En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

yolcu yolunda gerek

1) vakit geçirmeden yola devam edilmeli;

28 görüntülenme

düt demeye dudak gerek (ister)

bir işin gerçekleştirilebilmesi, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır.

28 görüntülenme

atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz

küçükler büyüklerin yanında hadlerini bilmelidir.

28 görüntülenme

ağustosta yatanı, zemheride büvelek tutar

elinde fırsat varken geleceğini sağlamaya gayret göstermeyip eğlenceye, keyfe dalan kimse sonunda aç kalır ve perişan olur.

28 görüntülenme

ecele çare bulunmaz

ölüm dışında, çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu vardır.

28 görüntülenme

eceli gelen fare kedi taşağı kaşır

herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır.

28 görüntülenme

eğilen baş kesilmez

kusurunu anlayıp özür dileyen kişi bağışlanmalıdır.

28 görüntülenme

attan düşene yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek

soylu kimse yüzünden başımıza gelen felaketi çabuk atlatırız, soysuz kimse yüzünden başımıza gelen felaketi kolay kolay atlatamayız.

28 görüntülenme

bükemediğin eli öp başına ko

düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

28 görüntülenme

eğreti ata binen tez iner

ödünç alınmış araçlarla girişilen işler çok kez yürütülemez.

28 görüntülenme

av avlayanın, kemer bağlayanın

bir şey, onu elde etmenin yolunu bilenin; bir şeyden yararlanma, onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır.

28 görüntülenme

ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz

kuşlar avlanmaktan kurtulamazlar, insanlar da hatıra, hayale gelmeyen çeşit çeşit felaketle karşılaşabilirler.

28 görüntülenme

avcı ne kadar hile (al) bilse ayı o kadar yol bilir

bir kişi başkasını alt etmek için çeşit çeşit ustalık kullanır ama karşısındaki de yenilmemek için türlü önlemler alır.

28 görüntülenme

avrat (kadın) malı, kapı mandalı

bir erkek, karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir.

28 görüntülenme

avrat tuz dedi mi ciğeri cız der

karısı herhangi bir şey isteyince ihtiyaçları karşılayamayan kocanın içi sıkıntıyla dolar.

28 görüntülenme

yürük at yemini artırır

bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.

28 görüntülenme

ekşi yemedim ki karnım ağrısın

suç işlemedim ki korkayım.

28 görüntülenme

ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta

1) çobanların akşam erken yatması, sabahleyin erken kalkması gerekir; 2) genel düzene yardımcı olan araçlar varsa yönetici rahat eder yoksa çok uyanık olması gerekir.

28 görüntülenme

can çekişmektense ölmek yeğdir

bir işte çeşitli sıkıntı ve üzüntülerle karşılaşıp olağanüstü gayret harcamaktansa o işten vazgeçmek daha iyidir.

28 görüntülenme

ak koyunu gören içi dolu yağ sanır

bir şeyin dış görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar yanılırlar.

28 görüntülenme

ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin

hastalıktan korunmak istiyorsak ayağımızı sıcak, başımızı serin tutmalı, olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı, geniş yürekli olmalıyız.

28 görüntülenme

ak koyunun kara kuzusu da olur

iyi bir ailenin çocuğu kötü de olabilir.

28 görüntülenme

ak köpeğin (itin) pamuk pazarına (pamuğa, pamukçuya) zararı vardır

kötü şey, görünüşte iyi şeye benziyorsa iyi şeyin değeri azalır.

28 görüntülenme

akan su yosun tutmaz

tembel tembel oturan kimse hantallaşır, iş yapma yeteneğini yitirir, çalışan kimse gittikçe açılır, daha yararlı işler yapar.

28 görüntülenme

el eliyle yılan tutulur

kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

28 görüntülenme

akarsu çukurunu kendi kazır

bir şeyi yapma isteği ve gücü bulunan kimse, uygun bir çalışma yönü ve alanı bulur.

28 görüntülenme

akı karası geçitte belli olur

bir iddiadaki doğruluk ancak deney veya sınav sonucunda belli olur.

28 görüntülenme

çalı idi çırpı idi, evim idi ya, ayı idi uyu idi, kocam idi ya

her ne kadar evim derme çatma, kocam kaba saba idiyse de, bir düzen kurmuş, yaşayıp gidiyordum.

28 görüntülenme

akıl kişiye (adama) sermayedir

bir kimsenin giriştiği işlerde en büyük yardımcısı aklıdır.

28 görüntülenme

oğlanınki oğul balı, kızınki bahçe gülü

torun oğlandan olursa 'oğul balı', kızdan olursa 'bahçe gülü' diye sevilir.

28 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

başını bağlamak

1) başına örtü vb. bağlamak; 2) birini nişanlamak veya evlendirmek.

116 görüntülenme

vehme kapılmak (düşmek)

yersiz korkuya, yanlış düşünceye kapılmak: 'Göreceksiniz işin sonu, bize vehme kapıldığımızı anlatacak.' -R. H. Karay. 'Etrafımda bütün sisleri ve kokularıyla onu görür gibi bir vehme düşerim.' -R. N. Güntekin.

116 görüntülenme

yüreğine kurt düşmek

şüphelenmek, içine kurt düşmek: 'Reyhan'ın yüreğine küçük bir kurt düşmüştü.' -M. Yesari.

