En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

şakayı kakaya çevirmek

tkz. şakayken kaka olmak.

102 görüntülenme

başsız kalmak

1) yöneticisi, başkanı bulunmamak: 'Fakat o gözünü kapayınca başsız kalan konak ...' -R. N. Güntekin. 2) büyüğünü yitirmek.

102 görüntülenme

çeşni tutmak

ekmekçilikte una karıştırılacak suyun oranını belirtmek.

102 görüntülenme

erozyona uğramak

1) aşınmak; 2) mec. değer veya saygınlık kaybetmek.

102 görüntülenme

tuttuğu dal elinde kalmak

dayandığı, güvendiği kimse veya şey önemini yitirerek işe yaramaz duruma gelmek.

102 görüntülenme

kuzu gibi olmak

uslanmak, sessizleşmek, sakinleşmek.

102 görüntülenme

(birini) yalancı çıkarmak

birinin yalan söylediğini ortaya koymak veya yalan söylememesini sağlamak.

102 görüntülenme

esir etmek

1) tutsak durumuna getirmek: 'Beni bir takım vahşi çapulcular esir edip sımsıkı bağladıkları hâlde memleketlerine götürdüler.' -N. F. Kısakürek. 2) mec. alıkoymak, meşgul etmek.

102 görüntülenme

çığlık atmak (koparmak, basmak)

kulak tırmalayıcı korkunç sesler çıkararak acı acı bağırmak: 'Deve acı bir çığlık atarak yere yığıldı.' -N. F. Kısakürek. 'Bir gün işte bu çalgı çalınırken küçük kız olanca kuvveti ile tepinmeye, çığlık basmaya başlamıştır.' -H. E. Adıvar.

102 görüntülenme

fiyat ayarlamak

para değerindeki değişiklik ve başka ekonomik şartlar dolayısıyla fiyatları düzenlemek.

102 görüntülenme

halel gelmek

bozulmak, zarara uğramak: 'İsterdim ki saçlarının rengine, dişlerinin parıltısına ve gözlerinin güzelliğine halel gelmemiş olsun.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

102 görüntülenme

vücudunu ortadan kaldırmak

öldürmek.

102 görüntülenme

gönül gezdirmek

hlk. seçmek için aklından birçok şey geçirmek.

102 görüntülenme

tuzağa düşmek

birileri tarafından hazırlanan kötü bir duruma uğramak, oyuna gelmek: 'Sana bir tuzak kursak sen o tuzağa düşmezsin ey oğul!' -S. Çokum.

102 görüntülenme

yiyip bitirmek

1) tüketmek; 2) onmaz duruma getirmek, yıkımına sebep olmak; 3) sürekli olarak tedirgin etmek, üzmek, hırpalamak.

102 görüntülenme

baştan kara etmek

batma tehlikesi karşısında, gemi başını karaya vurup oturmak.

102 görüntülenme

(birinin) yasını tutmak

kötü bir olay sonunda acı ve üzüntü duymak: 'Ben gittiğimde karısı hasta olduğu için kliniğe götürülmüş, hepsi onun yasını tutuyordu.' -F. R. Atay.

102 görüntülenme

yere batasıca (batsın)

'yok olsun, ölsün' anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

102 görüntülenme

halı altına süpürmek

çözümlenemeyen sorunların görüşülmesini ertelemek, gözden uzak etmek.

102 görüntülenme

kilometre yapmak

yol almak.

102 görüntülenme

peştamal kuşanmak

1) peştamal giyinmek; 2) mec. bir zanaatta ustalık kazanmak.

102 görüntülenme

ihtisas yapmak

belli bir konuda özel eğitim görmek, uzmanlaşmak, ihtisaslaşmak: 'Ben tütüncülük üzerinde ihtisas yapmıştım.' -R. H. Karay.

102 görüntülenme

arkadan vurmak

bir kimse kendisine güvenen ve inanan birine gizlice kötülük etmek.

102 görüntülenme

sağlam durmak

gücünü, yeteneğini ve cesaretini toplamak: 'Daha bugünden sağlam durmayı beceremezse kaptan köprüsüne adım atmasın.' -Z. Selimoğlu.

102 görüntülenme

silkinip sıyrılmak

kendine gelip kurtulmak: 'Sebepsiz duyduğu bu kederden bir türlü silkinip sıyrılamıyor.' -Ö. Seyfettin.

102 görüntülenme

şansa bırakmak

oluruna bırakmak.

102 görüntülenme

nüzul inmek (gelmek)

hlk. felç geçirmek, felce uğramak: 'Nedir bu hâlimiz, nüzul inmiş gibi yapıştık yere, bir türlü kıpırdayamıyoruz.' -N. Eray.

102 görüntülenme

pırlanta gibi

çok iyi nitelikleri olan, değerli, saf, temiz: 'Bunların arasında umutsuz yaşamayan pırlanta gibi delikanlılar vardı.' -T. Buğra.

102 görüntülenme

tüfek atmak

tüfekle ateş etmek.

102 görüntülenme

gibi gelmek

... sanısı vermek, ... sanısı yaratmak: 'Murat'a, boş, kimsesiz ahşap bina, temelinden sallanıyor gibi geldi.' -K. Tahir.

102 görüntülenme