En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

vakit saat aramamak

zamana hiç aldırmamak: 'Sabah, öğle, akşam gibi hani vakit saat aradıkları yok.' -B. Felek.

102 görüntülenme

(birini, bir şeyi) salık vermek

1) tavsiye etmek: 'Dün akşam, bana bu kahveyi salık verdikleri zaman bütün gece sevincimden gözüme uyku girmedi.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) esk. haber vermek.

102 görüntülenme

gönül kırmak (yıkmak)

birini çok üzecek bir davranışta bulunmak, gücendirmek: 'Osman Efendi iyi adamdı, kimsenin gönlünü kırmazdı.' -İ. H. Baltacıoğlu.

102 görüntülenme

mücadele vermek

savaş vermek, mücadele etmek.

102 görüntülenme

kağnıyla tavşan avına çıkmak

bir işi bitirmemek için bahane bulmak, ayak sürümek.

102 görüntülenme

defterinde olmamak

sahip bulunmamak, tabiatında bulunmamak: 'Sevmek, inanmak, bağlanmak gibi şeyler defterinde yoktu.' -T. Buğra.

102 görüntülenme

yavaştan almak

işi gereken sürede yapmamak.

102 görüntülenme

manda gibi

çok iri ve hantal.

102 görüntülenme

aradan çıkmak

1) yapılması gereken öteki işlerle uğraşılabilmesi için bir iş önce bitirilmek; 2) sıkışık bir durumda, sıkıntılı bir zamanda işe engel olan kimse oradan uzaklaşmak; 3) kendini bir sorunun, bir davanın dışında tutmak.

102 görüntülenme

sabaha çıkmamak

sabaha kadar yaşayamamak, sabahtan önce ölmek.

102 görüntülenme

sözü sohbeti yerinde

güzel, oyalayıcı, kırmadan konuşan: 'Bayanın kocası olan şişman adamcağız, sözü sohbeti yerinde, efendiden bir adam.' -M. Ş. Esendal.

102 görüntülenme

suyunu almak

kaynatılan yiyeceğin suyunu ayırmak.

102 görüntülenme

su gibi terlemek

çok terlemek.

102 görüntülenme

burnunun yeli kırılmak

öfkesi yok olmak: 'Vazgeçin, dedi Nuh, kızlara yazık... Niye yazık olsun? Burnunun yeli kırılır, cart curt edemez millete!' -O. Kemal.

102 görüntülenme

ayaz vurmak

sebze ve meyveler donmak.

102 görüntülenme

sükûtla geçiştirmek

sözü edilmesi gereken bir noktayı söylemeden atlamak, bile bile bir konuya değinmemek.

102 görüntülenme

işbaşına gelmek

yönetici olmak.

102 görüntülenme

düze indirmek

eşkıyalıktan vazgeçirmek: 'Ezilmemiş onun karşısında, kısadan giderivermiş vaatle düze indirdiği adamın merakını.' -K. Korcan.

102 görüntülenme

düze inmek

eşkıyalıktan vazgeçmek: 'Düğünevinin avlusuna girerken yeni düze inmiş efeler gibi nara attı.' -Ö. Seyfettin.

102 görüntülenme

kaşık sallamak

yemek yemek: 'Gençler tarhana aşına kaşık salladılar.' -N. Araz.

102 görüntülenme

patinaj yapmak

1) tekerlek, tutunma eksikliği sebebiyle ilerlemeksizin aynı noktada dönmek; 2) mec. herhangi bir işte ilerleme kaydedememek, aynı noktada sayıp durmak.

102 görüntülenme

yıkkınlık göstermek

yıkılmaya yüz tutmak: 'Şimdi büsbütün yanan Aksaray'ın daha benim küçüklüğümde yıkkınlık gösteren konaklarını bilmem hatırlayanlarınız var mıdır?' -F. R. Atay.

102 görüntülenme

kurşun sıkmak

silahı ateşlemek, mermi yakmak: 'Az bir sürede bütün köy bu kurşunları sıkanın Hasan olduğunu öğrendi.' -Y. Kemal.

102 görüntülenme

şerbet gibi

yumuşak, güzel (hava).

102 görüntülenme

hazırdan yemek

çalışıp kazanmaksızın elindekini harcamak: 'Hep hazırdan yiyor, içiyor, her gün Fatma Hanım'ın bin türlü bahanelerle parasını çekiyordu.' -Ö. Seyfettin.

102 görüntülenme

kalbi sıkışmak

kalp atışları düzensiz olmak, sıkıntı duymak; 2) mec. bir meseleden dolayı aşırı üzülmek.

102 görüntülenme

patron çıkarmak

patronları çizili olduğu modelden kopya yolu ile bir kâğıda geçirip kesmek.

102 görüntülenme

yüreğinden gelmek

bir şeyi isteyerek, severek yapmak: 'Piyanistin takdiri yüreğinden geliyordu.' -H. E. Adıvar.

102 görüntülenme

metelik etmez

'çok değersiz' anlamında kullanılan bir söz: 'Gözümde, milyonu olsa da kalp para ile metelik etmez.' -S. F. Abasıyanık.

102 görüntülenme

tasasına düşmek

derdine düşmek.

102 görüntülenme