Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

duyulur duyulmaz

1) çok alçak ancak işitilebilen (ses); 2) haber öğrenilir öğrenilmez.

107

duyum almak

bir konu hakkında haber almak, bilgi edinmek.

120

duyuruda bulunmak

duyurmak.

96

düdük gibi

çok dar, daracık (giysi).

107

düdük gibi kalmak

1) yapayalnız kalmak; 2) zayıflamak.

41

düğmük atmak

düğümlemek: 'Bazı aileler resmî nikâh yanında bir de imam nikâhı kıyıveriyorlarmış. Bunu da bir paketin kınnapla bağlandıktan sonra düğmük üstüne düğmük atılmasına benzetiyorlar.' -Ç. Altan.

103

düğüm atmak

düğümlemek: 'Bir ağıtla mendillerinin, yazmalarının ucuna düğüm attılar.' -L. Tekin.

102

düğüm düğüm olmak (düğümlenmek)

1) çok karışık bir duruma gelmek; 2) birbirine geçmek; 3) içinden çıkılmaz bir durum almak.

48

düğüm üstüne düğüm vurmak (atmak)

parasını pintilik ederek saklamak.

114

düğüm vurmak

1) düğümlemek; 2) parasını pintilik ederek saklamak, biriktirmek.

36

düğümünü çözmek

anlaşılmaz bir şeyi anlaşılır duruma getirmek.

102

düğün aşıyla dost ağırlanmaz

'ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır' anlamında kullanılan bir söz.

100

düğün bayram etmek

çok sevinmek, çok sevinç duymak.

110

düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü

gösterilen yakınlığın, iltifatın gizli bir nedeni olduğu düşünüldüğünde söylenen bir söz.

106

düğün dernek, hep bir örnek

olayların veya yapılan işlerin hep birbirine benzediğini anlatan bir söz.

117

düğün pilavıyla dost ağırlamak

başkasının kesesinden veya elinden ikramda bulunmak.

113

düğünevi gibi

sevinçli ve telaşlı bir kalabalık bulunan (yer).

41

dümen çevirmek

tkz. hileye, düzene başvurmak.

41

dümen kırmak

yön değiştirmek: 'Herhâlde kaçmayı düşünüyor olmalıydı. Yolun kenarındaki tek tük ağaçlara doğru dümen kırdı.' -R. N. Güntekin.

84

dümen kullanmak

argo bir işi kurnazca yönetmek.

97

dümen tutmak

den. teknenin gideceği yolu gözleyerek dümeni yönetmek: 'Kimimiz dümen tutar mavnalarda / Kimimiz çımacıdır halat başında' -O. V. Kanık.

39

dümen yapmak

argo dalavere, hile ile birini kandırmak, aldatmaya çalışmak.

107

dümeni elinde tutmak

yönlendirici durumda olmak.

100

dümeni kırmak

argo çekip gitmek, kaçmak, uzaklaşmak.

98

dümenine bakmak

argo şartlar ne olursa olsun çıkarını gözetmek.

103

dün bir, bugün iki

'herhangi bir şeye başladığından beri çok az zaman geçtiği hâlde' anlamında kullanılan bir söz.

46

dünden hazır (razı) olmak

kendisine yapılan bir öneriyi seve seve ve hemen kabul etmek.

65

dünür gezmek

evlenecek erkek için kız aramaya çıkmak.

104

dünür gitmek

evlenecek kimse için kız istemeye gitmek: 'Dayısı, amcası dâhil, obadan, oymaktan kimse dünür gitmeye gönüllü değildir.' -T. Buğra.

108

dünya (dünyalar) birinin olmak

çok sevinmek: 'Suların üzerimize devrilmesinden önce yukarıya bir varsak dünya bizim olacaktı.' -Halikarnas Balıkçısı.

103