En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kıyamete kalmak

sorun, çözülememek: 'Seni bir daha görmek kıyamete mi kaldı?' -H. E. Adıvar.

105 görüntülenme

ağına düşürmek

tuzağına düşürmek.

105 görüntülenme

duygu uyanmak

bir duygu oluşmak.

105 görüntülenme

işi yolunda (tıkırında) gitmek (olmak)

iş düzenli ve istenilen biçimde yürümek.

105 görüntülenme

derdini Marko Paşa'ya anlat

'yakınmanı dinleyecek kimse yok' anlamında kullanılan bir söz: 'Herif öylesine müzevir ki anlatılmaz efendim, anlatılmaz. İrtica yapıyor diye tutturdu mu anlat derdini Marko Paşa'ya efendim.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

caka satmak

gösteriş yapmak, çalım satmak: 'Askerliğin palavra ile olmadığını anladı ama hâlâ caka satıyor.' -H. E. Adıvar.

105 görüntülenme

işin fenası

işin kötüsü.

105 görüntülenme

nam kazanmak

ün sahibi olarak tanınmak: 'Karaman alayı, bizim harp tarihimizde büyük nam kazanmış bir alaydır.' -A. Gündüz.

105 görüntülenme

elektriği kesmek

elektrik enerjisinin akışına engel olmak.

105 görüntülenme

taşı gediğine koymak

gerekli bir sözü tam zamanında ve yerinde söyleyerek karşısındaki kimseyi susturmak, zekice davranmak: 'Fırsat çıkmışken kim bilir hangi uzak meseleden tutturup taşı gediğine koymak ve tenkit etmiş olmak için kaplarına sığamıyordu.' -M. Ş. Esendal.

105 görüntülenme

ne olur (olursun, olursunuz)

'yalvarırım, lütfen, rica ederim' anlamında kullanılan bir söz: 'Ah ne olur büyük bir adam çıksa da sanatı da böyle tarif etseydi.' -B. R. Eyuboğlu.

105 görüntülenme

arı gibi

1) çok çalışkan; 2) hızlı ve sürekli bir biçimde: 'Gürültü etmeden, iz bırakmadan, hadise çıkarmadan çalışıyorlar, arılar gibi.' -E. M. Karakurt.

105 görüntülenme

(bir işten) boş çıkmamak

bir işten az da olsa bir kazançla çıkmak.

105 görüntülenme

firar etmek

kaçmak.

105 görüntülenme

her lafın altından kalkmak

genellikle yerme veya hakaret sözlerinin altında kalmayıp cevap verebilmek: 'Böyle horoz gibi her lafın altından kalkarsan kocan tuttuğu gibi geri yollar seni.' -A. Kulin.

105 görüntülenme

(birinin) üzerine atmak

üstüne atmak.

105 görüntülenme

ere gitmek (varmak)

hlk. kadın veya kız evlenmek.

105 görüntülenme

pereseye almak

bir işi düşünmek, göz önüne almak.

105 görüntülenme

sıtma tutmak

ateş ve ter nöbetleriyle titremeye başlamak.

105 görüntülenme

tutarağı tutmak

huysuzluğu depreşmek, aşırı istekte bulunmak: 'Rakı tutarağı tutunca pantolonunu bile satıyor.' -H. E. Adıvar.

105 görüntülenme

iğne üstünde oturmak

diken üstünde oturmak: 'Konuk kadının durgunluğu evdeki tedirginliktendi, iğne üstünde oturuyormuşçasına eğretiydi duruşu.' -B. Günel.

105 görüntülenme

yüzü asılmak

somurtmak.

105 görüntülenme

dert anlatmak

derdini dökmek: 'Elimden çeker alır, kime dert anlatırım o zaman?' -A. Gündüz.

105 görüntülenme

düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü

gösterilen yakınlığın, iltifatın gizli bir nedeni olduğu düşünüldüğünde söylenen bir söz.

105 görüntülenme

sağ gösterip sol vurmak

şaşırtmak.

105 görüntülenme

can alıp can vermek

ölüm sıkıntısı ve acısı içinde bunalmak.

105 görüntülenme

nesli tükenmek

bitmek, tamamen yok olmak, ortadan kalkmak: 'Oralarda nesli tükenmiş sandığımız âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar.' -O. S. Orhon.

105 görüntülenme

yeise bürünmek

umutsuz, üzüntülü olmak: 'Omuzları bir ihtiyar gibi çökmüş, sesi yeise bürünmüş, kendi kendine söyleniyordu.' -H. E. Adıvar.

105 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) tepe tepe kullanmak

sağlamlığına güvenilen şeyleri yıpranacağını düşünmeden, esirgemeden, sakınmadan hoyratça kullanmak.

105 görüntülenme

dümen yapmak

argo dalavere, hile ile birini kandırmak, aldatmaya çalışmak.

105 görüntülenme