En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

koz gölgesi kız gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi, dut gölgesi it gölgesi

ağaçların gölgeleri bile doğal özelliklerini yansıtır, koz, yani ceviz ağacının altında insan, herkesin peşinde koştuğu bir kızın yanındaymışçasına mutluluk duyar; söğüdün gölgesi, boylu boslu bir yiğidin güvenini kazanır; dut ise altına meyvelerini döktüğü için gölgesi çıkarcıların üşüştüğü bir yerdir.

23 görüntülenme

itin ahmağı baklavadan pay umar

aptal kişi, eline geçme olasılığı bulunmayan bir nimeti bekler.

23 görüntülenme

kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz

saldırıcı ile güçsüzün yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır.

23 görüntülenme

yâr beni ansın bir koz ile, o da çürük çıksın

bir dostun verdiği armağan küçük ve değersiz olsa bile verilen kişinin hatırlandığını göstermesi bakımından çok değerlidir.

23 görüntülenme

gidip de gelmemek var, gelip de görmemek (bulmamak) var

uzak bir yere giden kişi dönmeyebilir, dönebilse de ayrılırken bıraktığı yakınlarını bulmayabilir.

23 görüntülenme

sürüyü güden kurdu görür

zor bir işe giren onun bütün sıkıntılarıyla karşılaşabilir.

23 görüntülenme

devlet oğul, mal tahıl, mülk değirmen

en büyük mutluluk ve zenginlik, çocuk sahibi olmak; en gerekli mal, tahıl; en değerli mülk, değirmendir.

23 görüntülenme

satılık ziftin olsun, Selânikten kel gelir

işe yaramaz sandığın bir malı satılığa çıkarırsan akla gelmeyen yerlerden onu arayanlar gelir.

23 görüntülenme

arpa eken buğday biçmez

kötü davranışın karşılığı iyi olmaz.

23 görüntülenme

gökyüzünde düğün var deseler kadınlar merdiven kurmaya kalkar

kadınların düğün ve eğlence için katlanamayacakları fedakârlık yoktur.

23 görüntülenme

sayılı günler (gün) tez (çabuk) geçer

bir işin yapılması veya gerçekleşmesi için konulmuş olan belli bir süre çabucak geçer.

23 görüntülenme

arpa unundan kadayıf olmaz

kötü gereçle iyi şey yapılamaz.

23 görüntülenme

devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç

zenginle, az da olsa bir ilişkin bulunsun belki yararlanırsın ama fakire yaklaşma, o senden yararlanmak ister.

23 görüntülenme

yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder

bir iş, uzmanına değil de o işten anlamayana yaptırılırsa istenilen değil, ters bir sonuç elde edilir.

23 görüntülenme

arpa verilmeyen at, kamçı zoruyla yürümez

bir kişinin verimli olarak iş görmesi, onun geçiminin sağlanmasına bağlıdır.

23 görüntülenme

yarınki kazdan bugünkü tavuk (yumurta) yeğdir

sağlanmış bir kazanç beklenen, umulan daha büyük bir kazanca feda edilemez.

23 görüntülenme

zengin kesesini döver, züğürt dizini

bir iş yapılacağı zaman zengin 'işte para' diye kesesini döver, fakirse yapmak istediği işi parasızlık yüzünden yapamayacağı için dizini döver.

23 görüntülenme

gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz

her şey, kendisinden beklenen görevi yapabilecek niteliklere sahip olmalıdır.

22 görüntülenme

pulsuz iş, yolsuz iş

karanlık işler çeviren, yasal olmayan yollara sapar.

22 görüntülenme

maksat muhabbet olsun

dostların konu kıtlığında bile konuşacak şeyleri vardır.

22 görüntülenme

sıçan deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış

1) yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş; 2) kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış.

22 görüntülenme

sık gidersen dostuna, yatar arka

kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.

22 görüntülenme

kanatsız kuş uçmaz

gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amacına ulaşamaz.

22 görüntülenme

sinek pekmezciyi tanır

işini bilen kişi, yararlanacağı kimseyi bilir.

22 görüntülenme

kâr eden ar etmez

birinin sıkılmayı bir yana bırakarak yalnız çıkarına baktığı anlatılırken söylenen bir söz.

22 görüntülenme

malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın

çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.

22 görüntülenme

güttüğüm domuzu bana öğretme

yıllardır tanıdığım bir kimsenin huylarını da bilirim.

22 görüntülenme

kâr, zararın kardeşidir (ortağıdır)

ticarette sadece kâr etmek düşünülmez, zarar da edilebilir.

