En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kurşun sıkmak

silahı ateşlemek, mermi yakmak: 'Az bir sürede bütün köy bu kurşunları sıkanın Hasan olduğunu öğrendi.' -Y. Kemal.

102 görüntülenme

hazırdan yemek

çalışıp kazanmaksızın elindekini harcamak: 'Hep hazırdan yiyor, içiyor, her gün Fatma Hanım'ın bin türlü bahanelerle parasını çekiyordu.' -Ö. Seyfettin.

102 görüntülenme

kalbi sıkışmak

kalp atışları düzensiz olmak, sıkıntı duymak; 2) mec. bir meseleden dolayı aşırı üzülmek.

102 görüntülenme

patron çıkarmak

patronları çizili olduğu modelden kopya yolu ile bir kâğıda geçirip kesmek.

102 görüntülenme

yüreğinden gelmek

bir şeyi isteyerek, severek yapmak: 'Piyanistin takdiri yüreğinden geliyordu.' -H. E. Adıvar.

102 görüntülenme

metelik etmez

'çok değersiz' anlamında kullanılan bir söz: 'Gözümde, milyonu olsa da kalp para ile metelik etmez.' -S. F. Abasıyanık.

102 görüntülenme

tasasına düşmek

derdine düşmek.

102 görüntülenme

yürürlüğe konmak

bir kanun veya bir karar uygulama alanına konulmak: 'Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ... antlaşmalar ... yayımlanma ile yürürlüğe konabilir.' -Anayasa.

102 görüntülenme

yüzsuyu dökmek

onurunu sarsacak kadar çok yalvarmak: 'Hâlbuki Emin Efendi, feleğin çemberlerinden geçerek, kâh kuvvetlerin önünde diz çöküp yüzsuyu dökerek, kâh zayıflara çelme vurup tuzak kurarak bu mertebeye ulaşmış.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

102 görüntülenme

metelik vermemek

değer ve önem vermemek, umursamamak, aldırış etmemek: 'Orayı gördükten sonra ben, gayri dünyanın hiçbir tarafına metelik vermem.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

102 görüntülenme

saçılıp dökülmek

1) gereğinden veya kaldırabileceğinden çok harcamak; 2) mec. içindekini söylemek.

102 görüntülenme

zillete düşmek

hor görülmek, aşağılanmak: 'Zillete düşmemek için tehlikeyi kabul etmek daha iyi olmaz mı?' -E. İ. Benice.

102 görüntülenme

mır mır etmek

1) 'mırıldanma' sesi çıkarmak; 2) kendi kendine söylenip durmak.

102 görüntülenme

çeki taşı gibi

ağır ve kımıldamaz.

102 görüntülenme

işi oluruna bırakmak

işi belli bir amaca göre değil de, kendi akışı içinde yürütmek.

102 görüntülenme

ortasını bulmak

ılımlı derecesini bulmak, uzlaştırmak.

102 görüntülenme

yüreği götürmemek

dayanmamak, katlanamamak.

102 görüntülenme

başını kaldırmamak (kaldıramamak)

1) bir işi aralıksız sürdürmek; 2) iyileşememek, yataktan çıkamamak.

102 görüntülenme

maskara etmek

1) bir kimseyi veya şeyi gülünç ve şerefsiz duruma düşürmek: 'Şu kendini bütün memlekete maskara eden münevver züppenin eksik tarafı millî şuurdan başka nedir?' -O. S. Orhon. 2) bir şeyi bozmak, berbat etmek.

102 görüntülenme

ortaya balgam atmak

kaba bir iş kıvamındayken, biri herkesin zihnini bulandıracak bir söz söylemek: 'Belki Tayfur'a gönlüm vardır diye ortaya balgam atıyor.' -S. M. Alus.

102 görüntülenme

sadakat göstermek

bağlı kalmak: 'Eserin aslına fevkalade sadakat gösterilmiş olması da ayrıca kayda şayandır.' -A. H. Çelebi.

102 görüntülenme

şaibe altında kalmak (tutulmak)

kusurlu, ayıplı, lekeli sayılmak: 'Yakın zamanlarda bizim parlamentomuz da bu gibi şaibeler altında tutuldu.' -H. Taner.

102 görüntülenme

kuş kanadıyla gitmek

çok hızlı gitmek.

102 görüntülenme

pedavrası çıkmış

pedavra gibi.

102 görüntülenme

viraneye çevirmek

yıkıntı durumuna getirmek.

102 görüntülenme

aküsü bitmek

1) taşıtlarda depolanan enerji bitmek; 2) mec. bitkin düşmek, çok yorulmak: 'Ok gibi taa Viyanalara kadar gelmişsiniz ama şimdi akünüz bitmiş, yürümeye korkuyorsunuz.' -F. Baykurt. 3) mec. iyice yaşlanmak, elden ayaktan düşmek.

102 görüntülenme

işin başı

bir işin en önemli noktası.

102 görüntülenme

sadra şifa vermek

gönlü, yüreği rahatlatmak, ferahlatmak: 'Reha Bey'e de meseleyi biraz çıtlattım. Ondan da pek sadra şifa verecek bir şeyler öğrenemedim.' -O. C. Kaygılı.

102 görüntülenme

voli vurmak

argo vurgun vurmak.

102 görüntülenme

yüreğine sinmek

içine sinmek.

102 görüntülenme