En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

şeyhin kerameti kendinden menkul

büyük işler gördüğünü söyleyen birinin sözüne inanılmadığını anlatmak için söylenen bir söz.

106 görüntülenme

gözü (gözleri) açılmak

1) iyiyi kötüyü veya kendisine yarayanı ayırt eder duruma gelmek: 'Mektepten, kitaplardan fazla bu gençlerin muhitinde gözleri açılmış.' -Y. K. Beyatlı. 2) uyanmak.

106 görüntülenme

gözü (gözleri) (bir şeyde, bir şeyin üzerinde) olmak

dikkati bir yerde toplanmak: 'Masalarda oturan kadınların en ufak bir harekette gözleri kapıdaydı.' -N. Cumalı.

106 görüntülenme

(birine) koltuk vermek

1) yüzüne karşı övmek, pohpohlamak; 2) mec. koltuklamak.

106 görüntülenme

gargaraya getirmek

1) gürültüye, karışıklığa boğarak bir sözün veya bir işin etkisini azaltmak, dağıtmak, dikkatten kaçırmak; 2) kandırmak, aldatmak.

106 görüntülenme

hır çıkarmak

kavga, gürültü çıkarmak.

106 görüntülenme

boğaya gelmek

çiftleşme zamanı gelmek.

106 görüntülenme

ölümüne susamak

ölümle sonuçlanabilecek davranışlarda bulunmak: 'Ölümüne susamış kimse meydana çıksın.' -O. V. Kanık.

106 görüntülenme

benliğinden çıkmak

kendine benzemez olmak.

106 görüntülenme

(çocuk) boya çekmek

boyca uzamak.

106 görüntülenme

şeytana külahı (pabucu) ters giydirmek

çok kurnaz olmak: 'Fakat aynı zamanda, şeytana külahı ters giydirecek kadar açıkgöz ve kurnazdı.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

kana boyamak (bulamak)

kan içinde bırakmak: 'Ondan on beş yıl sonra, Feriye sarayını kana boyayan ve zavallı babacığımın felaketine sebep olan faciayı...' -Y. K. Karaosmanoğlu.

106 görüntülenme

ağzına verilmesini beklemek (istemek)

çalışmayıp işlerinin başkaları tarafından yapılmasını beklemek.

106 görüntülenme

gayret dayıya düştü

'iş, onu başarabilecek olana kaldı' anlamında kullanılan bir söz: Gayret dayıya düştü, bu işe sen el atmazsan olmayacak.

106 görüntülenme

yılanın kuyruğuna basmak

kötü bir kimseye kötülük yapacak fırsat vermek.

106 görüntülenme

bakır çalmak

bakır kapta oluşan bakır tuzları nedeniyle yemek insanı zehirlemek.

106 görüntülenme

ettiğiyle kalmak

1) yapmak istediği kötülüğü başarıya ulaştıramayan kimse, başarısızlığın üzüntüsü ve utancı içinde kalmak; 2) yapmak istenilen kötülük amacına ulaşamamak.

106 görüntülenme

yıldızı parlamak

başarı yönünden herkesin dikkatini çekecek bir duruma gelmek, ün kazanmak: 'Yeni Dâhiliye Nazırı Zati Bey'in yıldızı parladıkça Zaptiye Nazırı Selim Paşa'nın ikbali sönmeye yüz tuttu.' -H. E. Adıvar.

106 görüntülenme

çoluk çocuk elinde kalmak

deneyimsiz, çok genç kişilerin eline geçmek.

106 görüntülenme

şiar edinmek

benimsemek, ilke olarak kabul etmek: 'Zira ki biz, orijinal mevzulara teması şiar edinmişiz.' -N. Hikmet.

106 görüntülenme

yalan atmak (kıvırmak)

yalan söylemek.

106 görüntülenme

inci (inciler) döktürmek

bir konuda önemli, anlamlı ve güzel söz söylemek.

106 görüntülenme

Allah'ın evi

1) cami, mescit; 2) Kâbe; 3) mec. insan gönlü.

106 görüntülenme

aşağı almak

devirmek, yıkmak.

106 görüntülenme

boğazına indirmek

fazla ve gelişigüzel yemek.

106 görüntülenme

Allah'ın gazabı

çok sıkıntı veren şey.

106 görüntülenme

(birinin) bıraktığı (bağladığı) yerde (çayırda) otlamak

hlk. uzun süredir hiçbir ilerleme veya değişim gösterememek: 'Tek suçu, kendini yeni devre uyduramayışı, bıraktığım yerde otluyormuş, ne bileyim.' -E. Işınsu.

106 görüntülenme

hiçe saymak (indirgemek)

önemsememek, önem vermemek: 'Oyun kurallarını hiçe saymak, tiyatro gerçeğini bile bile bozmak da seyirci üzerinde güldürücü bir etki yapar.' -M. And.

106 görüntülenme

kendine yedirememek

1) başkasının kendisine yaptığı işi, onur kırıcı sayarak tepki ile karşılamak; 2) kendisinin başkasına yapması söz konusu olan işi, kişiliği için onur kırıcı saydığından yapmamak.

106 görüntülenme

dili durmamak

1) sürekli konuşmak; 2) söylenemeyecek şeyleri de söylemek.

106 görüntülenme