En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

üste vurmak

fiyatı artırmak eklemek, katmak.

103 görüntülenme

üstü kalsın

hesaptan artakalan az miktardaki paranın alınmaması, bahşiş olarak bırakılması sırasında söylenen bir söz.

103 görüntülenme

düğümünü çözmek

anlaşılmaz bir şeyi anlaşılır duruma getirmek.

103 görüntülenme

önüne dikilmek

1) gelip karşısında durmak, karşısına dikilmek; 2) karşısındakine engel olmak istediğini söz veya davranışıyla göstermek.

103 görüntülenme

o tarakta bezi olmamak

o şeyle ilişiği bulunmamak.

103 görüntülenme

tadını bulmak

tadı yerine gelmek.

103 görüntülenme

leylek gibi

zayıf ve uzun bacaklı.

103 görüntülenme

boynunu uzatmak

her şeye, her cezaya razı olmak.

103 görüntülenme

lokma etmek

yemek yemek: 'Ben de uskumru aldım. Kendim kızartacağım. Ne olur kalın, beraber lokma edelim.' -H. E. Adıvar.

103 görüntülenme

günahını vermez

çok cimri.

103 görüntülenme

ızdırap çekmek

ağrı ve acı içinde kıvranmak, aşırı derecede üzülmek.

103 görüntülenme

tesirini göstermek

etkisini göstermek: 'Bir hastaya tatbik edilen serum derhâl şifalı tesirini göstermiştir.' -N. Hikmet.

103 görüntülenme

para bozmak

büyük parayı ufak paralarla değiştirmek.

103 görüntülenme

üstüne alınmak

1) bir davranışın kendisine karşı olduğunu sanarak tedirgin olmak, alınmak: 'Otomobilin dinmeyen yaygarasını üstüne alınmaya mahal yoktu.' -Ö. Seyfettin. 2) bir işi yapmaya söz vermek, ödev alınmak: 'Her biri, ayrı bir defter sayfasının gözden geçirilmesini üstüne aldı.' -P. Safa.

103 görüntülenme

karanlıkta göz kırpmak

bir şeyi anlatmak isterken karşısındakinin anlayamayacağı bir işarette bulunmak veya bir söz söylemek.

103 görüntülenme

para dökmek (akıtmak)

çok para harcamak: 'Avuç avuç bu fettan kadına para dökerler de doktora on kuruş vermeyi çok görürler.' -E. İ. Benice.

103 görüntülenme

serbest çalışmak

bir işverene bağlı olmadan kendi adına kazanç sağlamak.

103 görüntülenme

rıza göstermek

razı olmak, onamak, uygun bulmak: 'Yarım yamalak ıslahat tedbirlerine inanmaktansa kazaya rıza göstermek bana daha hoş görünür.' -Y. K. Beyatlı.

103 görüntülenme

mağdur olmak

zarara uğramak.

103 görüntülenme

bronz gibi

tunca benzeyen, tunç renginde olan.

103 görüntülenme

üstüne yaptırmak

bir malın tapusunu kendi adına yazdırmak: 'Ev galiba halasınındı ama Emin üstüne yaptırmıştı.' -S. F. Abasıyanık.

103 görüntülenme

iç gıcıklamak

1) istek uyandırmak; 2) huylandırmak.

103 görüntülenme

maharet kazanmak

beceri edinmek, ustalaşmak.

103 görüntülenme

akla fenalık vermek

çok şaşırtmak, çıldırtmak, zıvanadan çıkarmak: 'Aman ya Rabbi, akla fenalık verecek hadiseler bundan sonra başladı.' -R. H. Karay.

103 görüntülenme

para saymak

ödemek.

103 görüntülenme

kafasını kırmak

iyice dövmek, pataklamak.

103 görüntülenme

sual açmak

üst bir mevki, sorumlu sayılan birine soru sormak.

103 görüntülenme

bucak bucak aramak

her yerde aramak: 'Sizi bucak bucak arayan ölüm, nihayet izinizi bulup karşınıza dikildi mi?' -A. N. Asya.

103 görüntülenme

bel vermek

1) duvar gibi dik şeyler dışarıya veya tavan gibi yatay şeyler aşağıya doğru kamburlaşmak: 'İsli tavan bel vermiş, duvarları içeri kamburlaşmıştı.' -O. Kemal. 2) mec. herhangi bir konuda destek olmak.

103 görüntülenme

karınca yuvası gibi

çok kalabalık.

103 görüntülenme