En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

sır vermek (sızdırmak)

bir sırrı açığa vurmak, başkasına söylemek: 'Mustafa dışarı sır sızdırmıyordu lakin üzüntüden de eriyordu.' -R. H. Karay.

106 görüntülenme

sütten ağzı yanmak

bir olaydan gerekli dersi alarak uyanık davranmak.

106 görüntülenme

vergi kaçırmak

bildirimde bulunmamak veya eksik bildirim sonucu ödemesi gereken vergiyi ödememek.

106 görüntülenme

kalbini burmak

üzmek, sıkıntı vermek: 'Hikâyenin burası kalbimi burdu.' -H. E. Adıvar.

106 görüntülenme

(birini) kurşuna dizmek

1) verilen ölüm cezasını askerî bir kıtanın attığı kurşunlarla yerine getirmek: 'Sarı çam deresinde bu otuz kadar eşkıyayı kurşuna dizdiler.' -Y. Kemal. 2) öldürmek.

106 görüntülenme

aylığa geçmek

1) çalışması karşılığı olarak her ay belirli bir para alınacak bir işe başlamak, maaşa geçmek; 2) gündelikten veya ücretten kadroya geçmek.

106 görüntülenme

başını dinlemek

kafasını dinlemek: 'Robenson, akıllı Robenson'um / Ne imreniyorum sana bilsen / Göstersen adana giden yolu / Başımı dinlemek istiyorum' -C. S. Tarancı.

106 görüntülenme

büyük laf etmek

büyük söz söylemek.

106 görüntülenme

sırasına getirmek

uygun zamanını, fırsatını bulmak.

106 görüntülenme

yürüyüş yapmak

1) spor amacıyla yürümek: 'Bir gün Küplüce arkalarında uzun bir yürüyüş yapmış.' -H. Taner. 2) bir olayı protesto etmek veya bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürümek.

106 görüntülenme

katır gibi

inatçı (kimse).

106 görüntülenme

yüz aklığı göstermek

bir işte başarıya ulaşmak: 'Arkadaşları arasında sivrilmiş, birçok savaşlarda yüz aklığı göstermiş cesur bir kaptandı.' -F. F. Tülbentçi.

106 görüntülenme

elinden bir iş (şey) gelmemek

çaresizlikten veya yeteneksizlikten bir iş yapamamak: 'Matbu kâğıtları doldurmaktan başka elinden bir iş gelmez, sorulmadıkça kendiliğinden konuştuğu görülmezdi.' -R. H. Karay.

106 görüntülenme

içine hüzün çökmek

kederlenmeye, hüzünlenmeye başlamak: Eski bayramlar gibi olmuyor, hüzün çöküyor içimize.

106 görüntülenme

(bir yer, birine) açık olmak

bir yerde her zaman iyi karşılanmak.

106 görüntülenme

emrivaki yapmak

oldu bittiye getirmek.

106 görüntülenme

masal okumak (anlatmak)

inandırıcı olmayan, oyalayıcı sözlerle kandırmaya çalışmak.

106 görüntülenme

büyüsüne kapılmak (tutulmak)

bir şeyin, bir kimsenin çekiciliğinden kurtulamamak: 'Durup durup başıma gelenlerin büyüsüne kapılıyordum.' -O. Pamuk.

106 görüntülenme

iflahı kesilmek

çaresiz kalmak: 'Benim dört çeşit insan karşısında iflahım kesilir.' -H. Taner.

106 görüntülenme

hakikatsiz çıkmak

yakınlığı ve bağlılığı sürekli olmamak: Dost bildiğim insan hakikatsiz çıktı.

106 görüntülenme

iflas bayrağını çekmek (borusunu çalmak)

tkz. 1) ticarette batmak; 2) her şeyini yitirmek.

106 görüntülenme

kuş kafesi gibi

ufak ve güzel (yapı).

106 görüntülenme

yüz kızartmak

1) sıkılarak yalvarmak; 2) utandırmak: 'Meşhur bir edibimizin cinsî hayatına dair yüz kızartıcı sözler söylenirdi.' -Y. Z. Ortaç.

106 görüntülenme

cadı gibi

1) saçı başı dağınık, tırnakları uzun ve pis (kadın); 2) çok becerikli.

106 görüntülenme

ne hikmetse (hikmettir)

1) bilmezlikten gelinen durumlarda kullanılan bir söz: 'Elektrik ampulü ne hikmetse hep bozulmuş olurdu.' -H. Taner. 2) bilinmeyen bir sebepten ötürü.

106 görüntülenme

cadı kazanı gibi kaynamak

dedikodu, kargaşa çok olmak.

106 görüntülenme

maskesi düşmek

gerçek niyeti ve niteliği ortaya çıkmak.

106 görüntülenme

(birinin) üstüne başına etmek

kaba ağır bir biçimde sövmek.

106 görüntülenme

içini çürütmek

ruhunu karartmak, bezdirmek, yıldırmak: 'Bazı alametler büsbütün içimi çürüttü.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

ağır çekmek

tartıda ağır gelmek.

106 görüntülenme