En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

on parmağı boğazında olmak

isteği yapılmadığında sıkıntıya düşmek, düşürmek: 'Haftada iki gün oruç tutmazsan on parmağım boğazında olsun, dedi.' -R. N. Güntekin.

100 görüntülenme

sıfıra inmek

1) bitmek, tükenmek, yok olmak: 'Zannedersem kocamın ziyaretçileri de sıfıra indi.' -Ö. Seyfettin. 2) sp. futbol, hentbol vb. oyunlarda hücum oyuncusu rakip alanda bitiş çizgisine kadar gitmek.

100 görüntülenme

onuruna yedirememek

bir kimse, kendine duyduğu saygıyla bağdaşmayan ve onur kırıcı olay veya davranışlar karşısında tepkide bulunmak, kendine yedirememek: 'Bu haksızlığı onuruna yediremeyen Mustafa, o günden sonra bu okula gitmemek için ayak diredi.' -E. C. Güney.

100 görüntülenme

pas açmak

bir şeyin pasını giderip parlatmak.

100 görüntülenme

fetva çıkarmak

esk. belli bir konuda dinî hukuk kurallarına göre izin almak: 'Şimdi müftüye gideceğim, fetva çıkarıp senden boşanacağım.' -A. Gündüz.

100 görüntülenme

kumpas kurmak

gizli bir iş, hile, düzen hazırlamak: 'Üç kişi burada gizli gizli ne kumpaslar kuruyorsunuz bakayım?' -O. C. Kaygılı.

100 görüntülenme

adımlarını açmak

yürürken hızlanmak.

100 görüntülenme

aralık vermek

1) yeniden başlamak üzere bir işi kısa süre bırakmak; 2) harfler veya satırlar arasında boşluk bırakmak.

100 görüntülenme

sürpriz yapmak

birini, beklenmedik, şaşırtan, sevindiren veya üzen bir olayla karşılaştırmak.

100 görüntülenme

saçak öpmek

tar. sarayda bayramlaşma törenine katılan büyükler, padişahın tahtından sarkıtılmış halı saçaklarını öpmek.

100 görüntülenme

tozdan dumandan ferman okunmamak

ortalık çok karışık olmak.

100 görüntülenme

yorgun düşmek

çok yorulmak, bitkin duruma gelmek: 'Ben de uykusuzluktan yorgun düşmek üzereyim, yatacağım.' -R. H. Karay.

100 görüntülenme

duman vermek

1) çok duman çıkarmak; 2) mec. ortalığı karıştırmak: 'Sonra sen gazetende istediğin gibi ver dumanı.' -A. İlhan.

100 görüntülenme

katakulliye gelmek

tuzağa düşmek.

100 görüntülenme

aylak adam işidir

'işsiz güçsüz adama uygun bir iştir' anlamında kullanılan bir söz.

100 görüntülenme

tribünlere oynamak

iş yapmadığı hâlde kendini iş yapıyor gibi göstermek.

100 görüntülenme

vicdan azabı çekmek (duymak)

istenilmeden veya bilinçsizce yapılan kötü bir işten dolayı üzülmek, pişmanlık duymak.

100 görüntülenme

içine işlemek

duygulanmak, etkilenmek, dokunmak: 'Kızın pembe beyaz yanakları, simsiyah kaşı, gözü içine işlemişti.' -O. Kemal.

100 görüntülenme

başını gözünü yarmak

bir işi kötü yapmak, bir işi istenildiği gibi yapmamak.

100 görüntülenme

pazara çıkarmak

satılığa çıkarmak.

100 görüntülenme

kıyamete kadar

dünya durdukça, uzun süre: 'Senin minimini elinden yediğim tokadın acısını yüzümde kıyamete kadar duyacağım.' -A. N. Asya.

100 görüntülenme

ortaya atmak

söylemek, ileri sürmek: 'İşte bu söz üzerinedir ki Servet Bey, apartmana çıkmak emelini ciddi bir tasavvur hâlinde ortaya atmıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

100 görüntülenme

duvar gibi

sağır.

100 görüntülenme

katresi kalmadı (yok)

hiç kalmadı, hiç yok.

100 görüntülenme

yüz kızdırmak

utanmayı göze almak.

100 görüntülenme

akşamı zor etmek

bir türlü akşam olmamak.

100 görüntülenme

tura çıkmak

gezinti yapmak: 'Her ay, mehtapta bir iki kere merkeplerle tura çıkardık.' -A. Ş. Hisar.

100 görüntülenme

top gibi gürlemek

gürültülü bir biçimde bağırmak veya konuşmak.

100 görüntülenme

cahil kalmak

bilgi edinememek, bilgisi olmamak: 'Bu konularda yeni kuşağın yanında her zaman cahil kalmaya mahkûmuz.' -H. Taner.

100 görüntülenme

pençe vurmak

1) pençelemek; 2) ayakkabıya pençe çekmek.

100 görüntülenme