En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ismini bağışlamak

adını bağışlamak.

39 görüntülenme

talihine küsmek

kötü bir durum veya olayla karşılaşıldığında yalnızca talihi suçlamak: 'Talihimize küseriz ama millî menfaat prensiplerinin bizim yüzümüzden kötülenmesini istemeyiz.' -F. R. Atay.

39 görüntülenme

ters yüz dönmek

ters yüzüne dönmek.

39 görüntülenme

seyrana çıkmak

gezmeye, gezintiye çıkmak.

39 görüntülenme

vaadini tutmak

verdiği sözü yerine getirmek.

39 görüntülenme

tersi dönmek

şaşırıp bulunduğu ve gideceği yeri kestirememek.

39 görüntülenme

muvafık bulmak

uygun görmek kabul etmek: 'Bu, saadet, hürriyet vadeden düşman kumandanının karşısında inat etmeyi muvafık bulmadı.' -Ö. Seyfettin.

39 görüntülenme

aradan çıkarmak

birçok işten birini yapıp bitirivermek.

39 görüntülenme

münakaşa götürmemek

tartışmaya yer vermeyecek biçimde kesin olmak.

39 görüntülenme

kumda oynamak

bir fırsat kaçırarak umulanı elde edememek.

39 görüntülenme

münasebete girmek

1) tanışma yolu açmak, ilişki kurmak: 'Onunla temas ve münasebete girmektense hiçbir şey yapmamayı ve hazır paradan yemeyi tercih ediyorum.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) cinsel yaklaşımda bulunmak.

39 görüntülenme

tarife gelmemek

açıklanması güç olmak: 'Oysa gece boyunca daracık bir döşekte gözünü kırpmadan uzanmak tarife gelmeyecek kadar sıkıcıydı.' -İ. O. Anar.

39 görüntülenme

tornistan etmek

1) den. gemi geri dönmek; 2) hlk. bir giyeceği ters yüz etmek.

39 görüntülenme

işe karışmak

1) herhangi bir konuda katkıda bulunmak, görev almak: 'Her işe karışır, fikrini söyler, uzun uzun nasihatler eder.' -M. Ş. Esendal. 2) herhangi bir konuda olumsuz yönde müdahale etmek.

39 görüntülenme

saçı topuklarını dövmek

saçı çok uzun olmak.

39 görüntülenme

meyil vermek

1) eğiklik sağlamak; 2) mec. ilgi göstermek, gönül vermek: 'Her dilbere meyil verme / Ya sevilir ya sevilmez' -Erzurumlu Emrah.

39 görüntülenme

aynı potada erimek

benzer konuları ve sorunları birlikte düşünmek veya değerlendirmek.

39 görüntülenme

yem olmak

1) herhangi bir hayvan tarafından yenilmek; 2) mec. birinin tuzağına düşmek.

39 görüntülenme

erkekliğine yedirememek

mertliğe, yiğitliğe yakıştıramamak: 'Bir kimsesizlik acısı, sevilme, şefkat ihtiyacı içinde ağlıyor; ağlamayı erkekliğine yediremiyordu.' -N. Meriç.

39 görüntülenme

kıyıda köşede kalmak

göze çarpmayan bir yerde unutulmuş olmak.

39 görüntülenme

vitesten atmak

çok kızmak.

39 görüntülenme

(birinin) üstüne gül koklamamak

sevdiği birinden başkasını sevmemek.

39 görüntülenme

turfa olmak

değerini yitirmek, çürümek: 'Turfa oldu artık eski felsefe.' -Y. Z. Ortaç.

39 görüntülenme

işin içinde iş var

'bir işin içyüzü başka' anlamında kullanılan bir söz.

39 görüntülenme

eti budu yerinde (etine dolgun)

şişmanca, tombul.

39 görüntülenme

kavis çizmek

yay biçiminde yol izlemek.

39 görüntülenme

kaya gibi

çok sağlam: 'Uçan kâğıt rüzgârın hızını belli eder, kaya onu durdurur. Kaya gibi olunuz!' -N. F. Kısakürek.

39 görüntülenme

kuyruğunu tava sapına çevirmek

haddini bildirmek, gereken dersi vermek: 'Sonra benim kuyruğumu tava sapına çevirirler efendim diye bağırıyor, masa başındaki erkândan tekrar yardım istiyor.' -R. N. Güntekin.

39 görüntülenme

kuyruk olmak

arka arkaya dizilmek, sıralanmak.

39 görüntülenme

çengel takmak

uğraşmak veya kötülük etmek için el atmak.

39 görüntülenme