En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kendine mal etmek

1) benimsemek veya saymak: 'Fakat hiçbir taraf beni kendine mal edemiyordu.' -H. Taner. 2) başkasının yaptığı işi kendisi yapmış gibi göstermek.

101 görüntülenme

temiz bir dayak yemek

adamakıllı dayak yemek: 'Yaramazlığı bir yana, çocukları da azdırdığı için temiz bir dayak yemiş olmalı.' -A. Kutlu.

101 görüntülenme

bez bağlamak

1) bebeklere altlarını kirletmesinler diye bez koymak; 2) dileğin yerine gelmesi ümidiyle yatıra bir parça çaput veya eski kumaş parçası bağlamak.

101 görüntülenme

imara açılmak

yapılaşma yasağı olan bir yerin üzerine yapı yapılmasına izin vermek: 'Boğaziçi sırtları imara açıldı.' -A. Boysan.

101 görüntülenme

pabucunu ters giydirmek

güç bir duruma sokarak telaşla kaçırmak.

101 görüntülenme

rahat bırakmamak (vermemek)

tedirgin etmek: 'Beni son nefesimde rahat bırakmayan herif, bana o vakitler akla gelmez cefalar çektirmişti.' -Ö. Seyfettin.

101 görüntülenme

zekât vermek

Müslümanlıkta, sahip olunan mal ve paranın kırkta birlik payını sadaka olarak dağıtmak.

101 görüntülenme

gününü gün etmek

hiçbir şeyi dert edinmeyip gününü hoş geçirmek: 'Sevmek, sevilmek, eğlenip yan gelmek, çubuğunu yakıp gününü gün etmek mi?' -H. Taner.

101 görüntülenme

ateş gibi

1) çok sıcak; 2) zeki, çalışkan ve becerikli; 3) kıpkırmızı.

101 görüntülenme

bezini yıkamak

1) bebeklerin altına bağlanan bezi temizlemek; 2) mec. çok emek sarf etmek: Ben senin az mı bezini yıkadım.

101 görüntülenme

meydan dayağı atmak

kalabalık içinde iyice dövmek.

101 görüntülenme

yan yatmak

1) yana doğru çok eğilmek; 2) sağa veya sola doğru eğilerek devrilmek: 'Batık gemi on kulaçta yan yatıyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

101 görüntülenme

altın adını bakır etmek

kötü işler yaparak temiz ve parlak ününü karartmak.

101 görüntülenme

uzak düşmek

uzak olmak, uzak bulunmak: 'Ben uzak düşmemeye çalışır, karşılarında bir yere ilişirdim.' -Y. Z. Ortaç.

101 görüntülenme

hoş görmek (karşılamak)

gücenilecek veya karşılık gelinecek bir davranışı hoşgörü ile karşılamak, anlayışla karşılamak, kusur saymamak: 'Bu hareketi pek hoş görmeyen Şems de onun böyle sellemehüsselam girip çıkmaması için biraz ağırca sözler söylemişti.' -A. H. Çelebi.

101 görüntülenme

meydana çıkarmak

1) açıklığa kavuşturmak, ortaya çıkarmak, belli etmek: 'Marifetlerini birer birer meydana çıkarıyor.' -R. H. Karay. 2) bularak ortaya çıkarmak.

101 görüntülenme

(birinin) sırtını yere getirmek

1) güreşte hasmı sırtüstü yere yatırarak yenmek; 2) üstün gelmek.

101 görüntülenme

güvenoyu vermek

hükûmetin tutumu ile ilgili olarak milletvekilleri tarafından olumlu oy kullanılmak.

101 görüntülenme

kilise direği gibi

şaka çok kalın (ense).

100 görüntülenme

menzil dikmek

tar. atılan ok ile kırılan rekorun yerini belirten taş dikmek.

100 görüntülenme

lambayı açmak

1) ışığı yakmak; 2) lambanın fitilini yükseltip ışığını çoğaltmak.

100 görüntülenme

hükmü parasına geçmek

para ile dilediğini yapabilme gücünü kazanmak: 'Ulan! Parama geçer hükmüm diye bağırdı. Getir diyorum iki okka ekmek.' -Ö. Seyfettin.

100 görüntülenme

rampa etmek

1) taşıt bir yere, bir şeye veya bir başka taşıta yanaşmak: 'Bu arabalar her akşam Beyoğlu'nda Tokatlıyan'ın yaya kaldırımına rampa eder.' -H. R. Gürpınar. 2) argo birinin içki masasına çağrılmadığı hâlde oturmak.

100 görüntülenme

sefa geldine gitmek

bir kente, bir mahalleye yeni gelen veya geziden dönen birine ziyarete gitmek.

100 görüntülenme

teraziye vurmak

iyice tartarak düşünmek.

100 görüntülenme

sehpaya çekmek

asarak öldürmek, darağacına çekmek, asmak.

100 görüntülenme

kuzu gibi

çok uysal.

100 görüntülenme

karagözlük etmek

güldürüp eğlendirecek davranışlarda bulunmak.

100 görüntülenme

üstüme (üstümüze, üstünüze) sağlık (iyilik sağlık, şifalar)

1) 'Tanrı esirgesin, üstümden uzak olsun' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü; 2) şaşma, şaşkınlık belirtmek için kullanılan bir söz; 3) kötü bir durumdan söz ederken konuşanın dinleyene söylediği iyi dilek sözü.

100 görüntülenme

boynuna geçirmek

bir şeyi kendine mal etmek, zimmetine geçirmek.

100 görüntülenme