En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

haddini bilmeyene bildirirler

çevresindekileri hiçe sayarak yetkili olmadığı konularda yüksekten atanlara sert karşılıklarla gereken dersler verilir.

24 görüntülenme

kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış

kardeşler ne kadar geçimsiz olsalar da kötü bir durumda birbirlerine yardım ederler.

24 görüntülenme

hak söz ağıdan acıdır

eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz, bu işi yapanlara acı gelir.

24 görüntülenme

meramın elinden bir şey kurtulmaz

bir şey yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi, kesinlikle başarıya ulaşır.

24 görüntülenme

haklı söz, haksızı Bağdat'tan çevirir

doğru söz, yanlış yolda çok ilerlemiş kişiyi bile yola getirir.

24 görüntülenme

yiğit meydanda belli olur

sözle atıp tutmak kolaydır, asıl marifet, işbaşında kendini göstermektir.

24 görüntülenme

söz var gelir geçer, söz var deler geçer

sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.

24 görüntülenme

hangi dağda kurt öldü?

birisinden beklenmeyen bir davranış görüldüğünde şaşma ve sitem bildirmek için kullanılan bir söz.

24 görüntülenme

mısıra 'yağmur geliyor' demişler, 'çapan birlik mi?' demiş

mısır bol su ister ama çapalanmazsa sudan gereği gibi yararlanılmaz.

24 görüntülenme

yoksul, ata binse selam almaz

yoksul kimse geçici olarak bile iyi bir duruma gelse herkese yüksekten bakar, kimseye selam bile vermez olur.

24 görüntülenme

hangi taşı kaldırsan, altından çıkar

1) her işten anlar veya anladığı iddiasında bulunur; 2) her işe karışır.

24 görüntülenme

kartala bir ok değmiş, yine kendi yeleğinden

bir kimseye en büyük kötülüğü kendisine çok yakın olanlar yapar.

24 görüntülenme

minareyi çalan kılıfını hazırlar

kolay kolay gizlenemeyecek kadar büyük bir yolsuzluğu yapan kimse, sorumluluktan kurtulma yollarını önceden düşünür.

24 görüntülenme

haramın temeli olmaz

haram kazanç, bir işe yaramadan telef olur gider.

24 görüntülenme

minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır (bitti beller)

önemli iş yapmamış olanlar, yapılmış önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar.

24 görüntülenme

su uyur, düşman uyumaz

düşmana karşı her zaman uyanık davranmak gerekir.

24 görüntülenme

kasım yüz elli, yaz belli

işin zor yanı atlatıldıktan sonra gerisi nasıl olsa gelir.

24 görüntülenme

harman sonu dervişlerindir

herkesin bol bol yararlandığı şeylerin artakalanından alçak gönüllüler yararlanır.

24 görüntülenme

yorgun eşeğin (öküzün) çüş (ıslık) canına minnet

verilen dinlenme fırsatı, yorgun kişiyi çok sevindirir.

24 görüntülenme

kavgada kılıç ödünç verilmez

kişi, savunma silahını başkasına verip kendisini savunamayacak ve yenilgiye uğrayacak duruma düşmemelidir.

24 görüntülenme

hastalık sağlık bizim için

insan sağ, esen olabildiği gibi hasta da olabilir.

24 görüntülenme

kavgada yumruk sayılmaz

kavga sırasında hem dayak yenilir hem de atılır.

24 görüntülenme

müflis bezirgân eski defterleri karıştırır

1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

24 görüntülenme

hastaya döşek sorulmaz

bir kişiye, onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerekli olup olmadığı sorulmaz.

24 görüntülenme

şaşkın misafir, ev sahibini ağırlar

başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

24 görüntülenme

her damardan kan alınmaz

herkesten yardım istenmez, istense de alınamaz.

24 görüntülenme

her firavunun bir Musa'sı çıkar

insanı, zalimce davranan birinden kurtaracak bir kimse her zaman bulunur.

24 görüntülenme

zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt ovada yolunu şaşırır

zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.

24 görüntülenme

ayı görmeden bayram etme

bir iş gerçekleşmeden ona oldu gözüyle bakılıp sevinilmemelidir.

24 görüntülenme

akarsu pislik tutmaz

bir insan ne kadar çok çalışırsa o kadar kötü düşünceden ve kötülük yapmaktan uzak olur.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

gölgesine yatmak

daha önce elde edilen para, makam, ün vb.ne sığınarak zaman geçirmek veya bundan yararlanmak: 'O, büyük aktörlüğün gölgesine yatmış, günlerini stüdyolara telefon etmekle geçiriyor.' -A. İlhan.

112 görüntülenme

hayal kurmak

gerçekleşmesi istenen, özlenen şeyi düşünmek: 'Biz böyle hayal kurarken rüzgâr çıktı.' -A. Erhat.

112 görüntülenme

(bir şeyin) arkası kesilmek

tükenmek, son bulmak.

112 görüntülenme

(birinin) keyfini yapmak

her türlü istek ve dileği yerine getirmek: 'Ben dünyaya sanki herkesin keyfini yapmak, herkesin menfaatine hizmet etmek için gelmiştim.' -H. C. Yalçın.

112 görüntülenme

geçmiş olsun

hastalananlara, kaza geçirenlere, beklenmedik büyük bir olumsuz durumdan kurtulanlara veya hapishaneye girenlere söylenen iyi dilek sözü: 'Geçmiş olsun ağabey, ne oldu sana böyle?' -O. C. Kaygılı.