22 görüntülenme

son pişmanlık fayda vermez (etmez)

iş işten geçtikten sonra pişman olmanın yararı yoktur.

22 görüntülenme

kara kışta karlar, martta yağmaz, nisanda durmazsa değme çiftçinin keyfine

kara kışta kar yağar, martta yağış olmaz, nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır; çiftçinin yüzü güler.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

kucaktan kucağa dolaşmak (gezmek)

kadın, pek çok kişiyle yasal olmayan ilişkide bulunmak.

110 görüntülenme

oklava yutmuş gibi

baston yutmuş gibi.

110 görüntülenme

su gibi bilmek (okumak)

yanlışsız bilmek veya okumak.

110 görüntülenme

sorumluluk düşmek

sorumlu sayılmak, sorumlu olarak görülmek.

110 görüntülenme

anasının gözü

argo çok kurnaz, çok açıkgöz, dalavereci, hinoğluhin.

110 görüntülenme

irapta mahalli yok

hiçbir değeri ve önemi yok.

110 görüntülenme

(bir şeyi) sokaktan toplamak

kolayca sağlamak, masrafsız ve zahmetsiz elde etmek: 'Baban parayı sokaktan topluyordu.' -M. Ş. Esendal.

110 görüntülenme

(birinin) kazanı kapalı kaynamak

içyüzü bilinmemek.

110 görüntülenme

sermayeyi kediye yüklemek

şaka parasını yiyip bitirmek.

110 görüntülenme

(birine) yağcılık etmek

gereksiz biçimde övmek, dalkavukluk etmek.

110 görüntülenme

(birine) yıkıntı olmak

birini çok zarara sokmak.

110 görüntülenme

irtihal etmek

ölmek.

110 görüntülenme

üvey evlat muamelesi yapmak

1) dışlamak: 'Bana üvey evlat muamelesi yapıyorsun, beni burunluyorsun.' -O. Kemal. 2) kötü davranmak.

110 görüntülenme

başı belaya girmek (uğramak)

sıkıcı, üzücü bir durumla karşılaşmak: 'Bir keresinde başı polisle belaya girmişti.' -A. Ümit.

110 görüntülenme

fedakârlığa katlanmak

bir amaca, bir emele ulaşmak için birçok sıkıntıya, üzüntüye, güçlüğe dayanmaya çalışmak.

110 görüntülenme

kulağı duvar olmak

sağır olmak: 'Kulakları duvar olan ihtiyarla avaz avaz ilişki kurmaya üşenmişler.' -H. Taner.

110 görüntülenme

hayâ perdesi yırtılmak

utanç duymamak: 'Atalarımızın ar ve hayâ perdesi yırtılmak diye pek düşündürücü bir tabirleri vardır.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

açtırma ağzımı

'kötü bir söz söylememe fırsat verme' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

üzerinden atlamak

bir şeyi ödev edinmemek.

110 görüntülenme

burun bükmek

beğenmemek, önem vermemek: '... şöyle demiştim, böyle yapmıştım, diyene burun büker.' -Y. K. Beyatlı.

110 görüntülenme

dert değil

'önemsemeye, üzülmeye değmez' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

anız bozmak

anızı altüst etmek için toprağı yüzden sürmek.

110 görüntülenme

don gömlek kalmak

her şeyini kaybetmek.

110 görüntülenme

içeriye dalmak

1) kapalı bir yere hızlıca girmek: 'Bir taş merdivenden çıkıp yarı açık duran bir tahta kapıdan içeriye dalıyorlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) bir yere izinsiz girmek.

110 görüntülenme

kulağı ters taraftan göstermek

kolay yolu varken bir işi daha zor ve uzun yollar kullanarak yapmak: 'Tahkike mahkike, kulağı ters taraftan göstermeye ne lüzum var?' -S. M. Alus.

110 görüntülenme

rolüne çıkmak

oyunda belli bir kişiliği sahnede oynamak: 'Görgülü rolüne çıkmış zekâsız bir türediye benzeyecek.' -R. H. Karay.

110 görüntülenme

taklidini yapmak

1) bir şeyin veya kimsenin konuşmasını, davranışını komik bir biçimde tekrarlamak: 'Annesinin, babasının taklitlerini yapıyordu.' -Ç. Altan. 2) öykünmek.

110 görüntülenme

burun şişirmek

kibirlenmek.

110 görüntülenme

başı dik olmak

1) onurlu, gururlu olmak; 2) cesur, yürekli olmak: 'Daima başı dik olacak, idare dâhil, kimseye boyun eğmeyecekti.' -K. Korcan.

110 görüntülenme

içi alaylı, dışı kalaylı

'dışı süslü, güzel görünüşlü ancak içi berbat' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme