En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

sondaj yapmak

1) sonda ile yoklamak, sondalamak; 2) mec. bir durum, bir düşünceyle ilgili olarak yoklama yapmak, araştırmak.

104 görüntülenme

soluğunu kesmek

bir şey çok heyecan veya korku vermek: 'Adımı Türk Yurdu dergisinin kalın, kırmızı kapağında gördüğüm zaman sevinç soluğumu kesmişti.' -Y. Z. Ortaç.

104 görüntülenme

kantara çekmek (vurmak)

1) bir şeyi tartmak; 2) mec. birini sınamak.

104 görüntülenme

yol açmak

1) yol yapmak; 2) kapanmış olan yolu geçilir duruma getirmek; 3) kalabalık bir yerde genellikle saygıdeğer bir kişinin geçmesi için insanları kenara çekip yol vermek; 4) mec. bir olayın sebebi olmak: 'Seniha'nın bu hareketi türlü türlü tefsirlere yol açtı.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 5) mec. davranışlarıyla başkalarına örnek olmak: 'Bize yol aç, erkân göster; yollar aç bize de, biz de adam sırasına girelim.' -K. Korcan.

104 görüntülenme

keklik gibi

güzel, alımlı, hareketli: 'Bir gün evvel keklik gibi seken dipdiri bir insan, bir gün sonra kargabüken yemiş gibi kıvrılmış yatıyor.' -R. N. Güntekin.

104 görüntülenme

son gelmemek

sınır tanımamak, haddi hesabı olmamak: 'Salime kadının damadından bahsederken onu övmelerine son gelmezdi.' -H. Z. Uşaklıgil.

104 görüntülenme

konuk olmak

bir yerde kısa bir süre ağırlanmak.

104 görüntülenme

meşru sayılmak

geçerli bulunmak: 'Meşru sayılan adilik ve faziletsizliklerden hiçbiri onda yoktu.' -P. Safa.

104 görüntülenme

metanet göstermek

kötü bir duruma katlanmak, dayanmak.

104 görüntülenme

at nalı kadar

alay pek büyük (nişan, madalya, elmas, plaka vb. şeyler).

104 görüntülenme

ekonomi yapmak

tutumlu davranmak.

104 görüntülenme

kopya çekmek

genellikle yazılı sınavlarda soruları cevaplamak için bir kaynağa gizlice bakmak: 'En bildiği derste bile kopya çeker, çekmezse hasta olur, deliye döner.' -H. Taner.

104 görüntülenme

(birinin) emrine girmek

bir kimsenin buyruğu altında bulunmayı kabul etmek.

104 görüntülenme

şuna bak

hafifsemek veya kınamak için söylenen bir söz.

104 görüntülenme

ağzını kiraya vermek

kendini de ilgilendiren bir konuda düşüncesini söylememek.

104 görüntülenme

bana da mı lolo

bir sözün, bir tutumun veya davranışın gerçek ve geçerli olmadığını, başkalarının söz konusu olayda aldanabileceğini ancak söz sahibinin aldanmayacağını, aldatılamayacağını belirten bir söz.

104 görüntülenme

ezber bozmak

birinin sahip olduğu düşüncenin yanlış olduğunu göstermek.

104 görüntülenme

gözünü kapamak

1) ölmek: 'Fakat o gözünü kapayınca başsız kalan konak birdenbire karışmış.' -R. N. Güntekin. 2) görmezden gelmek: 'Dünün kurumları ile birlikte güzellik ölçüleri, değerleri de değişiyor, biz bunlara gözlerimizi kapamak istiyoruz.' -N. Ataç.

104 görüntülenme

lafta kalmak

bir iş düşünce aşamasında kalıp gerçekleşmemek.

104 görüntülenme

şuna buna

başkalarına.

104 görüntülenme

dilinin cezasını (belasını) çekmek (bulmak)

ölçüsüz, düşüncesiz konuşma yüzünden zarar görmek.

104 görüntülenme

ezberden okumak

daha önceden belleğine aldığı için herhangi bir yere bakmadan söylemek.

104 görüntülenme

(birine, bir şeye) pabuç bırakmamak

yapacağından vazgeçmemek, hiçbir şeye aldırmamak, korkmamak: 'Bu tehditlere hiç pabuç bırakmadı.' -H. Topuz.

104 görüntülenme

ezberden yapmak

bir yere bakmadan bellekte kalan biçimiyle yapmak.

104 görüntülenme

imanı yok

1) (imanı) acımasız, insafsız; 2) kahrolası!

104 görüntülenme

kapana sıkıştırmak

1) birini zor durumda bırakmak: 'Fikirlerindeki çelişmeyi belirtip adamı kıskıvrak bir kapana sıkıştırır.' -H. Taner. 2) birini düzenle zor duruma sokmak, işin içinden çıkamaz duruma getirmek.

104 görüntülenme

kerpiç gibi

çok sert ve kuru.

104 görüntülenme

ağzını tutmak

1) boşboğazlık etmemek; 2) kötü söz söylememek; 3) bir konuda arzu edilmeyen düşüncelerin açığa çıkmasını susarak önlemek.

104 görüntülenme

sorti yapmak

1) uçak bir noktadan kalkıp başka bir noktaya inmek; 2) uçak bir noktaya çeşitli nedenlerle inişe geçip yeniden yükselmek.

104 görüntülenme

yan pala Zeydün

tkz. ve alay birinin, yeni bir durum karşısında ne yapacağını kestiremeyerek şaşkınlık geçirdiğini anlatmak için kullanılan bir söz: '... bütün görevlileri yan pala Zeydün, hepimiz ve her şey eski hamam, eski tas...' -T. Buğra.

104 görüntülenme