En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

mahalle kahvesi gibi

havasız, gürültülü ve kalabalık (yer).

101 görüntülenme

dolmuş yapmak

dolmuşla yolcu taşımak.

101 görüntülenme

iç güveyisinden hâllice

şaka 'nasılsın' sorusuna 'eh işte, fena değil' anlamında verilen karşılık.

101 görüntülenme

keleklik etmek

görgüsüzlük, bilgisizlik nedeniyle karşısındakinin gerçek amacını anlayamamak.

101 görüntülenme

yüksek oynamak

kumar ve şans oyunlarına çok para ile katılmak.

101 görüntülenme

türkü söylemek

ezgisiyle bir türküyü seslendirmek: 'İçeride bir yandan türkü söylüyor, bir yandan da iş yapıyordum.' -P. Safa.

101 görüntülenme

başı derde girmek

sıkıntılı bir duruma düşmek: 'İlişkilerdeki rol dağılımını sürekli karıştırdığımdan, benim de temizlikçilerle başım hep derde girmiştir.' -T. Uyar.

101 görüntülenme

feleğin sillesini yemek (sillesine uğramak)

büyük bir yıkıma uğramak.

101 görüntülenme

paradan çıkmak

para harcamak zorunda kalmak: 'Canım ne lüzumu var, paradan çıkıyorsun diye âdeta beni azarlıyor.' -R. N. Güntekin.

101 görüntülenme

parasını çıkarmak

anaparayı kurtarmak, masrafını çıkarmak.

101 görüntülenme

dosta düşmana karşı

'dostlara üzüntü vermemek, düşmanları da sevindirmemek için, ele güne karşı' anlamında kullanılan bir söz.

101 görüntülenme

paraya çevirmek

herhangi bir şeyi para ile değiştirmek.

101 görüntülenme

paraya para (pul) dememek

1) çok para kazanır olmak; 2) elde edilen parayı az bulmak; 3) bol para harcamak.

101 görüntülenme

keyfi gelmek

neşelenmek.

101 görüntülenme

istasyon yapmak

duraklamak, beklemek: 'Bir geçitte bir dakika kadar istasyon yaparak geçit bekçisiyle yârenlik ettik.' -R. N. Güntekin.

101 görüntülenme

ant vermek

Allah aşkına, çocuklarının başı için vb. sözlerle karşısındakini bir şeye zorlamak.

101 görüntülenme

seyre çıkmak

1) bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkmak; 2) eğlenmek üzere gözlemek, bakmak: 'Seyrimize çıktınız değil mi? Yürek soğutuyorsunuz değil mi? Allah sizi bizden besbeter etsin inşallah!' -O. Kemal.

101 görüntülenme

dozunu ayarlamak

1) ilacın ölçüsünü aşmamak, gerektiği kadar vermek; 2) mec. ölçüyü aşmamak, aşırı davranmamak: 'Saygının ve sevginin dozunu iyi ayarlayabilmeli insan.' -A. İlhan.

101 görüntülenme

dediğim dedik, öttürdüğüm (çaldığım) düdük

bir insanın sözünde direndiğini anlatmak için söylenen bir tekerleme: 'Adamın dediği dedik, çaldığı düdüktür. Böyle olduğu için de her istediğini yapabilen toy ve şımarık bir çocuğu hatırlatır.' -H. Taner.

101 görüntülenme

yüreği kanamak

aşırı üzüntüden sarsılmak: 'Zaten kostüm meselesinden dolayı üzülen ve hırçınlaşan yüreği sanki bir diken yığınına sürtünür gibi kanıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

101 görüntülenme

güçlüğü (güçlükleri) yenmek

bir güçlüğü, zorluğu ortadan kaldırmak.

101 görüntülenme

aptallığa vurmak

bir şeyi bilmez, anlamaz gibi görünmek.

101 görüntülenme

hiç de

kesinlikle, katiyen: Dersleri hiç de iyi değil.

101 görüntülenme

kopup gelmek

uzak bir yerden ayrılarak gelmek.

101 görüntülenme

seyreyle gümbürtüyü

'çıkacak olayları gör, ibretle seyret' anlamında kullanılan bir söz.

101 görüntülenme

ayakkabı vurmak

ayakkabı ayağı zedelemek, ayağı rahatsız etmek.

101 görüntülenme

başına iş çıkmak

hoşa gitmeyen ve beklenmedik bir iş veya olayla karşılaşmak.

101 görüntülenme

mümkün olmak

imkân bulunmak: 'Bu iki ışık, varılması mümkün olmayan bir uzaklıkta duruyordu.' -H. S. Tanrıöver.

101 görüntülenme

fetva vermek

1) herhangi bir işlemin veya eylemin din kurallarına uygun olup olmadığı konusunda konuyla ilgili bilim adamlarınca açıklama yapılmak; 2) bir işin yapılabilmesi için yargıda bulunmak; 3) mec. gereksiz yere emir verir gibi konuşmak.

101 görüntülenme

kumpasa gelmek

hile ile kandırılmak.

101 görüntülenme