En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

tabak sevdiği deriyi taştan taşa (yerden yere) çalar

birinin yakınlarına gösterdiği sert davranış onun iyiliği içindir.

23 görüntülenme

tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır

kirli işler yaparak çıkar sağlayan kişi, buna elverişli olan durum sona erince sersemleşir, hiçbir iş yapamaz.

23 görüntülenme

her gönülde bir arslan yatar

herkesin kendine göre büyük bir emeli vardır.

23 görüntülenme

nisan yağar sap olur, mayıs yağar çeç olur

nisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir, mayıs yağmuru ise başakların dolgunlaşmasını sağlar.

23 görüntülenme

cins horoz yumurtada öter

çocuğun soyluluğu ve değeri daha bebekken her hâlinden anlaşılır.

23 görüntülenme

kedinin gideceği samanlığa kadar

uygunsuz iş yapan kişi, ne kadar kaçarsa kaçsın, gideceği yer bellidir, kısa zamanda yakayı ele verir.

23 görüntülenme

her güzelin bir kusuru vardır

her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir yönü, her güzelin kusurlu bir tarafı vardır.

23 görüntülenme

kedinin kabahatini önüne koyarlar, öyle döverler

cezalandırılan kimse suçunun ne olduğunu bilmelidir ki o suçu bir daha işlemesin.

23 görüntülenme

akıl akıl, gel çengele takıl

bir sorunun nasıl çözümleneceğini düşünememe durumunda söylenen bir söz.

23 görüntülenme

her kaşığın kısmeti bir olmaz

herkesin talihi, kazancı bir değildir.

23 görüntülenme

oğlan dayıya, kız halaya çeker

oğlan çocuğunun yüzü de, huyu da dayısına, kız çocuğunki ise halasına benzer.

23 görüntülenme

çağrılmayan yere çörekçiyle börekçi gider

çağrılmadığın yere sakın gitme.

23 görüntülenme

el yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu bozdoğan armudu sanır

başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

23 görüntülenme

taş düştüğü yerde ağırdır (kalır)

kişinin değerini en iyi bilenler, kendi çevresinde bulunanlardır.

23 görüntülenme

az olsun, uz (öz) olsun

yaptığınız iş, edindiğiniz şey az olabilir ancak temiz ve iyi olmalıdır.

23 görüntülenme

kel ilaç bilse kendi başına sürer

kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

23 görüntülenme

her taş baş yarmaz

korkulan her şey tehlikeli değildir.

23 görüntülenme

kel ölür, sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur

bir kimse veya bir şey yok olduğunda değer kazanır.

23 görüntülenme

akıllar gelin olmuş, herkes kendininkini beğenmiş

insan kendi aklını, düşüncesini başkasınınkinden üstün görür.

23 görüntülenme

her yiğidin gönlünde bir aslan yatar

herkesin kendine göre büyük bir emeli vardır.

23 görüntülenme

zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü

daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.

23 görüntülenme

ağzında bakla ıslanmamak

sır saklamamak.

23 görüntülenme

oldu olacak, kırıldı nacak

her şey olup bitti, iş işten geçti.

23 görüntülenme

beylik çeşmeden su içme

resmî işlerde dikkatli olmak gerekir.

23 görüntülenme

her zaman eşek ölmez, on köfte on paraya olmaz

istenilen şeyi kolayca elde etme imkânı ortaya çıkınca fırsat kaçırılmamalıdır.

23 görüntülenme

olmaz olmaz deme, olmaz olmaz

hiçbir şey için 'olmaz' deme, dünyada olmayacak şey yoktur.

23 görüntülenme

elin ağzı torba değil ki büzesin

başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

23 görüntülenme

her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez

olaylar herkesin istediği biçimde meydana gelmez.

23 görüntülenme

bir günlük beylik beyliktir

hoşa giden bir durum, kısa da sürse çekici ve güzeldir.

23 görüntülenme

elmanın dibi göl, armudun dibi yol

dıştan birbirine benzeyen her şeye aynı işlem uygulanamaz, her biri özelliğine göre ayrı bir davranış ister.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

mumya gibi

çok zayıf ve renksiz (kimse).

111 görüntülenme

cumburlopu çekmek

pat diye düşmek.

111 görüntülenme

yüreği kalkmak

heyecanlanmak: 'Kapıda her araba durdukça yüreğim kalkıyordu.' -R. H. Karay.

111 görüntülenme

burnu sızlamak

duygulanmak: 'Orada zaman zaman sebepsiz yere burnu sızlardı insanın.' -M. Mungan.

111 görüntülenme

haber çıkmamak

biri veya bir şey için beklenen bilgi gelmemek.

111 görüntülenme

kâfi gelmek

yetmek, yetişmek: 'Cazibesiz güzellik kâfi gelmiyor.' -R. H. Karay.

