En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

gömlek değiştirmek

1) yılan üst derisini değiştirmek; 2) mec. huy veya düşünce değiştirmek: 'Toplumun gömlek değiştirmesi, siyasal karmaşa elbette onları da etkiliyor.' -S. İleri.

100 görüntülenme

az buz olmamak

bir şey azımsanacak kadar olmamak: 'Saçlarının tamamı ağarmış. Az buz değil üç yılı doldurduk birlikte.' -A. Kulin.

100 görüntülenme

namusuna dokunmak

birinin namus ve onurunu olumsuz biçimde etkilemek.

100 görüntülenme

yel gibi

çok hızlı bir biçimde, çabucak, hızla.

100 görüntülenme

yerden göğe kadar

pek çok: 'Hakkın var imam, hakkın var, yerden göğe kadar hakkın var.' -M. Ş. Esendal.

100 görüntülenme

kilit altına almak

kilitlemek.

100 görüntülenme

sağ yap!

'direksiyonu sağa çevirerek sağ yöne git!' anlamında kullanılan bir söz.

100 görüntülenme

neymiş

söylendiğine göre, güya: 'Neymiş? Projenin sahibi oymuş!' -A. Kulin.

100 görüntülenme

alaka duymak

ilgi duymak.

100 görüntülenme

başta taşımak

çok saygı göstermek.

100 görüntülenme

küçük dilini yutmak

şaşırmak, donakalmak: 'Kadıncağız beni bu hâlde görünce az kalsın küçük dilini yutacaktı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

100 görüntülenme

maya çalmak

mayalanmayı sağlamak.

100 görüntülenme

arkada kalmak

1) geriden gelmek, geride kalmak; 2) değerce ileride olanların arkasında kalmak, ileri gidememek.

100 görüntülenme

ihtimal vermemek

bir şeyin gerçekleşeceğini, olabileceğini hiç düşünmemek.

100 görüntülenme

sağı solu olmamak

1) nasıl davranacağı kestirilmez olmak; 2) olumlu mu olumsuz mu davranacağı bilinmeyen bir kişi olmak.

100 görüntülenme

nur inmek

kutsal bir yere gökten ilahî ışık yağmak.

100 görüntülenme

peyda etmek

çıkarmak, oluşturmak, ortaya çıkarmak, edinmek: 'Uzun boyu hafif bir kamburluk peyda etmiş.' -H. C. Yalçın.

100 görüntülenme

batkıya uğramak

hüsranla karşılaşmak: 'O geniş caddeler bugünkü hazin görünümleriyle nihayet bulurlar. Edebiyatın özlemleri acı bir batkıya uğrar.' -S. İleri.

100 görüntülenme

kimi kimsesi olmamak

yakını, koruyucusu bulunmamak.

100 görüntülenme

arkası alınmak

sona erdirilmek, bitirilmek, bir yerde durdurulmak: Kaçakçılığın arkası alındı.

100 görüntülenme

hâli tavrı yerinde

durumu, görünüşü, davranışı düzgün.

100 görüntülenme

ihtiyatlı davranmak

uyanık olmak, düşünerek davranmak: 'Benim soyulmaya değer bir şeyim olduğu kimsenin aklına gelmezdi ama yine de ihtiyatlı davranmak lazımdı.' -H. E. Adıvar.

100 görüntülenme

kaza geçirmek

can ve mal kaybına veya zararına neden olan kötü bir olayla karşılaşmak.

100 görüntülenme

kazançlı çıkmak

kazanmak: 'Yarıştan kazançlı çıkmak için hasmının kayıplarına karşı duyarsız kalmak zorunludur.' -İ. Özel.

100 görüntülenme

eski kulağı kesiklerden olmak

görmüş geçirmiş, çok deneyimli olmak.

100 görüntülenme

sinir buhranına tutulmak

bunalım geçirmek: 'Üç dört gün olmuştu, acayip sinir buhranlarına tutulmuştum.' -R. H. Karay.

100 görüntülenme

fikir vermek

1) düşüncesini bildirmek: 'Evet iyi bir şey değil fakat benim için bir fikir verir diye seçtim.' -R. N. Güntekin. 2) bir konuda yol gösterici bilgi edinmek: 'İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı.' -M. Ş. Esendal.

100 görüntülenme

türkü tutturmak

türkü söylemek: 'Dikişine başlarken güzel bir türkü tutturmuştu.' -R. Enis.

100 görüntülenme

arkasından atmak (konuşmak)

dedikodusunu yapmak.

100 görüntülenme

iki çift laf (lakırtı veya söz) etmek

1) birkaç söz söylemek: 'O, keyfini etsin; karşılaştığı bir ahbapla iki çift lakırtı etsin de siz ne olursanız olun.' -N. Ataç. 2) bir araya gelerek sohbet etmek.

100 görüntülenme