En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

aklı bir yerde olmak

bir iş yaparken başka bir şey düşünmek: 'Aklı hep evde, Gülsüm'deydi.' -Ö. Seyfettin.

106 görüntülenme

üzerine varmak

üstüne varmak.

106 görüntülenme

elinden almak

bir şeyden mahrum etmek: 'Özgürlüklerini ellerinden alıp birer araç hâline getiriyor onları.' -A. Erhat.

106 görüntülenme

ismini cismini almak

adını, kimliğini belirleyip kaydetmek: 'Fabrika sahibinin ismini cismini aldı.' -S. F. Abasıyanık.

106 görüntülenme

davet etmek

1) çağırmak: 'Bir bakanmışım gibi beni kürsüye davet etti.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) birinin bir şeye uymasını istemek: 'Kimin kimi istifaya davet edeceğini pek yakında gösterecekti.' -R. N. Güntekin. 3) mec. yol açmak: Hastalığı davet ediyor.

106 görüntülenme

surat (suratı) bir karış

öfkeli, kızgın ve somurtkan.

106 görüntülenme

keyif sürmek

sıkıntısız, rahat yaşamak.

106 görüntülenme

davete icabet etmek

çağrılı olduğu yere gitmek: 'Fakat kâbus içinde bunalmış bir kimse gibi bir türlü bu davete icabet edemez.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

106 görüntülenme

oltaya vurmak

balık yakalanmak.

106 görüntülenme

(parayı) avucuna saymak

peşin olarak ödemek.

106 görüntülenme

mum yapıştırmak

1) bir şeyi kırmızı mumla mühürlemek; 2) mec. önemli bir şeyi unutmayıp akılda tutmak.

106 görüntülenme

cebellezi etmek

cebine indirmek: 'Dalsın içeri de el âlemin kirazını, şeftalisini cebellezi mi etsin?' -N. Hikmet.

106 görüntülenme

ters yüz geri dönmek

gittiği bir yerden istediğini elde edemeden dönmek: 'Bugün hava çok sıcak, başka bir zamana bıraksak olmaz mı? -Olur ya, neden olmasın deyip köyün arka tarafından ters yüz geri döndük.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

106 görüntülenme

ters yüzü geri dönmek

gerisin geriye gitmek: 'İçeriye bir adım atmaya cesaret edememiş, koşarak ters yüzü geri dönmüştüm.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

106 görüntülenme

adam sırasına geçmek (girmek)

daha önce toplumda önemli bir yeri veya özel bir değeri yokken artık kendisine önem ve değer verilmek: 'Bize yol aç, erkân göster; yollar aç bize de, biz de adam sırasına girelim.' -K. Korcan.

106 görüntülenme

üste vermek

fazladan vermek, ödemek.

106 görüntülenme

antipati duymak

kanı kaynamamak.

106 görüntülenme

ruzname tutmak

günlük olayları bir deftere yazıp toplamak: 'Dünyada en birinci zevk ruzname tutmaktır, derdi. Ben bunu boş ve manasız ve münasebetsiz bulurdum.' -Ö. Seyfettin.

106 görüntülenme

karmanyolaya getirmek

soymak: 'Sarhoş buldunuz adamı karmanyolaya getireceksiniz.' -O. Kemal.

106 görüntülenme

parmağını yaranın üzerine basmak

asıl derdi veya bir derdin asıl sebebini göstermek.

106 görüntülenme

tezkiyesini düzeltmek

ahlakça kötü tanınmışken durumunu düzeltmek.

106 görüntülenme

başına bela almak

bir sorunla karşılaşmak, kötü bir duruma düşmek: 'Al başına belayı, bir de hasta bakıcılık edeceğiz.' -Z. Selimoğlu.

106 görüntülenme

gönlünü yaralamak

incitmek, kırmak, üzmek: 'Onun gönlünü yaralayarak bir latife ederlerse hemen kaçıyor, sokulmuyor.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

içi paralanmak (parçalanmak)

birine acıyarak çok üzülmek: 'Yusuf için her fedakârlığa razı idim. Fakat buna imkân göremiyordum. İçim parçalandı.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

suratını ekşitmek (buruşturmak)

yüzüne memnun olmadığını belirten bir anlam vermek: 'İşte ilmin, âlimin kıymeti bilinmeye başladı diye suratımı ekşittim.' -Ö. Seyfettin. 'Ben suratımı buruşturdukça, bir yaz öğlesinde yarı açık kalmış bir musluktan akarak ak mermer bir yalakta şarkı söyleyen serin bir su gibi gülsün o!' -N. Hikmet.

106 görüntülenme

tamam gelmek

bir şeye uygun düşmek.

106 görüntülenme

gözünün önünden geçmek

hatırlamak: 'Selma Hanım'ın salonlarında gördüğü tipler birer birer gözünün önünden geçti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

106 görüntülenme

içi sızlamak

bir şey veya kişi için çok üzülmek.

106 görüntülenme

rengini belli etmek

yandaşlığını açıklamak, düşüncesini, eğilimini açığa vurmak: 'Rengimizi belli etmenin sorumluluğunu her an taşıyabilmek durumundayız.' -A. Cemal.

106 görüntülenme

çam sakızı gibi

tedirgin edecek kadar bir insanın peşinden ayrılmayan.

106 görüntülenme