En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

gürültüye gelmek

bir iş, bir düşünce vb. telaş ve karışıklığa rastlayarak ilgi çekmemek, üzerinde durulmamak.

103 görüntülenme

(birinin) dümenini bozmak

argo hileli işe engel olmak: 'Müdür beyin onların dümenini bozabilecek bir kudreti olmadığı belliydi.' -K. Korcan.

103 görüntülenme

bardaktan boşanırcasına yağmak

yağmur çok şiddetli yağmak: 'Sabahleyin yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu.' -Ö. Seyfettin.

103 görüntülenme

daktiloya çekmek

yazı makinesiyle yazmak: 'İmtihanlarına çalışırken destek veriyor, tezlerini daktiloya çekiyordu.' -A. Kulin.

103 görüntülenme

koşun bağlamak

koşun durumuna girmek, saf tutmak.

103 görüntülenme

nikâh tazelemek

1) boşandığı kişiyle yeniden evlenmek; 2) mec. bir işe yeniden başlamak.

103 görüntülenme

gemini kısmak

bir kimsenin üzerindeki baskıyı arttırmak.

103 görüntülenme

yangın bacayı sarmak

durum olağanüstü kötüye gitmek.

103 görüntülenme

nispet kabul etmemek

eşit tutmamak, oranlamamak.

103 görüntülenme

sayfa bağlamak

dizgide dökülen kurşun satırları bir sayfa düzeni içinde toplayarak sıkıca iple bağlamak: 'Sayfayı öyle sıkı bağlardı ki satırlar âdeta birbirine kenetlenirdi.' -Y. Z. Ortaç.

103 görüntülenme

uzaktan bakmak (seyirci kalmak)

seyirci gibi davranıp karışmamak.

103 görüntülenme

(birinin) sinirleri gerilmek

sinirlenmeye hazır bir durumda bulunmak.

103 görüntülenme

nispeti olmak

ilgisi olmak, bağlantısı olmak.

102 görüntülenme

ağzıyla kuş tutsa...

'ne yapsa, ne kadar çaba ve ustalık gösterse' anlamında kullanılan bir söz: 'Aktör, o her günkü pırtısını giyip de sahneye çıkarsa, ağzıyla kuş tutsa seyirciye Demirhane Müdürü olduğunu yutturamaz.' -S. F. Abasıyanık.

102 görüntülenme

paçayı kaptırmak

1) yakalanmak, ele geçirilmek; 2) karıştığı ancak sonradan ayrılmak istediği bir işten kendini kurtaramamak; 3) dilediği gibi davranamamak.

102 görüntülenme

hizmete girmek

1) çalışmaya başlamak: 'Hattın hizmete girişinden az sonra savaş başladı.' -A. Kutlu. 2) görev almak.

102 görüntülenme

güçlük çıkarmak

bir şeyin gerçekleşmesini engelleyici sebepler ileri sürmek: 'Ancak çoğu sansür görevlisi de rüşvet alabilmek için güçlük çıkarıyordu.' -M. And.

102 görüntülenme

kapış kapış yapmak

üstüne atılmak, aceleyle almak: 'El elin ayıbını terzi kumaşı alır gibi kapış kapış yaptığı için aldırış etmem.' -B. Felek.

102 görüntülenme

infial uyandırmak

kızgınlığa yol açmak, öfke yaratmak.

102 görüntülenme

ümide kapılmak

umuda kapılmak.

102 görüntülenme

hülle yapmak

1) hülleyi gerçekleştirmek; 2) bir işte geçici çözüm için hileye başvurmak.

102 görüntülenme

hüsrana uğramak

beklenilen sonucun elde edilememesi sebebiyle çok üzülmek, acı çekmek: 'Bunun aksini umanlar aldanacaktır, hüsrana uğrayacaktır.' -K. Korcan.

102 görüntülenme

inisiyatifini kullanmak

gerekli kararları öncelikle almak.

102 görüntülenme

tercüman olmak

başkasının düşüncesini ve duygusunu bildirmek, dile getirmek, anlatmak.

102 görüntülenme

kara yasa bürünmek

1) aşırı üzülmek; 2) derin derin düşünmek.

102 görüntülenme

zihnini dağıtmak

gerektiği gibi düşünmemek.

102 görüntülenme

yuları takmak

birini sözünden çıkamayacak duruma getirmek, egemenliği altına almak: 'O da sana er geç yuları takar, benden beter olursun.' -R. N. Güntekin.

102 görüntülenme

papaza dönmek

saçı ve sakalı uzamak, darmadağın olmak.

102 görüntülenme

sözüne sadık kalmak

verdiği söze bağlı olmak.

102 görüntülenme

mermer gibi

beyaz, parlak, sert, sağlam ve pürüzsüz.

102 görüntülenme