En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

hakir görmek

önemsememek, değer vermemek, küçümsemek, küçük görmek, hor görmek.

103 görüntülenme

yüreği titremek

duygulanmak, endişe, korku duymak: 'İçinden yüreği titreyerek tepeden indi, ağır adımlarla saraya girdi.' -Y. Kemal.

103 görüntülenme

hemhâl olmak

bütünleşmek, birliktelik özelliği göstermek: 'Çiçeklerle hemhâl olmuş, güya yumuşayarak çadırlar gibi yamru yumru kalmış duvarlar.' -A. Ş. Hisar.

103 görüntülenme

ortaya çıkmak

1) yokken var olmak, meydana çıkmak, türemek: 'Ama bizi, en azından Fahri'yle beni yadırgatan başka şeyler ortaya çıkmaya başladı.' -A. Ümit. 2) biri kendini göstermek: 'Lanet filozofum diyerek ortaya çıkıp Allah'a ve kullara karşı hezeyan eden tımarhanelik herifler!' -Ö. Seyfettin.

103 görüntülenme

tur atmak

1) dolaşmak, dolaşıp gelmek, dönmek: 'Bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor.' -H. Taner. 2) şampiyon olunca veya galip gelince takım oyuncuları seyircileri selamlayarak sahada dolaşmak.

103 görüntülenme

yüz surat davul derisi (mahkeme duvarı)

tkz. utanması olmayanlar için söylenen bir söz.

103 görüntülenme

cafcafından geçilmemek

her zaman ve her yerde gösteriş yapmak: Cafcafından geçilmiyor.

103 görüntülenme

göz yıldırmak

gözünü korkutmak.

103 görüntülenme

göz yummak

1) görmezlikten gelmek, hoş görmek, bağışlamak: 'Kendi dillerine başka bir dilden en küçük bir şeyin karışmasına göz yumamazlar.' -N. Uygur. 2) umudunu kesmek, umutsuzluğa düşmek.

103 görüntülenme

ifrata vardırmak

bir şeyin ölçüsünü kaçırmak.

103 görüntülenme

topuz gibi

kısa ve tıknaz (kimse).

103 görüntülenme

yüz yapmak

makyaj yapmak.

103 görüntülenme

(bir yerde) cinler cirit (top) oynamak

o yer ıssız olmak: 'Şimdi koca çiftliğin yirmi odasında cinler top oynuyor.' -S. F. Abasıyanık.

103 görüntülenme

kavga çıkmak

dövüş meydana gelmek: 'Sık sık kavga çıkıyordu aralarında, ana avrat küfrediyorlardı.' -C. Meriç.

103 görüntülenme

ne mümkün

olacak şey değil, imkânsız: 'Görüp de sevmemek ne mümkün seni / Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin' -O. S. Orhon.

103 görüntülenme

ağır kaçmak

1) gücendirici olmak, uygun düşmemek: Bu şaka biraz ağır kaçtı. 2) beklenenden fazla olmak: Hakem tarafından verilen kırmızı kart ağır kaçtı.

103 görüntülenme

taşa tutmak

1) üst üste taş atmak, aralıksız taşlamak: 'Sokaktan her geçişinde çocuklar taşa tutarlardı onu, canını yakmanın bir yolunu bulurlardı.' -T. Uyar. 2) tek. zımparalamak amacıyla çok hızla dönen bileği taşına hafifçe dokundurmak, pürüzlerini almak, düzgünleştirmek.

103 görüntülenme

ayrı seçi yapmak

birkaç şey arasında fark gözetmek.

103 görüntülenme

(bir yerde) gözünü açmak

o yerde olduğunun farkına varmak.

103 görüntülenme

içini yemek

çok üzülmek: 'Ahmet Kerim, o gün bu kaygı ile içini yedi durdu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

103 görüntülenme

yüreğini tüketmek

bir şey anlatmaya çalışarak yorulmak: 'Aman, dedi. Yüreğimi tüketeceğime her işi kendim yaparım, daha iyi...' -Y. K. Karaosmanoğlu.

103 görüntülenme

nam vermek

ün kazanmak.

103 görüntülenme

gereği düşünülmek

bir sorunu sonuçlandırmak için tutulacak yolu kararlaştırmak.

103 görüntülenme

cama çıkmak

pencereden görünmek.

103 görüntülenme

düğüm atmak

düğümlemek: 'Bir ağıtla mendillerinin, yazmalarının ucuna düğüm attılar.' -L. Tekin.

103 görüntülenme

saflara ayırmak

belli kümeler içinde toplamak.

103 görüntülenme

vur abalıya

bütün özverinin yumuşak huylu kişiye yüklenmesi, sessiz, güçsüz kişinin hırpalanması, hakkının çiğnenmesi durumunda söylenen bir söz.

103 görüntülenme

her ne pahasına olursa olsun

ne pahasına olursa olsun.

103 görüntülenme

başlama!

'hoş olmayan bir söz veya davranışı tekrarlama!' anlamında kullanılan bir söz.

103 görüntülenme

haklı çıkmak

davasının, iddiasının, düşüncesinin veya davranışının doğru olduğu anlaşılmak: Bu tartışmada o haklı çıktı.

103 görüntülenme