En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

gözleri ışıklı (olmak)

gözleri ışık içinde (olmak).

108 görüntülenme

ağrısız başına kaşbastı bağlamak

'kendine gereksiz yere iş çıkarmak' anlamında kullanılan bir söz.

108 görüntülenme

kuyruk çekmek

gözün çevresine kalem veya sürme ile çizgi çekmek: 'Zehra elinde kalem, gözlerine kuyruk çekiyordu.' -A. İlhan.

108 görüntülenme

cehennem ol!

'defol!' anlamında kullanılan bir söz.

108 görüntülenme

ithamda bulunmak

birini suçlamak.

108 görüntülenme

külahları değiştirmek (değişmek)

tehdit ederek bozuşmak: 'Dükkânda çalışırken ters bir iş tutarsa yeniden külahları değişebilirlerdi.' -O. Kemal.

108 görüntülenme

pireye kızıp yorgan yakmak

önemsiz bir durum karşısında kızarak kendisine daha büyük zarar verecek davranışta bulunmak.

108 görüntülenme

ağzı açık ayran delisi (budalası)

1) yeni gördüğü her şeye şaşkınlıkla bakan; 2) saf, bön.

108 görüntülenme

sinirleri bozulmak

çok sinirlenmek, ne yapıp edeceğini bilmeden şaşkın, karmaşık bir duruma düşmek: 'Başı aylarca ağrımayan, sinirleri bozulmayan, yanılmayan sanatkâr, olduğu yerde sayandır.' -N. Hikmet.

108 görüntülenme

yüzünü duvara yapıştırmak

ilgiyi kesmek: 'Artık anlaşabileceğimizi sanmıyorum, diyerek herifin yüzünü duvara yapıştırıyor Mustafa.' -A. Ümit.

108 görüntülenme

gündeme getirmek

1) bir toplantıda bir konuyu tartışmak, görüşmek için önermek; 2) mec. bir konuya güncellik kazandırmak.

108 görüntülenme

yağ basmak

1) büyük bir kaba yağ yerleştirmek; 2) mec. çok yağlanmak, semirmek.

108 görüntülenme

birbirini tutmaz

birbiriyle ilgisi olmayan, tutarsız.

108 görüntülenme

hesaplamak kitaplamak

hesap kitap yapmak: Hesapladım kitapladım, işin içinden bir türlü çıkamadım.

108 görüntülenme

birbirinin ağzına girmek

birbirine çok düşkün olmak.

108 görüntülenme

(biriyle) ilişki kurmak

bağlantı sağlamak, ilgi sağlamak: 'Hasta ile ofis dışı ilişki kurduğunu duyarsam şikâyet dilekçemi işleme koyacağım.' -A. Kulin.

108 görüntülenme

(bir şey) bini aşmak

çok fazla olmak, sınırı aşmak.

108 görüntülenme

(birinin) ağzının içine girmek

1) çok yanaşmak, iyice sokulmak; 2) hayranlıkla, büyük bir zevkle seyredip dinlemek.

108 görüntülenme

(bir şey, bir şeyi) ağır basmak

1) taşıdığı özellikler üstün gelmek: 'Yerli halıları gördüm; koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu.' -B. R. Eyuboğlu. 2) bir işte gücü ve etkisi üstün gelmek: 'Peki deyişleri de akılları yattığı için değil, korkuları ağır bastığı için oldu.' -T. Buğra.

108 görüntülenme

keçeyi suya atmak

ar ve namusu hiçe saymak.

108 görüntülenme

tazı gibi

1) çok zayıf ve ince kemikli (kimse); 2) çok hızlı (kimse).

108 görüntülenme

hevesi kursağında (boğazında veya içinde) kalmak

istediği, imrendiği şeyi elde edememek: 'Gazetenin yayını kesildi; çaresiz İzmir'e döndüm fakat hevesim kursağımda kalmıştı.' -A. İlhan. 'Bütün hevesim boğazımda kaldı. Küstüm oturdum.' -N. Meriç.

108 görüntülenme

keçileri kaçırmak

delirmek veya bunalım içinde bulunmak.

108 görüntülenme

(birinin) ahını almak

ah almak: Ana baba ahını almak doğru değildir.

108 görüntülenme

(birinin) ak dediğine kara demek

inatçılık ederek karşısındaki ile anlaşmaya yanaşmamak.

108 görüntülenme

gülle gibi

1) çok ağır; 2) hâlsiz, yorgun argın: 'Ayakkabılarını giymeden gülle gibi çocukların yanına düştü.' -O. C. Kaygılı.

108 görüntülenme

nur ol!

beğenildiği belirtilmek istendiğinde kullanılan bir söz.

108 görüntülenme

geviş getirmek

yutmuş olduğu yiyeceği midesinden ağzına çıkarıp yeniden çiğnemek: 'Evin önünde birkaç davar geviş getiriyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

108 görüntülenme

polemiğe girmek (girişmek)

siyasi, bilimsel veya edebî konularda sert tartışmalar yapmak: 'Polemiğe girdiği genç kuşak yazarların soluksuzluğunu yoksulluk yılları ürünü olmalarına bağlamıştı.' -H. Taner. 'Delegasyonumuz aleyhine çalakalem bir polemiğe girişmiş bulunuyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

108 görüntülenme

(birinin) aklını çelmek

1) niyetinden, kararından caydırmak: 'Böyle olursa zamanla kızının aklını çelmek kolaylaşırdı.' -N. Cumalı. 2) ayartmak, baştan çıkarmak: 'Hasan gelip Reha Bey'in, beni filan gazinoda beklediğini söyleyerek aklımı çeliyordu.' -O. C. Kaygılı.

108 görüntülenme