En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) dediğine gelmek

birinin düşüncesini önce kabul etmezken sonradan doğru bulup kabul etmek.

104 görüntülenme

keseden yemek

herhangi bir üretim yapmadan, kâr elde etmeden, hazırda bulunan veya el altında olan varlığı harcamak.

104 görüntülenme

silinip gitmek

bir şey birdenbire yok olmak veya unutulmak: 'Bu sonuncular, ardından gelen büyük dalgaların gürültüsünde silinip gitti.' -M. Mungan.

104 görüntülenme

pundunu bulmak

punduna getirmek.

104 görüntülenme

tel çekmek

telle çevirmek, tel germek: Bahçeye tel çektik.

104 görüntülenme

hisse almak

1) zarara uğramak: 'İstanbul kahvelerinde bu sıkıntıdan en büyük hisseyi alan sanatkârlarımızdandır.' -B. R. Eyuboğlu. 2) ders çıkarmak.

104 görüntülenme

neler de neler, maydanozlu köfteler

alay 'akla gelmedik şaşılacak şeyler' anlamında kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

aşka gelmek

tkz. bir şeyi yapmak için büyük bir istek duymak, coşmak, coşkunluk göstermek: 'Meltemler tanrısı aşka gelip bu yeni varlığı yelpazelemeye koyuldu.' -Halikarnas Balıkçısı.

104 görüntülenme

kanlı bıçaklı olmak

aralarında herhangi bir nedenden dolayı birbirini öldürecek kadar düşmanlık bulunmak.

104 görüntülenme

nerede akşam, orada sabah

bir kimsenin gece kalacak belli bir yeri olmadığını, rastgele bir yerde kalabileceğini anlatan bir söz.

104 görüntülenme

balta vurmak

balta ile kesmek, parçalamak: 'Sakın kesme, yaş ağaca balta vuran el onmaz.' -M. E. Yurdakul.

104 görüntülenme

ekmeğine göz koymak (dikmek)

birinin geçimini sağlayan işi elinden almaya çalışmak.

104 görüntülenme

hasara uğramak

zarar görmek, yıkılmak, harap olmak: 'Bir lokomotifle iki vagon hasara uğramışlar.' -A. İlhan.

104 görüntülenme

hissine (hislerine) kapılmak

duygusal davranmak: 'Ona mantık ve kıyaslarını yaparken, hissine ve taassubuna kapılmamasını tavsiye edecektim.' -Ö. Seyfettin.

104 görüntülenme

lafını etmek

birinden veya bir konudan söz etmek, onunla ilgili olarak konuşmak.

104 görüntülenme

sondaj yapmak

1) sonda ile yoklamak, sondalamak; 2) mec. bir durum, bir düşünceyle ilgili olarak yoklama yapmak, araştırmak.

104 görüntülenme

soluğunu kesmek

bir şey çok heyecan veya korku vermek: 'Adımı Türk Yurdu dergisinin kalın, kırmızı kapağında gördüğüm zaman sevinç soluğumu kesmişti.' -Y. Z. Ortaç.

104 görüntülenme

kantara çekmek (vurmak)

1) bir şeyi tartmak; 2) mec. birini sınamak.

104 görüntülenme

yol açmak

1) yol yapmak; 2) kapanmış olan yolu geçilir duruma getirmek; 3) kalabalık bir yerde genellikle saygıdeğer bir kişinin geçmesi için insanları kenara çekip yol vermek; 4) mec. bir olayın sebebi olmak: 'Seniha'nın bu hareketi türlü türlü tefsirlere yol açtı.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 5) mec. davranışlarıyla başkalarına örnek olmak: 'Bize yol aç, erkân göster; yollar aç bize de, biz de adam sırasına girelim.' -K. Korcan.

104 görüntülenme

keklik gibi

güzel, alımlı, hareketli: 'Bir gün evvel keklik gibi seken dipdiri bir insan, bir gün sonra kargabüken yemiş gibi kıvrılmış yatıyor.' -R. N. Güntekin.

104 görüntülenme

son gelmemek

sınır tanımamak, haddi hesabı olmamak: 'Salime kadının damadından bahsederken onu övmelerine son gelmezdi.' -H. Z. Uşaklıgil.

104 görüntülenme

konuk olmak

bir yerde kısa bir süre ağırlanmak.

104 görüntülenme

meşru sayılmak

geçerli bulunmak: 'Meşru sayılan adilik ve faziletsizliklerden hiçbiri onda yoktu.' -P. Safa.

104 görüntülenme

metanet göstermek

kötü bir duruma katlanmak, dayanmak.

104 görüntülenme

at nalı kadar

alay pek büyük (nişan, madalya, elmas, plaka vb. şeyler).

104 görüntülenme

ekonomi yapmak

tutumlu davranmak.

104 görüntülenme

kopya çekmek

genellikle yazılı sınavlarda soruları cevaplamak için bir kaynağa gizlice bakmak: 'En bildiği derste bile kopya çeker, çekmezse hasta olur, deliye döner.' -H. Taner.

104 görüntülenme

(birinin) emrine girmek

bir kimsenin buyruğu altında bulunmayı kabul etmek.

104 görüntülenme

şuna bak

hafifsemek veya kınamak için söylenen bir söz.

104 görüntülenme

ağzını kiraya vermek

kendini de ilgilendiren bir konuda düşüncesini söylememek.

104 görüntülenme