En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birine) acı vermek

üzülmesine sebep olmak, incitmek: 'Başkalarına elinden geldiğince acı vermeye çalışmak başlıca eğlencesiydi.' -R. Erduran.

106 görüntülenme

beti bereketi kalmamak (kaçmak)

azalmak, kıtlaşmak, çabuk tükenmek: Paranın beti bereketi kalmadı.

106 görüntülenme

eyeri boş kalmak

atın binicisi ölmek.

106 görüntülenme

yalpa vurmak

1) rüzgâr, deniz ve yolun durumu dolayısıyla deniz taşıtları iki yana sallanmak; 2) iki yana eğilerek yürümek: 'Kendisi siyah astragan kürkünün içinde sağa sola hafif bir yalpa vuruyordu.' -H. E. Adıvar. 3) dağılmak, sağa sola yayılmak: 'Ara sıra, çatlak bir nara, dağdan dağa yalpa vuruyor.' -Y. Z. Ortaç.

106 görüntülenme

yama gibi durmak

bulunduğu yere uymamak, eklendiğini belli etmek.

106 görüntülenme

alnının akıyla

ayıplanacak bir duruma düşmeden, şerefiyle başarı göstermiş olarak: 'Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.' -Z. Selimoğlu.

106 görüntülenme

balyoz gibi

çok ağır, ezici (kol veya yumruk).

106 görüntülenme

ata et, ite ot vermek

bir işi ters yapmak.

106 görüntülenme

(bir şeye) akıl sır ermemek

bir işin niteliğini, gizli yönlerini anlayamamak.

106 görüntülenme

ağzını mühürlemek

konuşmamak, susmak: 'Yine o değişmeyen ızdırap ile ağzını mühürler.' -Y. Z. Ortaç.

106 görüntülenme

(birinin) çenesini açtırmak

söz fırsatı vermek: 'Büyük hanım gece erken yatıp kocasının çenesini açtırmamak için şimdi öğle yemeklerinden sonra biraz kestiriyormuş.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

gözünü sevda (aşk) bürümek

ondan başka hiçbir şeyi düşünmemek, tamamen ona bağlanmak: 'Senin gözünü sevda bürümüş, bey, dedi. Sen bir İzmir'e git de gönlünü eğle!' -S. Ali.

106 görüntülenme

hop oturup hop kalkmak

öfke, heyecan vb. duygular sebebiyle yerinde duramaz olmak, kalkıp kalkıp oturmak.

106 görüntülenme

racon kesmek

1) görünüşe göre hüküm vermek; 2) gösteriş yapmak: 'Hayati ortaya atılır, tosunca raconu keser ya da dövülürdü.' -H. R. Gürpınar.

106 görüntülenme

hastanelik olmak

1) hastanede tedavi görmeyi gerektirecek kadar hastalanmak: 'Şu son turnuvada dört futbolcu hastanelik olmuş.' -H. Taner. 2) çok dayak yemek: Çıkan kavgada beş kişi hastanelik oldu.

106 görüntülenme

cebini doldurmak

karşılaştığı elverişli durumlardan yararlanarak bol para kazanmak: 'Dünyayı bir tüketim çılgınlığına itip ceplerini doldurmuşlardı.' -H. Taner.

106 görüntülenme

bora gibi

çok sert, öfkeli, şiddetli.

106 görüntülenme

ezbere konuşmak

bilmeden, aslını arayıp sormadan konuşmak.

106 görüntülenme

haşa huzurdan (huzurunuzdan)

uygunsuz bir şey söylemek zorunda kalındığında bağışlanma dileği anlatan bir söz: Haşa huzurdan, o hayvan gibi davrandı.

106 görüntülenme

lakayıt kalmak

ilgisiz davranmak, aldırmamak: 'Onun gözyaşlarına lakayıt kalmak mecburiyetinde bulunuyorum.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

nifak sokmak

ara açmak, bozgunculuk yapmak: 'Bülent ile haminnesinin arasına derin bir nifak sokmuştu.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

yan tutmak

taraflardan yalnızca birini desteklemek, yansız davranmamak.

106 görüntülenme

(birinin) dilini bağlamak

bir kimseyi herhangi bir sebeple söz söyleyemez duruma getirmek, susmak zorunda bırakmak: 'Ortağım burada kocama basmış büyüyü, basmış büyüyü. Dilini, ağzını bağlamış adamcağızın.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

korkuya kesmek

korkmak: 'Ürkek ürkek dolaşıyordu evin içinde. Tepeden tırnağa korkuya kesmişti.' -Y. Kemal.

106 görüntülenme

bıçak altına yatmak

ameliyat olmak.

106 görüntülenme

cehenneme kadar yolu var

'defolsun, istediği yere kadar gitsin' anlamında kullanılan bir söz.

106 görüntülenme

yana yana istemek

ısrarla, içtenlikle dilemek: 'Bir babam olduğunu, nasıl yana yana istediğini size anlatamam.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

çın çın ötmek

sürekli olarak keskin ses çıkarmak: 'Rüzgâr vurdukça çın çın öten tabakların sesini dinleye dinleye uykuya geçtiler.' -L. Tekin.

106 görüntülenme

(gemi) baş tutamamak

rüzgâr, fırtına yüzünden, yapılışındaki veya yükselişindeki bir bozukluk sebebiyle gemi dümene uymamak, rotadan çıkmak.

106 görüntülenme

zemin hazırlamak

uygun ortam yaratmak.

106 görüntülenme