En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

forsunu yitirmek (kaybetmek)

etkinliğini ve saygınlığını kaybetmek.

101 görüntülenme

halka inmek

halkın anlayışı ve görüşü düzeyinde olmak.

101 görüntülenme

mecbur kalmak (olmak)

herhangi bir şeyi yapmak zorunda bulunmak.

101 görüntülenme

türkü yakmak

türkü sözünü bestelemek.

101 görüntülenme

şaplak indirmek

1) elin içiyle vurmak: 'Zeynep, bir şaplak indirdi önündeki kil hamuruna ve güldü.' -E. Işınsu. 2) tokat atmak.

101 görüntülenme

yeri soğumadan

ayrılan bir kimsenin ardından çok zaman geçmeden.

101 görüntülenme

(bir yeri) sel götürmek

1) çok yağmur yağmak; 2) çok yağmurdan dolayı bir bölgede, yollar zor geçilir duruma gelmek.

101 görüntülenme

aleyhe dönmek

karşı durum almak, karşı duruma geçmek.

101 görüntülenme

gözünü sevdiğim

okşamalık olarak kullanılan bir söz.

101 görüntülenme

sahneye çıkmak

1) tiyatro, müzik vb. sanatçılar için sanatını izleyici önünde uygulamak, göstermek: 'Türk kızı, orada sahneye çıktı ilk defa.' -Y. Z. Ortaç. 2) mec. kullanılmak, görünmek, ortaya çıkmak: 'Almanca yanında ara sıra Hırvatça da sahneye çıkıyor.' -F. R. Atay.

101 görüntülenme

yaftayı yapıştırmak

yanlış biçimde değerlendirip tanıtmak.

101 görüntülenme

gözlerini bitirmek

gözlerini aşırı yormak: 'Her gece fasılasız çalışmak gözlerimi bitirdi.' -Ö. Seyfettin.

101 görüntülenme

öne sürmek

1) birini ilk önce harekete geçmesi için önermek; 2) ileri sürmek.

101 görüntülenme

arkasını bırakmak

peşini bırakmak.

101 görüntülenme

sinirleri gergin olmak

sinirlendirici yeni bir olay çıkarsa hemen tepki gösterecek durumda olmak.

101 görüntülenme

bacağına geçirmek

bir şeyi aceleyle giymek.

101 görüntülenme

bir yolunu bulmak

çare bulmak, çözüm üretmek: 'Hemen bir yolunu bulurlar yükü üstlerinden aşırmanın.' -A. Ağaoğlu.

101 görüntülenme

yüzünü karartmak

birine sinirlenerek somurtmak.

101 görüntülenme

mekik dokumak

iki nokta veya durum arasında sürekli gidip gelmek: 'Görüntümüz iyi ile kötü arasında mekik dokudu.' -T. Halman.

101 görüntülenme

dışı kalaylı, içi alaylı

'dışı süslü, güzel görünüşlü ancak içi berbat' anlamında kullanılan bir söz.

101 görüntülenme

canı burnundan çıkmak

çok kızgın olmak, öfkelenmek: 'Öte yandan Osman da canı burnundan çıkarak 'karışma, hırsını alsın, anne!' der.' -M. Seyda.

101 görüntülenme

iki kat olmak

iki büklüm olmak: 'Ali, birdenbire zayıflamak, birdenbire saçlarını ağarmış görmek, birdenbire belinde müthiş bir ağrı ile iki kat oluvermek, hemen yüz yaşına girmiş kadar ihtiyarlamak istiyordu.' -S. F. Abasıyanık.

101 görüntülenme

ne âlemde?

nasıl?

101 görüntülenme

tazarruda bulunmak

Tanrı'ya yakarmak.

101 görüntülenme

arkaya kalmak

geride kalmak, sonraya kalmak, geriden gelmek.

101 görüntülenme

çiçek olmak

yaşına, durumuna uymayan aşırı davranışlarda bulunmak.

101 görüntülenme

ağzı köpürmek

çok öfkelenmek: 'Âdeta saldırdı üstüme ağzı köpürmüş, çirkin bayan.' -N. Hikmet.

101 görüntülenme

(birinin) ahı yerde kalmamak

yaptığı ilenme er geç etkisini göstermek.

101 görüntülenme

ivme kazanmak

hızlanmak.

101 görüntülenme

pişmiş tavuğun başına gelmemek

her türlü zarara, kötülüğe, felakete uğramak, çok sıkıntı çekmek: 'Büyük kalabalığa varana kadar sanat eserinin başına gelenler pişmiş tavuğun başına bile gelmemiştir.' -B. R. Eyuboğlu.

101 görüntülenme