En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

keder çekmek

acı duymak, ızdırap çekmek.

38 görüntülenme

not vermek

1) bir şeyin değeri üzerinde olumlu veya olumsuz bir kanıya varmak; 2) öğrencinin bilgisini bir sayı veya derece ile belirlemek.

38 görüntülenme

baştan kara gitmek

sonunu düşünmeyerek hesapsız, batarcasına yaşamak.

38 görüntülenme

kalıbının adamı olmamak

görünüşünden beklendiği gibi olmamak.

38 görüntülenme

nara atmak (basmak)

yüksek sesle uzun uzun haykırmak: 'Bu cevabı alan Şems bir nara atarak kendinden geçmiş ve bir daha Mevlâna'nın peşinden ayrılmaz olmuştu.' -A. H. Çelebi.

38 görüntülenme

alaya vurmak

ciddiyken sonradan alay ediyormuş gibi bir havaya girmek: 'Hep şakaya almış, alaya vurmuştu ablasıyla eski kocasının savaşını.' -A. Kulin.

38 görüntülenme

azı çoğa saymak (tutmak)

verilen küçük bir armağanı çok beğenmek.

38 görüntülenme

bayağı kaçmak

söz, davranış, giyiniş yakışmamak, uygunsuz olmak.

38 görüntülenme

can olmak

sevimli, hoş görünmek: 'Yok canım, öyle demişim demek, derken ne kadar da can olurdu.' -T. Buğra.

38 görüntülenme

kaza atlatmak

kaza tehlikesi geçirmek.

38 görüntülenme

nasıl ki

iki cümle arasındaki anlam ilişkisini 'olduğu gibi' anlamıyla bağlayan bir söz: 'Acele etmez ağırdan alır, nasıl ki bu akşam da ağırdan alıyor.' -M. Ş. Esendal.

38 görüntülenme

yumruk gibi

yumruk büyüklüğünde.

38 görüntülenme

aldı

hlk. 'söylemeye başladı' anlamında kullanılan bir söz: Aldı Kerem. Aldı Köroğlu.

38 görüntülenme

pike yapmak

1) uçak dik biçimde inmek; 2) bilardoda, masaya dikey durumda tutulmuş isteka ile topa vurmak; 3) suya dalmak.

38 görüntülenme

çıngırağı çekmek

argo ölmek.

38 görüntülenme

külah peşinde olmak

yalan ve dolanla bir işin başına geçmeye çalışmak.

38 görüntülenme

canavar gibi

1) iri yarı, saldırgan; 2) çok fazla: Canavar gibi çalışıp sınavlara hazırlandı.

38 görüntülenme

çırak almak

yanında çırak çalıştırmak.

38 görüntülenme

bayram haftasını mangal tahtası anlamak

şaka sözü, konu ile hiçbir ilgisi olmayacak biçimde ters anlamak.

38 görüntülenme

bir papel (pul) etmemek

değeri olmamak: 'Topunuzu satsam bir papel etmezsiniz. Hele bunu şehirde yapaydınız dumanınızı savururlardı, dedi.' -Halikarnas Balıkçısı.

38 görüntülenme

fotoğrafını almak

fotoğraf makinesiyle görüntüsünü tespit etmek.

38 görüntülenme

tıs yok

bir yerde hiç ses olmadığını belirtmek için kullanılan bir söz.

38 görüntülenme

kümeye çıkmak

takımlar sonraki sezonda bir üst kümeye yükselmek, lige çıkmak.

38 görüntülenme

işin kötüsü

işin kötü yanı: 'Cahil adam neye uğradığını şaşırmış ve işin kötüsü yatışır gibi olan merakı yine kabarmıştı.' -İ. O. Anar.

38 görüntülenme

bekle yârin köşesini!

yakında gerçekleşeceği beklenmeyen umutlar için söylenen bir söz.

38 görüntülenme

halvet olmak

birisi veya birileriyle yalnız görüşmek amacıyla içeriye başkasını veya başkalarını almamak.

38 görüntülenme

mektubu dışından okumak

bir kimsenin içinden geçeni yüz çizgilerinden anlamak.

38 görüntülenme

sakalı ele vermek (kaptırmak)

başkasının sözünden çıkmayacak bir duruma düşmek: 'Yumuşak durmak, yalvarmak, sakalı ele vermek demektir, sonra artık evin idaresi ne olacak?' -M. Ş. Esendal.

38 görüntülenme

itin kuyruğunda

tkz. pek çok, pek bol.

38 görüntülenme

yerinden oynamak

1) yerinden ayrılmak; 2) coşkulu, gürültülü, karışık bir zaman yaşamak: 'Sol cenah uzun ve merhametsiz gülleler altında yerinden oynuyor.' -F. R. Atay.

38 görüntülenme