En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

nal deyip mıh dememek

bir düşüncede direnmek.

101 görüntülenme

esermek besermek

emek vererek ortaya çıkarmak.

101 görüntülenme

ardı kesilmemek

arkası gelmemek, tükenmemek: Gidiş gelişin ardı hiç kesilmiyor.

101 görüntülenme

duymazlıktan gelmek

ilgilenmek istemediği için duymamış gibi davranmak: 'Evine gönderilen haberleri hep duymazlıktan gelmişti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

101 görüntülenme

ortaya düşmek

kadın orta malı olmak, sokağa düşmek.

101 görüntülenme

sırtına geçirmek

bir şeyi giymek: 'Pardösüyü sırtıma geçirdim.' -S. F. Abasıyanık.

101 görüntülenme

eşeğin kuyruğu gibi

her zaman aynı durumda kalan, hiç değişikliğe uğramayan: 'Benim aylığım eşeğin kuyruğu gibi ne kısalır ne uzar.' -M. İzgü.

101 görüntülenme

(birinin) üstüne kalmak

güçlükler birinin omuzlarına yüklenmek: 'O giderse bütün yük kızın üstüne kalacak.' -M. Ş. Esendal.

101 görüntülenme

şaka maka derken

'işi ciddiye almadık ama' anlamında kullanılan bir söz: 'Geçen gün, şaka maka derken az daha kavga ediyorduk bu yüzden.' -N. Hikmet.

101 görüntülenme

enseyi karartmak

ümitsizliğe kapılmak, karamsarlığa düşmek.

101 görüntülenme

cakasını bozmak

çalımına engel olmak, böbürlenmesini boşa çıkarmak.

101 görüntülenme

ete kemiğe dönüştürmek (büründürmek)

canlandırmak: 'Aşkımemnu'da Firdevs Hanım'ı inanılmaz bir başarıyla ete kemiğe dönüştürmüş.' -S. İleri.

101 görüntülenme

perdelerini kapamak

tiyatro tamamen kapanmak.

101 görüntülenme

gözaydına gitmek

birine kavuştuğu sevindirici bir durum dolayısıyla kutlamaya, iyi dilekte bulunmaya gitmek.

101 görüntülenme

iki gözü iki çeşme

1) sürekli ağlar durumda. 2) sürekli ağlayan.

101 görüntülenme

safrası kabarmak

açlıktan midesi bulanmak.

101 görüntülenme

düğün aşıyla dost ağırlanmaz

'ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır' anlamında kullanılan bir söz.

101 görüntülenme

işin ucu birine dokunmak

bir işten dolaylı olarak zarar görmek.

101 görüntülenme

namerde muhtaç bırakmak

güvenilmeyecek kimselerden yardım istemek zorunda bırakmak: 'İş ki kocam olacak, erkek olsun, beni namerde muhtaç bırakmasın diyormuş.' -H. Taner.

101 görüntülenme

ot gibi yaşamak

amaçsız, beklentisiz gün geçirmek.

101 görüntülenme

ipi çözmek

hlk. ilgisini kesmek.

101 görüntülenme

bir kalem geçmek

boş vermek, bir an için göz ardı etmek: 'Üniversiteyi filan bir kalem geçin, liseyi bile okuyamamıştı.' -H. Taner.

101 görüntülenme

kibarlığı tutmak

bir olay karşısında genel davranışları dışında incelik göstermek.

101 görüntülenme

perisi hoşlanmamak

yakınlık duymamak, ısınamamak.

101 görüntülenme

vurgun vurmak

yolsuzluk yaparak kısa sürede büyük kazanç elde etmek: 'İkinci Dünya Savaşı yıllarında Harun'un paralarını kullanarak vurduğu vurgunlarla bugünkü mertebesine ulaşmıştır belki.' -A. İlhan.

101 görüntülenme

tat vermek

1) acı, tatlı, ekşi vb. bir tat kazandırmak; 2) mec. hoşa giden bir duruma sebep olmak; 3) mec. bıktırmak.

101 görüntülenme

kilidi küreği olmamak

her şeyi açıkta bulunmak, kilitli yere saklanmamış olmak.

101 görüntülenme

bir kenarda durmak

gerektiği zaman kullanmak üzere hazırda tutmak.

101 görüntülenme

dümeni elinde tutmak

yönlendirici durumda olmak.

101 görüntülenme

esasa bağlamak

belirli bir kurala dayandırmak.

101 görüntülenme