmak, kendinden geçmesine yol açmak: 'Bu sesler, o zamanki hayat zevklerinin iç bayıltıcı bir içkisi gibi gönlümüzü yakarak ta derinliklerimize kadar nüfuz etmesini bilirdi.' -A. Ş. Hisar. 2) aşk dolayısıyla iç yangınına tutulmak.

104 görüntülenme

hayızdan nifastan kesilmek

1) menopoza girmek; 2) verimsiz olmak.

104 görüntülenme

kahkaha (kahkahayı) basmak (koparmak, salıvermek)

kendini tutamayıp yüksek sesle gülmek: 'Beni yatakta görünce kahkahayı bastı.' -Ö. Seyfettin. 'Senyörün etrafındakilerden biri dayanamayıp bir kahkaha salıverdi.' -N. F. Kısakürek.

104 görüntülenme

adı kaldırılmak

anılmaz olmak, silinip gitmek: 'Saatlerce adı dünya yüzünden kaldırılmaya çalışılan Türklüğün talihini düşünürdüm.' -Ö. Seyfettin.

104 görüntülenme

dekolte konuşmak

tkz. açık saçık konuşmak.

104 görüntülenme