111 görüntülenme

kip gelmek

hlk. tıpatıp, uygun gelmek.

111 görüntülenme

ferman çıkarmak

1) padişah tarafından herhangi bir konuda emir verilmek; 2) yetkili bir kimse tarafından buyruk verilmek.

111 görüntülenme

top yuvarlaktır

sp. 'karşılaşma bitmeden sonuç belli olmaz, değişebilir' anlamında kullanılan bir söz.

111 görüntülenme

ayak uydurmak

1) yürüyüşte adım atışını başkalarınınkine uydurmak; 2) ayak açmak; 3) mec. kendi gidiş ve davranışını başkasınınkine benzetmek: 'Âdettir, genç kızlar girdikleri ailenin terbiyesine, gidişine ayak uydururlar.' -S. F. Abasıyanık.

111 görüntülenme

gülüp geçmek

umursamamak, aldırış etmemek, üzerinde durmamak: 'Bizi şimdi böyle görse yine sadece gülüp geçer miydi?' -O. C. Kaygılı.

111 görüntülenme

defter açmak

1) para yardımı veya gönüllü toplamaya girişmek; 2) hesap açmak, banka cüzdanı vermek; 3) mec. bir şeye yeniden başlamak.

111 görüntülenme

ayak vermek

âşık atışmalarında dinleyicilerden biri uyak belirtmek.

111 görüntülenme

dönüşü olmayan yola girmek

asla bırakılmayacak, vazgeçilmeyecek bir durumda olmak: 'Artık ok yaydan çıkmış sayılırdı, dönüşü olmayan bir yola girdikleri kesindi.' -O. Aysu.

111 görüntülenme

sebil etmek

bol bol vermek, dağıtmak.

111 görüntülenme

dört ayak üstüne düşmek

1) tehlikeli bir durumdan zarar görmeden kurtulmak; 2) işi rast gitmek: 'Yüze gülücü, her dönemde dört ayak üstüne düşen Efruz'un hayat hikâyesini sergileyen piyesim, yurtta bini aşkın defa oynadıktan sonra, televizyon oyunu hâline getirilince yasaklandı.' -H. Taner.

111 görüntülenme

aklına getirmek

1) hatırlatmak; 2) olabileceğini düşünmek: 'Ve birdenbire o kendini, şimdiye kadar gelmediği, böyle olacağını aklına bile getirmediği bir yerde buldu.' -N. Hikmet.

111 görüntülenme

iş bırakmak

çalışanlar toplu hâlde işlerini terk etmek, çalışmayı durdurmak.

111 görüntülenme

adı çıkmış dokuza, inmez sekize

'birinin bir kere adı çıktıktan sonra onun hakkındaki yaygın inanç artık kolay kolay düzelemez' anlamında kullanılan bir söz: 'Artık o yana bir daha gelme, adın çıktı dokuza, inmez sekize, demedim miydi?' -B. Günel.

111 görüntülenme

(birinin) nabzına girmek

elindeki imkânları kullanarak birinin hoşnutluğunu kazanmak, birini yola getirmek ve düşüncelerini benimsetmek.

111 görüntülenme

kulpunu bulmak

yapılacak uygunsuz bir iş için, yasallığı tartışılabilecek bir çözüm yolu bulmak: 'Öbür seferler arkasında Servet Bey vardı; bir kulpunu bulur, uzattırıverirdi mühletleri.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

111 görüntülenme

vır vır etmek

usandırıcı, sinirlendirici bir biçimde durmadan konuşmak: 'Kadın durmadan vır vır eder, yakınır diye adımızı çıkarmışlar.' -A. Erhat.

111 görüntülenme

(bir şeyin) orucunda olmak

1) herhangi bir şeyi yemez içmez olmak; 2) bir şeyi yapmaz olmak: 'Ayıplama kardeş, üç gündür lakırtı orucundayım.' -H. R. Gürpınar.

111 görüntülenme

elini çabuk tutmak

gerekli önlemi zamanında almak: 'Aman elinizi çabuk tutun, yılanın başı küçükken ezilmeli.' -Y. Kemal.

111 görüntülenme

çörten gibi

oluk gibi, çok gür bir biçimde.

111 görüntülenme

kuluçkaya oturmak (yatmak)

genellikle dişi kuş yavru çıkarmak için yumurtaların üzerine yatmak.

111 görüntülenme

dört yanı deniz kesilmek

çaresiz ve umutsuz kalmak.

111 görüntülenme

fesat çıkarmak (fesada vermek)

ara bozmak, ortalığı karıştırmaya çalışmak, insanları birbirine düşürecek işler yapmak.

111 görüntülenme

gönülden ırak olmak

sevilmekten yoksun kalmak, sevilmemek.

111 görüntülenme

içinden okumak

1) ses çıkarmadan okumak; 2) argo sessiz bir biçimde sövmek.

111 görüntülenme