En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

neşesi kaçmak

sevinci azalmak, kederlenmek: 'O günden sonra Canan'ın uzun müddet neşesi kaçtı.' -P. Safa.

102 görüntülenme

lafını yemek

verdiği sözden, söylediği sözden vazgeçmek: 'Lafımı yemem avrat, dedi, kafam kızdı mı tövbe lafımı yemem!' -O. Kemal.

102 görüntülenme

dilinin altında bir şey olmak

bir kimsenin sözlerinden, açıkça söylemediği bir şeyler anlaşılmak: 'Günlerdir doktorun dilinin altında bir şeyler olduğunun farkındaydı.' -Y. Kemal.

102 görüntülenme

çeliğe su vermek

çeliği özel bir biçimde hızla soğutarak daha çok sertleşmesini sağlamak: 'Yaptığı kısacık bıçaklar bile iki kat olur kırılmazdı, çeliğe su vermek sanatının yalnız ona mahsus bir sırrı idi.' -Ö. Seyfettin.

102 görüntülenme

kepçe gibi

kanat gibi öne doğru açılmış (kulak).

102 görüntülenme

tünel geçmek

argo aklını yaptığı işe vermemek.

102 görüntülenme

lağımla atmak

bir kayayı delip içine patlayıcı maddeler koyduktan sonra bu maddeleri ateşleyerek parçalamak.

102 görüntülenme

neye uğradığını bilememek (anlamamak, şaşırmak)

ansızın üzücü, sıkıcı, neşeli, güzel veya hoş bir durumla karşılaşmak: 'Martı gibi, şiirli duygu dolu bir oyunla karşılaşınca neye uğradığını şaşırır.' -N. Cumalı.

102 görüntülenme

köşeyi dönmek

1) hiçbir çaba göstermeden kısa sürede zengin olmak; 2) kısa yoldan ve büyük bir emek harcamadan sosyal ve ekonomik güç edinmek.

102 görüntülenme

dilinin ucunda

bir söz hatırlanacak gibi olup da hatırlanamadığında söylenen bir söz.

102 görüntülenme

korku saçmak

herkesi korkutmak.

102 görüntülenme

yan gözle bakmak

1) yan bakmak; 2) belli etmeden, göz ucuyla bakmak: 'Genç bir jandarma zabiti, sert bir eda ile geçiyor, yan gözle bana bakıyordu.' -R. N. Güntekin.

102 görüntülenme

gözünü yummak

1) gözünü kapamak; 2) mec. ölmek: 'Atatürk, o zaman için çaresiz bir hastalıktan gözünü yumduğu sırada altmışına basmamıştı.' -B. Felek.

102 görüntülenme

sorumlu tutmak

sorumlu saymak, mesul olarak görmek: 'Belki bu matbaanın işi ama dergiler elimize ulaşmazsa sizi sorumlu tutarız.' -A. Ümit.

102 görüntülenme

(birinin) işini bitirmek

argo öldürmek.

102 görüntülenme

sorun çıkarmak

üzüntü verecek veya içinden güç çıkılır bir durum yaratmak: 'İskemlesinde sıkıntıyla kıpırdanarak iç geçirdiğini duydum, sorun çıkarmaya başladığımı düşünüyordu.' -A. Ümit.

102 görüntülenme

gemi azıya almak

1) at, gemi azıları arasına alıp etkisiz bırakarak süvarisinin yönetiminden çıkmak ve alabildiğine koşmak; 2) mec. söz dinlemez olmak: 'Kim var kim yok geldi toplandı. Derken her kafadan bir ses çıktı, kimi kâh nalına, kâh çivisine vurdu, kimi gemi azıya alıp birbiriyle yarıştı.' -E. C. Güney.

102 görüntülenme

kadeh tokuşturmak

içki içerken kadehleri karşılıklı olarak birbirine dokundurmak.

102 görüntülenme

nikâh düşmek

birbiriyle evlenmelerine yasal yönden veya örf bakımından engel bulunmamak: 'Ben kardeşinin yavuklusuyum, sana nikâh düşmez, cevabını alırdı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

102 görüntülenme

(birinin) notunu vermek

bir kimse için kötü bir kanıya varmak.

102 görüntülenme

ağzının perhizi yok

'ağzına geleni söyler' anlamında kullanılan bir söz.

102 görüntülenme

daktilo etmek

yazı makinesiyle yazmak.

102 görüntülenme

gradosu düşmek

argo itibarı azalmak, derecesi düşmek: 'Kızda insanlığın ve her türlü kabiliyetlerinin gradosu seneden seneye düşerken, böyle sevginin aslındaki temizlikle devam etmesine imkân yoktu.' -R. N. Güntekin.

102 görüntülenme

uzak tutmak

uzakta kalmasını sağlamak: 'Hayatımızın o dönemlerdeki durallığı, biteviyeliği, romanı toplumumuzdan uzak tutmuştur.' -S. İleri.

102 görüntülenme

üzerine çökmek

duygu, durum vb. bastırmak, kaplamak: 'Üzerimize çöken şimşekli, yıldırımlı havanın bana verdiği helecanı yeniden duyuyorum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

102 görüntülenme

Kadir Gecesi doğmuş

çok şanslı, kısmetli kimseler için söylenen bir söz.

102 görüntülenme

kır boynunu!

'defol! çekil! git!' anlamında kullanılan bir söz.

102 görüntülenme

uzatmayalım

kısacası: 'Uzatmayalım, bir tazminat lafıdır tutturdu.' -S. F. Abasıyanık.

101 görüntülenme

cep yakmak

çok pahalı olmak.

101 görüntülenme

hükmü olmamak

önemi, geçerliliği, etkisi bulunmamak.

101 görüntülenme