En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

çekip vurmak

bir anda karar verip silahla öldürmek: 'Eğer üstümde tabanca olsa bir iki demez çekip vururdum.' -O. Kemal.

108 görüntülenme

arayı yapmak

arasını bulmak.

108 görüntülenme

aynı karede yer almak (bulunmak)

1) kameranın çektiği görüntü içinde birlikte bulunmak; 2) mec. biriyle duygu ve düşüncesi aynı olmak.

108 görüntülenme

çember içine almak (çembere almak)

kuşatmak: 'İktidar muhalefet partilerini gittikçe daralan bir çember içine alıyor.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

108 görüntülenme

depara kalkmak

koşu veya yarış içinde hızını birdenbire artırmak.

108 görüntülenme

hem nalına hem mıhına (vurmak)

karşıt olan iki yanı desteklemek: 'Demokrasi ve adalet konusunda, hem nalına hem mıhına, bir başyazı düşünmüştü.' -A. İlhan.

108 görüntülenme

derde düçar olmak

kötü bir duruma düşmek.

108 görüntülenme

taş kesilmek

1) çok şaşırıp ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilememek: 'Salonun içinde kimse kımıldayamadı. Hepsi olduğu yerde dondu. Taş kesildi.' -Ö. Seyfettin. 2) sesini çıkaramaz olmak: 'Hayvan sanki taş kesilmiş ve kulaklarını dimdik dikmişti.' -O. C. Kaygılı.

108 görüntülenme

arazi olmak

1) sıvışmak; 2) işten kaçmak.

108 görüntülenme

içine tükürmek

bir şeyi bozup berbat etmek: 'Ne zaman ki sen ve senin gibiler ilk dönüme pey sürdünüz, bizler de dalaverenin içine tükürdük.' -T. Buğra.

108 görüntülenme

ezilmeden yenilmek

başa baş bir karşılaşma çıkararak az farkla yenilmek.

108 görüntülenme

ne iyi!

mutluluk ve beğenme anlatan bir söz.

108 görüntülenme

ağır durmak

ciddi, ağırbaşlı, oturaklı, soğukkanlı hareket etmek: 'Devlet adamlarının ileri gelenleri böyle sözlere karışmaz, ağır dururlar.' -M. Ş. Esendal.

108 görüntülenme

ayranım budur, yarısı sudur

bir iş yarım yamalak yapıldığında özür dilemek için söylenen bir söz.

108 görüntülenme

her boyayı boyadı, bir fıstıki yeşil (mi) kaldı?

yapılması gereken bir şey varken, önemsiz, zorunlu olmayan şeylerle ilgilenildiğinde söylenen bir söz.

108 görüntülenme

çenesine vurmak

aşırı derecede konuşmak, gevezelik etmek.

108 görüntülenme

oruç açmak

vakit geldiğinde oruç bozmak, iftar etmek.

108 görüntülenme

gözden gönülden çıkarmak

önem vermemek, ilgisini kesmek: 'Şimdi, artık gözünden ve gönlünden çıkardığı bu adamın her şeyi onun için müsavi idi.' -R. N. Güntekin.

108 görüntülenme

elle tutulur

1) çok açık ve belli; 2) somut.

108 görüntülenme

cami olmak

toplamak, bir araya getirmek, bir arada bulundurmak: 'Umumi kütüphane, ilmin, edebiyatın her şubesine ait kitapları cami olmak lazım gelir.' -Z. Gökalp.

108 görüntülenme

cami yıkılmış ama mihrabı yerinde

'yaşlandığı hâlde güzelliği bozulmamış (kadın)' anlamında kullanılan bir söz.

108 görüntülenme

yer kapmak

kalabalık içinde kendine yer bulmak.

108 görüntülenme

(bir şeyi birine) çok görmek

yadırgamak: 'Mehmetçiğimiz ayrıca anıtlara layıktır. Onun köylere kadar anıtlaştırılmasını çok görmem.' -P. Safa.

108 görüntülenme

şakaya vurmak

ciddi bir söz veya davranışı şaka yoluyla geçiştirmek.

108 görüntülenme

yüz yüze gelmek

1) birden karşılaşmak: 'Tırmanıp gedikten girer girmez toprak dolu çuvallarla burayı tıkamaya çalışan insanlarla yüz yüze geldi.' -İ. O. Anar. 2) bir araya gelmek: 'Bir daha yüz yüze gelmemek için ayrılmışlardı.' -Ö. Seyfettin.

108 görüntülenme

fitne sokmak

ara bozmak, insanları birbirine katmak.

108 görüntülenme

tutunacak bir dal aramak

güvenilecek, dayanılacak bir insana ihtiyaç duymak: 'Yaşamının boşluğundan nasıl sıkıldığını, tutunacak bir dal aradığını ama bulamadığını anlatır.' -İ. Aral.

108 görüntülenme

yengeç gibi

yan yan yürüyen (kimse).

108 görüntülenme

kuzu postuna bürünmek

karşısındakini aldatmak için gerçek kişiliğini saklamak, kendini zararsız ve uysal göstermek.

108 görüntülenme

kayıtsız kalmak

önem vermemek, umursamamak: 'Halk, nice silik insanların en yüksek mertebelere çıkmasına kayıtsız kalır.' -Y. K. Beyatlı.

108 görüntülenme