En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yerle bir etmek

temeline kadar yok etmek, tahrip etmek: 'Ali bütün karargâhı yerle bir edecek bu korkunç alete bakmak istedi.' -Ö. Seyfettin.

104 görüntülenme

(birini) yatak çekmek

çok bitkin ve güçsüz olmak.

104 görüntülenme

baştan çıkmak

ahlakı bozulmak, doğru yoldan ayrılıp uygunsuz işlere yönelmek: 'Edebiyatı zenginleştiren genellikle bu tür, baştan çıkmış yazarlardı.' -S. İleri.

104 görüntülenme

(birinin) yalancısı olmak

doğruluğu bilinmeyen bir bilgiyi başkasından duyup iletmek.

104 görüntülenme

silah silaha girmek

karşılıklı olarak ateş etmek: 'Üç serseri birbirleriyle silah silaha girmişler.' -R. H. Karay.

104 görüntülenme

şan vermek

ün salmak.

104 görüntülenme

tatlı yerinde bırakmak (kesmek)

bir işi can sıkıcı bir duruma sokmadan sona erdirmek.

104 görüntülenme

yüzünüze güller

hlk. iğrenç bir şey anlatılırken söylenen bir söz: 'Yüzünüze güller, büyüklerin pisliğini temizlemek bile bizde forsla, pistonla oluyor.' -H. Taner.

104 görüntülenme

çıkış almak

1) işten ayrılmak; 2) çıkış belgesi almak.

104 görüntülenme

göz değmek

uğursuzluk, kötülük getirdiğine inanılan kıskanç veya hayran bakışlar dolayısıyla kötü bir duruma düşmek.

104 görüntülenme

fonda etmek

demir atmak: 'Bir iki geminin fonda ediş gürültüsünü duyan Çakır Ayşe, kıyıya seğirtti.' -Halikarnas Balıkçısı.

104 görüntülenme

gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek

çok açık bir biçimde görülmek, herkes tarafından bilinmek: Haksızlık, rüşvet, gözle görülür, elle tutulur hâle gelmişti.

104 görüntülenme

(birinin) açığı çıkmak

saklamakla görevli bulunduğu paranın veya malın eksik olduğu anlaşılmak.

104 görüntülenme

çıkmaza girmek

bir iş çözümlenemeyecek, içinden çıkılmayacak bir duruma düşmek: 'Kıbrıs sorunu, şu ya da bu siyasal oyunla, yeniden çıkmaza girecektir.' -T. Halman.

104 görüntülenme

gereği gibi

nasıl olması gerekli ise öyle: Gereği gibi davranmak.

104 görüntülenme

can sıkmak

1) bıkkınlık vermek: 'Adam sizin çok can sıktığınızı, çok anlayışsız ve inatçı olduğunuzu ifade etmek üzere ters bir bakışla bakıyor yüzünüze.' -İ. Özel. 2) huzur bozmak: 'Hani hakikati bilmek iyi şeydir ama bu kadarı da onu değiştiremediğiniz için, can sıkıyor.' -N. Hikmet.

104 görüntülenme

küfür savurmak

küfretmek: 'Onlara ağza alınmaz birkaç küfür savurdu.' -O. C. Kaygılı.

104 görüntülenme

nasıl olmuşsa

her nasılsa: 'Yine, nasıl olmuşsa, ayakta dikilecek yer yokken, yanımdaki koltuk boş.' -A. Ağaoğlu.

104 görüntülenme

sinek avlamak

şaka işi veya müşterisi olmayıp boş oturmak.

104 görüntülenme

deveyi havuduyla yutmak

eline geçen ve hakkı olmayan şeyleri kendi menfaati için kullanmak, hiç çekinmeden büyük suistimal yapmak.

104 görüntülenme

kül ufak olmak

çok küçük parçalara ayrılmak.

104 görüntülenme

tükürüğünü yutmak

imrenip ağzı sulanmak.

104 görüntülenme

sinerji yaratmak

bir sonuca katkısı olabilecek birkaç etkeni bir arada harekete geçirerek güç elde etmek.

104 görüntülenme

yeri göğü ben yarattım demek

çok gururlu olmak.

104 görüntülenme

zırnık (bile) vermemek

en ufak bir şey vermemek.

104 görüntülenme

(birinin) afyonunu patlatmak

argo kendi keyfine dalmış olan birini öfkelendirmek.

104 görüntülenme

çıngar kopmak (çıkmak)

gürültü, kavga çıkmak: 'Bu son rolü, ihtiyaten, büyük çıngarın kopacağı güne sakladı.' -N. Araz.

104 görüntülenme

gözleri dolmak (dolu dolu olmak)

ağlayacak kadar duygulanmak: 'Gözleri dolu doluydu ama ağlamadı.' -A. Ümit.

104 görüntülenme

hesabını bilmek

tutumlu olmak.

104 görüntülenme

yeri göğü birbirine katmak

aşırı telaş yaratmak.

104 görüntülenme