En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ruzname tutmak

günlük olayları bir deftere yazıp toplamak: 'Dünyada en birinci zevk ruzname tutmaktır, derdi. Ben bunu boş ve manasız ve münasebetsiz bulurdum.' -Ö. Seyfettin.

106 görüntülenme

karmanyolaya getirmek

soymak: 'Sarhoş buldunuz adamı karmanyolaya getireceksiniz.' -O. Kemal.

106 görüntülenme

parmağını yaranın üzerine basmak

asıl derdi veya bir derdin asıl sebebini göstermek.

106 görüntülenme

tezkiyesini düzeltmek

ahlakça kötü tanınmışken durumunu düzeltmek.

106 görüntülenme

başına bela almak

bir sorunla karşılaşmak, kötü bir duruma düşmek: 'Al başına belayı, bir de hasta bakıcılık edeceğiz.' -Z. Selimoğlu.

106 görüntülenme

gönlünü yaralamak

incitmek, kırmak, üzmek: 'Onun gönlünü yaralayarak bir latife ederlerse hemen kaçıyor, sokulmuyor.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

içi paralanmak (parçalanmak)

birine acıyarak çok üzülmek: 'Yusuf için her fedakârlığa razı idim. Fakat buna imkân göremiyordum. İçim parçalandı.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

suratını ekşitmek (buruşturmak)

yüzüne memnun olmadığını belirten bir anlam vermek: 'İşte ilmin, âlimin kıymeti bilinmeye başladı diye suratımı ekşittim.' -Ö. Seyfettin. 'Ben suratımı buruşturdukça, bir yaz öğlesinde yarı açık kalmış bir musluktan akarak ak mermer bir yalakta şarkı söyleyen serin bir su gibi gülsün o!' -N. Hikmet.

106 görüntülenme

tamam gelmek

bir şeye uygun düşmek.

106 görüntülenme

gözünün önünden geçmek

hatırlamak: 'Selma Hanım'ın salonlarında gördüğü tipler birer birer gözünün önünden geçti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

106 görüntülenme

içi sızlamak

bir şey veya kişi için çok üzülmek.

106 görüntülenme

rengini belli etmek

yandaşlığını açıklamak, düşüncesini, eğilimini açığa vurmak: 'Rengimizi belli etmenin sorumluluğunu her an taşıyabilmek durumundayız.' -A. Cemal.

106 görüntülenme

çam sakızı gibi

tedirgin edecek kadar bir insanın peşinden ayrılmayan.

106 görüntülenme

kulakları patlatmak

Gürültüyle rahatsız etmek: 'Kulakları patlatan bir ses bütün ormanı, bütün kuşları, bütün dünyayı susturdu.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

diş göstermek

güçlü olduğunu, saldırıya geçebileceğini durumuyla belli etmek, tehdit etmek.

106 görüntülenme

defibela kabîlinden

bir belayı savarcasına.

106 görüntülenme

eline eteğine sarılmak

çok yalvarmak.

106 görüntülenme

malı götürmek

herkesin göz diktiği bir çıkarı elde etmek.

106 görüntülenme

umudunu kesmek

artık olacağını beklememek: 'Aradan dört beş yıl geçince bir yerden de haber gelmeyince sağlığından umutlarını kesmişler.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

(birinin) maskarası olmak

birinin eğlencesi olmak: 'Süslü kafeslere, hazır yemeğe tamah edip insanların maskarası olmanın âlemi var mı?' -H. Taner.

106 görüntülenme

sıçıp sıvamak

kaba öfkelenip kaba küfürlerle dolu sözler söylemek.

106 görüntülenme

komiğine gitmek

gülünç bulmak: 'Tıraş olan erkekleri seyretmeyi severim, komiğime gider.' -T. Dursun K.

106 görüntülenme

bıyığını silmek

bir işi olmuş bitmiş sayarak onunla uğraşmaktan vazgeçmek.

106 görüntülenme

biber gibi

çok acı.

106 görüntülenme

elini arı kovanına sokmak

elini taşın altına koymak.

106 görüntülenme

karşı olmak

birine veya bir düşünceye katılmamak, karşıt olmak.

106 görüntülenme

hayırdır inşallah

1) anlatılan bir rüyayı iyiye yormak için kullanılan bir söz; 2) şaşma ve merak veren olgular karşısında söylenen bir söz: 'Hayırdır inşallah, rüya mı gördün böyle birdenbire?' -Ö. Seyfettin.

106 görüntülenme

içinden bir şeyler kopmak

içi ezilmek: 'İdris Bey atına binip köyden ayrılırken içlerinden bir şeyler koptu.' -Y. Kemal.

106 görüntülenme

sıfırdan başlamak

en baştan, hiçbir şeye sahip olmadan bir işe girişmek: 'Batı tiyatrosu Türkiye için yepyeni bir şey olduğu için sıfırdan başlamak gerekiyordu.' -M. And.

106 görüntülenme

ümitsizliğe düşmek

umutsuzluğa düşmek.

106 görüntülenme