En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

Allah'ın kulu

insan, kimse, kişi: Burada yol gösterecek bir Allah'ın kulu yok mu?

102 görüntülenme

evin bağlamak

ürün tanelenmek, tane bağlamak, olgunlaşmak.

102 görüntülenme

iliği kemiği donmak

çok üşümek.

102 görüntülenme

soluk aldırmamak

ara vermeden çalıştırmak, vakit bırakmamak.

102 görüntülenme

secde etmek

1) alnı, eli, ayakları, dizleri, ayak parmaklarını yere getirmek: 'Tozlanmış camların arkasından secde eden ruh ile merkadi tebcile başladı.' -A. H. Müftüoğlu. 2) mec. saygı göstermek.

102 görüntülenme

harman etmek (yapmak)

birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir birleşim oluşturmak.

102 görüntülenme

telef olmak

1) hayvan, ölmek; 2) mec. mahvolmak.

102 görüntülenme

yalaz yalaz yanmak

yüksek ateş içinde bulunmak: 'Kendisinin bizzat itiraf ettiği gibi yalaz yalaz yanıyordu.' -E. E. Talu.

102 görüntülenme

allahı çok, insanı az bir yer

pek ıssız ve kuytu bir yer.

102 görüntülenme

son noktayı koymak

bir işte en son sözü söylemek.

102 görüntülenme

şişe çekmek (vurmak)

ağrı dindirmek amacıyla içinde alev yakılarak havası seyreltilen özel bir şişeyi veya bardağı sırta yapıştırmak, vantuz çekmek: 'Annem şişe çekerken kıvrılmış gazete kâğıdıyla yaptığı küçük alevli ısıtıcıları tenimize düşürür, yakardı.' -A. Kutlu.

102 görüntülenme

telgraf çekmek

telgrafla haber göndermek, tellemek: 'İstanbul'a telgraf çekip para getirtmekten başka çare yoktu.' -A. Erhat.

102 görüntülenme

uygun bulmak

yakışır, yaraşır görmek: 'O zaman da haydutlar rıhtım kapısına daha önce gitmeyi uygun buldular.' -T. Buğra.

102 görüntülenme

allame kesilmek

allamelik taslamak.

102 görüntülenme

kendi havasında gitmek (olmak)

yalnız başına, istediği gibi davranmak.

102 görüntülenme

örülü olmak

ed. her şeyiyle mükemmel, eksiksiz ve estetik bütünlüğe sahip bulunmak: 'Üçüncü itiraz, aruza, bütün yüksek şiirimizin örülü olduğunu görüp de sadık kalmak isteyenlerden geliyor.' -Y. K. Beyatlı.

102 görüntülenme

bohçasını koltuğuna almak

kendi isteğiyle ayrılmak: 'Günün birinde bohçasını koltuğuna alıp kıyı mahallelerden birinde oturan ablası Fitnat Hanım'ın evine gitti.' -M. Ş. Esendal.

102 görüntülenme

cansız düşmek

hastalık veya yorgunluk yüzünden bitkin bir duruma gelmek.

102 görüntülenme

tepesinde değirmen çevirmek

tepesinde havan dövmek.

102 görüntülenme

kabul görmek

kabul edilmek, onaylanmak.

102 görüntülenme

kedi ne, budu ne?

eti ne budu ne.

102 görüntülenme

pusudan çıkmak

1) kurulan pusudan kurtulmak; 2) kuracağı pusudan vazgemek: 'Müdürün derviş tabiatlı olduğunu öğrenince teker teker pusudan çıkmaya başladılar.' -K. Korcan.

102 görüntülenme

uykusu açılmak (dağılmak)

uykulu durumu geçmek: 'Aşağıdan bir şeyler dedilerse de uykusu açılmış olan nöbetçi hekim anlayamadı.' -M. Ş. Esendal.

102 görüntülenme

dilini kesmek (kesip oturmak)

susmak.

102 görüntülenme

öyle ya

kuşkusuz, tabii, elbette: 'Öyle ya içgüdü, ilgili bilim adamlarına göre, insandan çok hayvan türlerinde varsaydığımız bir özellik.' -N. Uygur.

102 görüntülenme

ekmeğini taştan çıkarmak

1) geçimini sağlamakta çok becerikli olmak; 2) en zor koşullarda bile kazancını sağlamak: 'Bu cins çocukların da ekmeğini taştan çıkarmak için ölürcesine çalıştıklarını görüyorum.' -S. F. Abasıyanık.

102 görüntülenme

hizaya getirmek

birinin davranışlarını düzeltmek, yola getirmek: 'Bir defada sözü, beni meslek hayatımda hizaya getiren uyarmalardan biri olmuştur.' -B. R. Eyuboğlu.

102 görüntülenme

sopa atmak (çekmek)

dövmek: 'Şu budalaya bir sopa çekin de bir daha para kazanmadan gurbette kalmayı öğrensin.' -Ö. Seyfettin.

102 görüntülenme

koyduğum yerde otluyor

tkz. uzun süredir hiçbir ilerleme göstermeyenler için söylenen bir söz: 'Sen de koyduğum yerde otluyorsun, bir şey bilmiyorsun.' -H. R. Gürpınar.

102 görüntülenme

kaç para eder?

'değeri nedir?' anlamında kullanılan bir söz.

102 görüntülenme