En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

el ele vermek

1) el tutuşmak: 'Haydi, ateş dansı yapalım deniyor, el ele verip bir halay çekiyoruz.' -A. Erhat. 2) mec. birlikte davranmak, bir konuda birleşmek: 'Yoksa el ele verip hep beraber dünyayı mı uçuralım?' -N. F. Kısakürek.

104 görüntülenme

endazeyi kaçırmak

fazla abartmak, ölçüyü kaçırmak: 'Endazeyi kaçırmışsındır çancı ustası, dedi, olmayacak bahse sürersin emmi oğlumu.' -K. Bilbaşar.

104 görüntülenme

başını koltuğunun altına almak

ölümü göze alarak bir işe girişmek.

104 görüntülenme

sırra kadem basmak

bir kimse ortalıktan yok olmak, ortalıkta görünmemek: 'Denizde bazı balık türleri sırra kadem bastı ama başka nice türler kıyılara akın etmeye başladılar.' -T. Halman.

104 görüntülenme

hep bir ağız olmak

söz birliği etmek, anlaşarak bir konuda aynı şeyleri söylemek.

104 görüntülenme

erkek gibi

erkeğe yakışır, erkeğe benzer: Ayşe hanım erkek gibi sesiyle bağırdı.

104 görüntülenme

ne imiş?

ne değeri var?

104 görüntülenme

sadık kalmak

birine, bir şeye bağlılığını sürdürmek, bağlı kalmak.

104 görüntülenme

kıyıya çıkmak

karaya çıkmak, gemiden karaya inmek.

104 görüntülenme

şaka kaldırmak

şakaya dayanmak, katlanmak: 'Bizim oralılar şakacıdırlar, şaka kaldırırlar.' -M. Ş. Esendal.

104 görüntülenme

tövbeler olsun! (tövbesi!)

bir kimsenin herhangi bir işten çok pişman olarak tekrarlamama kararı aldığını anlatan bir söz: 'Geyik çekti bizi kendi dağına / Tövbeler tövbesi geyik avına' -Halk türküsü.

104 görüntülenme

entel takılmak

argo bir süre entel gibi yaşamaya, onların yaptıklarını yapmaya çalışmak.

104 görüntülenme

hakkını aramak

hakkı olduğuna inandığı şeyi elde etmeye çalışmak.

104 görüntülenme

saf dışı olmak

1) dizinin dışına çıkmak; 2) mec. ilgisi kesilmek, işin gereğinden alıkonulmak, işlemez duruma getirilmek.

104 görüntülenme

gözaydına gelmek

birine kavuştuğu sevindirici bir durum dolayısıyla kutlamaya, iyi dilekte bulunmaya gelmek: 'Eve dönünce orasını düğünevi gibi kalabalık buldum. Duyan kadınlar gözaydına gelmişler.' -M. Ş. Esendal.

104 görüntülenme

ne oluyor?

ne gereği var veya ne karışıyor?

104 görüntülenme

iğfal etmek

1) esk. aldatmak, kandırmak, baştan çıkarmak: 'Bu takdirde hem kendilerini hem de milleti iğfal etmiş olurlar.' -Atatürk. 2) ırzına geçmek, tecavüz etmek: 'Bir genç kızı izdivaç vaadiyle iğfal etmiş bir adamın mesuliyetini, vicdan azabını ve nihayet hicabını duyuyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

104 görüntülenme

arı gibi sokmak

iğnelemek, acı söz söylemek.

104 görüntülenme

kızarıp bozarmak

utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle yüzü renkten renge girmek.

104 görüntülenme

al kiraz üstüne kar yağmış

düşünülmeyen, beklenilmeyen şeylerin de olabileceğini anlatan bir söz.

104 görüntülenme

kızılca kıyamet kopmak

kavga, gürültü olmak: 'Bunlardan herhangi birisinin hizmetine girse kızılca kıyamet asıl o zaman kopar.' -Y. K. Beyatlı.

104 görüntülenme

namazında niyazında

İslam dininin gerekliliklerini tam anlamıyla yapan: 'Bunlar namazında niyazında iki temiz gardiyandı.' -N. F. Kısakürek.

104 görüntülenme

(kızın) boyu bacadan mı aştı?

'daha evlenecek yaşta değil' anlamında kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

uykusu bölünmek

yeterince uyumadan uyanmak veya uyandırılmak.

104 görüntülenme

erkekliğe sığmamak

mertliğe, yiğitliğe yakışmamak.

104 görüntülenme

ot tutunmak

vücuttaki istenmeyen kılları düşürmek için ilaç sürünmek.

104 görüntülenme

sızıp kalmak

çok içki içip veya çok yorulup uyuyakalmak: 'Eskimiş boş çuvallar gibi sızıp kalırlardı bir köşede.' -K. Korcan.

104 görüntülenme

tutsak düşmek

esir olmak, hükmü altına girmek: 'Geleneğe, ahlaki kaygılara tutsak düşüyor.' -S. İleri.

104 görüntülenme

yüzü kalmamak

bir kimseden daha önce birçok ricada bulunduğu için yeni bir şey istemeye sıkılmak.

104 görüntülenme

üzerine tuz biber ekmek

üstüne tuz biber ekmek.

104 görüntülenme