En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ikrah getirmek

tiksinmeye, iğrenmeye başlamak.

37 görüntülenme

düşüncesini okumak

bir kimsenin ne düşündüğünü anlamak.

37 görüntülenme

işin üstesinden gelmek

güç bir işi başarmak, sonuçlandırmak.

37 görüntülenme

gâvur ölüsü gibi

çok ağır ve hantal: 'Gâvur ölüsü gibi yemek masası, ona benzer büfe, kasvetli.' -E. Işınsu.

37 görüntülenme

kellesinden olmak

can vermek, ölmek: 'Kimi kellesinden olur padişah olayım derken, kimi de yaka paça oturtulur tahtına.' -T. Oflazoğlu.

37 görüntülenme

tek kürekle mehtaba çıkmak

1) eksik hazırlıkla bir işe kalkışmak; 2) beceriksizce alay etmeye kalkışmak.

37 görüntülenme

canından bezmek (bıkmak veya usanmak)

ölümü göze alacak kadar sıkıntı içinde olmak: 'Artık doğrusu bendeniz canımdan bıktım.' -M. Ş. Esendal.

37 görüntülenme

tekeline (tekellerine) almak

1) bir şeye tek başına sahip olmak, inhisarına almak, patentini almak; 2) mec. fikir, sanat vb. alanda kendi görüşünü hâkim kılmak.

37 görüntülenme

zannına düşmek

sanmak: 'Âdeta elimi uzatsam dokunabilirim zannına düşmüştüm.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

37 görüntülenme

ismini cismini bilmemek

tanımamak.

37 görüntülenme

ses etmek

seslenmek.

37 görüntülenme

boğazına dizilmek

üzüntü, kaygı vb. sebeplerle isteksiz yemek, iştahı kesilmek.

37 görüntülenme

canını bağışlamak

öldürülmesi gerekirken vazgeçmek.

37 görüntülenme

lafı ağzında gevelemek

söylemek isteğini söyleyememek.

37 görüntülenme

ilgi toplamak

1) ilgisini yoğunlaştırmak, belli etmek; 2) ilgi görmek.

37 görüntülenme

öperken ısırmak

güler yüz gösterirken kötülük yapmak.

37 görüntülenme

nefes almak

1) havayı ciğerlerine çekmek, soluk almak: 'Nefes aldıkça içime kurum ve is kokusu doluyor sanıyorum.' -R. E. Ünaydın. 2) dinlenmek; 3) ferahlamak, rahatlamak: 'Bu telgrafı okur okumaz, geniş bir nefes aldım.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 4) mutlu bir biçimde yaşamak: 'Gezecek, eğlenecek, nefes alacak hiçbir yer yok.' -M. Ş. Esendal.

37 görüntülenme

aşağıdan almak

alttan almak.

37 görüntülenme

utancından yerin dibine girmek

istenilen biçimde ve nitelikte olmama karşısında üzüntü duymak, aşırı utanmak: 'Süleymaniye'nin avlusunu dolaşırken, utancımızdan yerin dibine gireceğimiz geldi.' -B. R. Eyuboğlu.

37 görüntülenme

gözüne uyku girmemek

uyuyamamak, uykusuz kalmak: 'Uykum kaçınca aklım bir şeye takılır ve o takıntıyı savuşturuncaya kadar gözüme uyku girmez.' -B. Felek.

37 görüntülenme

sapır sapır dökülmek

başarısız olmak.

37 görüntülenme

gözünü seveyim

tkz. birinden bir şey isteneceği zaman kullanılan söz.

37 görüntülenme

son kozunu (kartını) oynamak

elinde bulunan son imkânı kullanmak: 'İlk uzunçaların hazırlıkları başladığında, her ikisi de son kartlarını oynadıklarını biliyordu.' -M. Mungan.

37 görüntülenme

yalelli gibi

usanç verecek biçimde sürüp giden (iş, konuşma vb.).

37 görüntülenme

(birinin) can damarına basmak

bir işin en önemli yönü üzerinde durmak.

37 görüntülenme

gözünü dört açmak

aldanmamak için çok uyanık bulunmak: 'Hop diye giriyoruz, gözünüzü dört açın, tongaya basmayın.' -H. Taner.

37 görüntülenme

beyaz sayfa açmak

bir konuda geçmişi unutarak geleceğe umutla bakmak.

37 görüntülenme

gedik açılmak

giderilmesi çok güç bir eksiklik veya açık ortaya çıkmak: 'El yordamıyla ilerlemeyi sürdürürken, sanki karanlıkta bir gedik açılıyor, bir yerlerden içeriye ışık vuruyor.' -A. Ümit.

37 görüntülenme

hitam bulmak

sona ermek, bitmek.

37 görüntülenme

kaburgaları çıkmak (sayılmak)

çok zayıf olmak.

37 görüntülenme