En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

sakalı değirmende ağartmak

yıllar pek çok deneyim kazandırmış olmak.

104 görüntülenme

(biri biriyle) zıt gitmek

birine karşı sürekli ters davranmak, istediklerinin tersini yapmak: '... ahlakını az çok bilirim, onunla zıt gitmeye gelmez.' -A. Haşim.

104 görüntülenme

cız etmek

1) 'cız' diye ses çıkarmak; 2) acı duymak.

104 görüntülenme

kamp yapmak

kampa girmek.

104 görüntülenme

arma donatmak

den. armayı yerli yerine koymak.

104 görüntülenme

eteği ayağına dolaşmak

eli ayağı dolaşmak.

104 görüntülenme

ucuza kapatmak

argo ucuza almak, fırsatı değerlendirmek: 'Hem arabayı ucuza kapattım hem sağlama bağladım.' -A. Gündüz.

104 görüntülenme

huyunu suyunu değiştirmek

eskisine göre değişik davranmasına sebep olmak.

104 görüntülenme

sitemde bulunmak

sitem etmek.

104 görüntülenme

(biriyle) temasta bulunmak

temas etmek.

104 görüntülenme

bağlanıp kalmak

tutulmak, sevdalanmak: 'Bunca güzellere bağlandım kaldım / Ne bir vefa aldım ne faydalandım' -Halk türküsü.

104 görüntülenme

çile çıkarmak (doldurmak)

sıkıntılı bir işin veya bir durumun sona ermesini beklemek: 'Yirmi beş senedir Beykoz'daki o tekke gibi evde çile dolduruyorum.' -R. N. Güntekin.

104 görüntülenme

bismillah demek

bir işe uğurlu olması dileği ile başlamak.

104 görüntülenme

zahmete sokmak

birine yorgunluk vermek veya masraf ettirmek: 'Onu kâh susadım, kâh acıktım diye türlü türlü zahmetlere sokmuştum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

104 görüntülenme

bağrına basmak

1) kucaklamak: 'İzmir'den kalkıp Mısır'a kadar beni görmeye, beni okşamaya, beni bağrına basıp sevmeye gelirdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) biriyle ilgilenerek onu koruyup kayırmak, yetiştirmek: 'Sen onu bambaşka duygularla, heyecanlarla bağrına basmak isteyeceksin.' -E. Bener.

104 görüntülenme

düş kırıklığına uğramak

beklediği sonucu alamamak: 'Uğradığı düş kırıklığı adımlarına yansıyan sünepe bir adam.' -A. Ümit.

104 görüntülenme

ne hâlde?

hangi durumda?

104 görüntülenme

dikişini almak

dikilmiş yaranın ipliklerini kesip çıkarmak.

104 görüntülenme

şeytan aldatmak

1) bazı davranışlarda iradeli, güçlü davranamamak, nefsine uymak; 2) uyku hâlindeyken meni boşalmak, düş azmak: 'O gecenin sabahı şeytanın aldattığı vücudunu soğuk suda temizlerdi.' -S. F. Abasıyanık.

104 görüntülenme

yaka bir tarafta, paça bir tarafta

kılığı kıyafeti dağınık bir durumda.

104 görüntülenme

(biri ötekinin) ayağının pabucu olamamak

değerce ondan çok aşağı olmak.

104 görüntülenme

kolayını bulmak

kolay bir biçimde yapma yolunu bulmak: 'Lakin erler onu da yakalamanın kolayını bulmuşlardı.' -A. N. Asya.

104 görüntülenme

(birine) iş düşmek

birinin iş yapması gerekmek: 'Hizmetçiden, aşçıdan, sana iş düşmeyecek bile.' -H. Taner.

104 görüntülenme

huri gibi

çok güzel (genç kadın).

104 görüntülenme

hap etmek

yemek, yutmak.

104 görüntülenme

kelepir yakalamak

bir şeyi çok ucuza almak.

104 görüntülenme

bahse girmek (tutuşmak)

görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak.

104 görüntülenme

hapis giymek

hapis cezasına çarptırılmak.

104 görüntülenme

soğuk çıkmak

hava soğumak.

104 görüntülenme

çizmeyi aşmak

bilmediği, aklının ermediği, yetkisi dışındaki bir işe karışmak: 'Politika üstüne fikir yürütmek, çizmeyi aşmaktı.' -E. Atasü.

104 görüntülenme