116 görüntülenme

çaydan geçip derede boğulmak

büyük güçlükleri yenmişken önemsiz bir sebepten başarısızlığa uğramak.

116 görüntülenme

mart havası gibi

kararsız, huysuz (kimse).

116 görüntülenme

hedef olmak

hoş olmayan herhangi bir davranışa uğramak.

116 görüntülenme

(bir şey birinin) gücüne gitmek

gönlü kırılmak, onuruna dokunmak: 'Bugünkü hâlimizle tabiatın sırlarını kavrayamayacağımızı düşünmek bizi sinirlendiriyor, gücümüze gidiyor.' -N. Ataç.

116 görüntülenme

araya (aralarına) soğukluk girmek

arada kırgınlık oluşmak: 'Hiç cevap vermedi, ağlamaya başladı ama aramıza soğukluk girdi.' -R. Erduran.

116 görüntülenme

fırsattan istifade etmek

ele geçirilen imkân veya durumdan en iyi biçimde yararlanmak.

116 görüntülenme

yeme de yanında yat

çok lezzetli veya çok hoş olan şeyler için söylenen bir söz.

116 görüntülenme

(bir şeyden) söz etmek

o şey üzerinde konuşmak: 'Dilin çağdaş kadın yazara hazırladığı tuzaklardan söz etmişti.' -T. Uyar.

116 görüntülenme

(bir işten) hariç olmak

o işin içinde olmamak.

116 görüntülenme

fol yok yumurta yok

bir konu ile ilgili ortada hiçbir belirti olmadığı hâlde varmış gibi bir kuşkuya düşüldüğünde kullanılan bir söz: 'Kız kardeşi ile Mahir daha ortada fol yok yumurta yokken gelin güveyi olmuşlar.' -H. R. Gürpınar.

116 görüntülenme

oyuna gelmek

aldatılmak: 'Bir oyuna geldin, onuruna yediremiyorsun.' -H. Taner.

116 görüntülenme

yüzüne yazmak

hlk. gelinin yüzünü süslemek.

116 görüntülenme

ağzı açık (bir karış açık) kalmak

çok şaşırmak, şaşakalmak: 'Başımı kaldırıp yukarı bakınca şaşkınlıktan ağzım açık kalıyor.' -A. Ümit.

116 görüntülenme

eteğinden ayrılmamak

peşini bırakmamak: 'Bu ağırsamaları anlamakla beraber aldırmayan Hilmi, eteğinden ayrılmıyor, peşi sıra yürümekten vazgeçmiyordu.' -R. H. Karay.

116 görüntülenme

yılan gibi

1) hain, sevimsiz ve soğuk (kimse): 'Yılan gibisin, insanları sokmaktan zevk alırsın.' -N. Hikmet. 2) kıvrım kıvrım: 'Geminin arkasına gittim, dümen suyunun bir yılan gibi uzayıp gittiğini gördüm.' -Halikarnas Balıkçısı.

116 görüntülenme

sözü geçmek

1) kendisini kabul ettirmiş olmak, hatırı sayılmak: 'Sağ olsun, tanıdıklardan hatırı sayılır, sözü geçer emekli bir millî eğitim müfettişi vardı.' -H. Taner. 2) adı anılmak, bahsedilmek: 'Zira sözü geçen memlekette gelişmiş bir proleter sınıfı mevcuttu.' -N. F. Kısakürek.

116 görüntülenme

dili damağına yapışmak (dili damağı kurumak)

susuzluktan ağzı kurumak, çok susamak: 'Kupkuru dili damağına yapışıyor, boğazından midesine doğru...' -E. E. Talu.

116 görüntülenme

(birine) borçlu bulunmak (olmak)

borçlu duruma düşmek: 'Dehasını, geçirdiği sara nöbetlerinin şokuna borçlu bulunuyordu.' -H. Taner. 'Fakat ben bu ağırlığı o kadar az yükleneceğim ki söylemeye borçlu olduğumdan bir adım ileri geçmeyeceğim.' -N. F. Kısakürek.

116 görüntülenme

zehaba (zehabına) kapılmak

kuruntuya düşmek, vesveselenmek: 'Bu makalemin, adını koyduğum kitap için, ona ayrıca ehemmiyet verdiğim zehabına kapılmamalarını okuyucularımdan rica ederim.' -A. H. Çelebi.

116 görüntülenme

koynunda yılan beslemek

bir yakınından ihanet görmek.

115 görüntülenme

paçasını çekecek (toplayacak) hâli olmamak

güçsüz, beceriksiz olmak.

115 görüntülenme

hele şükür!

'çok şükür' anlamında kullanılan bir söz.

115 görüntülenme

façasını almak (al aşağı etmek)

birini mahcup etmek, bozmak.

115 görüntülenme

hatır gönül bilmek (saymak veya tanımak)

kişilere karşı gösterilmesi gereken saygı kurallarına uymak.

115 görüntülenme

tabak gibi

dümdüz ve açık (yer).

115 görüntülenme

zerresi (zerre kadar eseri) kalmamak (olmamak veya yok)

hiç bulunmamak, tükenmek, yok olmak: 'Bazen o muammalı hâl tamamen üstünden kalkıyor, zerre kadar eseri kalmıyor.' -S. M. Alus.

115 görüntülenme

su vermek

1) bitkileri sulamak; 2) hayvanlara su içirmek; 3) insanlara içmek için su getirmek.

115 görüntülenme