112 görüntülenme

sudan çıkmış balığa dönmek

herhangi bir sebeple ne yapacağını bilememek, çok şaşırmak: 'Yaşama adım attılar mı sudan çıkmış balığa dönerler. Ya yetenekleri değerlendirilmezse bu yeni çevrede? Ya saygı görmezlerse?' -T. Uyar.

112 görüntülenme

tırpan atmak

tırpanlamak.

112 görüntülenme

(bir şeyin) başında beklemek (durmak)

yanında durup gözetlemek: 'Birkaç fukara köylü sabaha kadar cenazenin başında bekleyerek Kur'an okudular.' -Halikarnas Balıkçısı.

112 görüntülenme

(birinin) kılına dokunmamak

bir kimseye dokunacak, zarar verecek en ufak bir davranışta bile bulunmamak.

112 görüntülenme

(bir şeyin, birinin) attığı tırnağa değmemek

değerce ondan çok aşağı olmak.

112 görüntülenme

kulağına inanmamak

duyduklarının doğruluğundan şüphe etmek: 'Kulaklarıma inanamıyordum, bu kadar narin, bu kadar nahif bir vücutta böyle bir ruh...' -Ö. Seyfettin.

112 görüntülenme

dil (diller) dökmek

kandırmak, inandırmak veya yararlanmak için tatlı sözler söylemek: 'Ninniyi mutlaka söylemesi için ona bir sürü dil döktü.' -O. C. Kaygılı.

112 görüntülenme

başı sıkıya gelmek

herhangi bir güçlük karşısında bunalmak, zor durumda kalmak: 'Başımız sıkıya geldi mi hemen onlara koşacağız.' -Ö. Seyfettin.

112 görüntülenme

tehdit etmek

1) gözdağı vermek: 'Şimdi yalnızca güvenliğini tehdit edebilecek tehlikeler üzerine düşünüyor.' -N. Hikmet. 2) tehlikeli bir durum yaratmak: 'Şimdi yalnızca güvenliğini tehdit edebilecek tehlikeler üzerine düşünüyor.' -A. Ümit.

112 görüntülenme

tohuma kaçmak

şaka 1) üreme veya üretme gücü kalmamak; 2) yaşlanmak, evlenme çağı geçip kartlaşmak: 'Şimdi saçlarının tepeden döküldüğüne bakarak üzülüyor, arada bir, tohuma kaçıyoruz artık diye hayıflandığı da oluyordu.' -H. Taner.

112 görüntülenme

elinden bir kaza (sakatlık) çıkmak

istemeyerek birini yaralamak veya öldürmek: 'Belki elinden bir kaza çıkar diye evine girmeye cesaret edemezdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

112 görüntülenme

içi içine sığmamak

telaş, sabırsızlık, coşkunluk göstermekten kendini alamamak: 'Nazmiye'den çok İhsan'ın içi içine sığmıyor, birazdan başlarına gelecekleri tasarlayarak kahroluyordu.' -O. Kemal.

112 görüntülenme

adam kullanmak

1) birini çalıştırmasını bilmek; 2) birini kendi çıkarına alet etmek.

112 görüntülenme

dosya açmak (hazırlamak)

bir kimse, konu veya işle ilgili yeni bir dosya düzenlemek.

112 görüntülenme

ha deyince

istenilen anda.

112 görüntülenme

ha gayret

kuvvet vermek, cesaretlendirmek, yardım etmek için söylenen bir söz.

112 görüntülenme

elinden iş çıkmamak

çabuk iş görememek.

112 görüntülenme

başına balta kesilmek (olmak)

sürekli istemek, ısrar etmek, inat etmek: 'Bir kere tadına varanlar, yine ondan ver diye başıma balta kesiliyorlar.' -H. R. Gürpınar.

112 görüntülenme

yaşta kalmış kavat pabucu gibi

çaresiz, kırgın, üzgün: 'Behice iyi kadındır, hoş kadındır gelgelelim pokere oturup da beş kâğıtçığını aldın mı yaşta kalmış kavat pabucu gibi yayılıverir.' -M. Ş. Esendal.

112 görüntülenme

kırdığı koz (ceviz) kırkı (bini) aşmak

sürekli yakışıksız davranışlarda bulunmak.

112 görüntülenme

rüyasına (rüyalarına) girmek

1) rüyasında görmek: 'Geceleri Avrupa şehirleri rüyama girer.' -Ö. Seyfettin. 2) mec. bir şeyden çok etkilenmek, çok korkmak.

112 görüntülenme

omuzları çökmek

bitkin, perişan ve yıkılmış bir durumda olmak.

112 görüntülenme

(birini, bir şeyi) başıboş bırakmak

üstünde hiçbir baskı veya denetim bulundurmamak, kendi havasına bırakmak: 'Durgun sular, başıboş bıraktığım sandalı / Yalıların önünden geçirdi yavaş yavaş' -F. N. Çamlıbel.

112 görüntülenme

karnından konuşmak (söylemek)

1) işitilemeyecek kadar alçak sesle söylemek; 2) uydurarak söylemek.

112 görüntülenme

yatak yorgan yatmak

ağır hasta olmak: 'Gerçekten yatak yorgan, kolu boynu sargılar içinde, pestil gibi yatıyordu.' -H. Taner.

112 görüntülenme