En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

şeamet tellallığı yapmak

her olayı kötü ve sıkıntı yaratacak biçimde yorumlayıp dile getirmek.

34 görüntülenme

ne çare

'çaresi yok, elden ne gelir' anlamında kullanılan bir söz.

34 görüntülenme

bela kesilmek

birisine sıkıntı ve eziyet vermek, musallat olmak: 'Zavallı Reşat Efendi kendisinden başkaları için âdeta bir bela kesilmişti.' -A. Ş. Hisar.

34 görüntülenme

kodese tıkmak

cezaevine sokmak: 'Belki kodese tıkarlar, hazır olsun.' -S. F. Abasıyanık.

34 görüntülenme

ladesli olmak

lades oyununa tutuşmak: 'Lades tutuşanlar ladesli olduklarını unutmamaya ama rakibine unutturmaya çalışırlar.' -Ü. Dökmen.

34 görüntülenme

şehit düşmek (olmak)

kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölmek: 'Biraz sonra Veysel'in arkadaşlarından biri daha şehit oldu.' -M. Ş. Esendal. 'Arkadaşı, düşmanlarla cenge varır ve şehit düşer.' -R. Enis.

34 görüntülenme

şekil almak

belli bir biçime girmek, biçimlenmek, şekillenmek.

34 görüntülenme

bağışıklık kazanmak

1) bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla dirençli duruma gelmek; 2) mec. korunaklı olmak.

34 görüntülenme

yerini ısıtmak

bir yerde uzun süre kalmak: 'Yeni nazır olmuşsun, yerini ısıtmaya bakacaksın, yüzyıllardır düzelmemiş işleri düzeltecek değilsin ya!' -M. Ş. Esendal.

34 görüntülenme

belini doğrultmak

yeniden durumunu düzeltmek: 'Belini biraz doğrultmuş, borçlarını ödemiş, daha rahat bir yaşam düzeyine erişmişti.' -M. Mungan.

34 görüntülenme

ne kadar varsa

hepsi, tamamı.

34 görüntülenme

soğuk çalmak

soğuk bitkiye zarar vermek.

34 görüntülenme

ulak çıkarmak

haberci göndermek, posta çıkarmak.

34 görüntülenme

rüşvet yemek

bir işi yapmak için birinden rüşvet almak.

34 görüntülenme

yakınlık duymak

birine karşı sevgi veya ilgi duymak: 'İkisi de birbirlerine yakınlık duyuyorlardı.' -R. H. Karay.

34 görüntülenme

aslı astarı olmamak

gerçekliği, doğruluğu bulunmamak.

34 görüntülenme

keder vermek

üzüntü vermek, kederlendirmek, tasalandırmak.

34 görüntülenme

edebini takınmak

edepli davranmaya başlamak.

34 görüntülenme

Allah'ın belası

sıkıntı veren, kötü olan.

34 görüntülenme

iş bilmek

becerikli olmak: 'En zekileri, en iş bilenleri olan Osman her şeyi anladı.' -R. H. Karay.

34 görüntülenme

canını almak

1) öldürmek: 'Ya hemen canını almaz da sana işkence edersem?' -N. F. Kısakürek. 2) canını verdirecek kadar memnun etmek; 3) sıkıntıya sokmak: 'İşi o makamdan o makama sora sora dolaşır, parasını almaz ama iş sahibinin canını alır.' -B. Felek.

34 görüntülenme

soluğan etmek

soluk soluğa bırakmak.

34 görüntülenme

boğazında düğümlenmek

söylemek istediğini heyecan veya üzüntü yüzünden diyememek.

34 görüntülenme

kenara atmak

bir şeyin üstünde durmamak, önemsememek.

34 görüntülenme

bal mumu gibi erimek

çok zayıflamak.

34 görüntülenme

vücut vermek

vücuda getirmek.

34 görüntülenme

sinir kesilmek

çok sinirlenmek, öfkelenmek: 'Başkalarının rahatlık saydığı işlerde sıkıldım, sinir kesildim.' -N. Cumalı.

34 görüntülenme

kendi hesabına çalışmak

uğraştığı işi sadece kendisi için yapmak: 'Böyle bir amatörlük devresi geçirdikten sonra biraz da kendi hesabına çalışmayı düşündü.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

bey gibi yaşamak

bolluk içinde yaşamak.

34 görüntülenme

ilmini almak

bir işin özelliklerini, işleyişini, en ince ayrıntılarına kadar iyice öğrenmek.

34 görüntülenme