En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

çocuk olmak

çocuklaşmak.

99 görüntülenme

aslı faslı olmamak

gerçekliği, doğruluğu bulunmamak: 'Birtakım aslı faslı olmayan ağrılar yaratan sıtma mikrobu gibi sinsi bir yorgunluk vardı.' -S. F. Abasıyanık.

99 görüntülenme

bakış atmak

kısa bir süre bakıp geçmek: 'İki yanından bağrışanlara anlamadığı bir dilden konuşuyorlarmış gibi birer bakış attı.' -N. Cumalı.

99 görüntülenme

kabak çıkmak

ham çıkmak.

99 görüntülenme

berabere kalmak

1) aynı sayıyı almak; 2) başa baş gelmek.

99 görüntülenme

ipucu vermek

aranılan gerçeğe ulaştırabilecek şeyle ilgili, onu bulmaya yarayan bilgi vermek.

99 görüntülenme

komplo kurbanı olmak

komploya kurban gitmek.

99 görüntülenme

nedamet duymak (getirmek)

pişman olmak: 'Ben şimdi nedamet getirdim.' -P. Safa.

99 görüntülenme

baktıkça alır

'güzelliği birdenbire göze çarpmaz' anlamında kullanılan bir söz.

99 görüntülenme

sevk etmek

1) göndermek, götürmek; 2) mec. sürüklemek, itmek: 'Burada başka bir olay anlatacağım ki bu, Türk'ü şuuraltı bir kuvvetle İstiklal Savaşı'na sevk eden amillerin biridir.' -H. E. Adıvar.

99 görüntülenme

dili kılıçtan keskin

kırıcı ve ağır konuşan.

99 görüntülenme

kendini düşünmek

daima kendi çıkarını kollamak, bencil davranmak: 'Ne diye herkes bu kadar rahatını sever, kendini düşünür?' -N. Cumalı.

99 görüntülenme

meskûn kılmak

bir yeri şeneltmek.

99 görüntülenme

yok ananın örekesi

argo saçma bir söze karşı verilen karşılık: 'Dünya yuvarlakmış... Yok ananın örekesi.' -H. R. Gürpınar.

99 görüntülenme

Allah'tan

1) iyi ki: 'Allah'tan sessizdi sarhoşluğu.' -C. Uçuk. 2) yaradılıştan: Gözleri Allah'tan sürmeli.

99 görüntülenme

kendi ağzıyla tutulmak

suçu, yalanı veya iddiasının yanlışlığı kendi sözüyle ortaya çıkmak.

99 görüntülenme

kontak atmak

1) elektrik donanımında karşı uçların birbirine dokunmasıyla elektrik akımı kesilmek; 2) mec. dengeyi kaybetmek, sinirlenip olağan dışı davranmak.

99 görüntülenme

zarar vermek

1) kötülük etmek: 'Bu davaya zarar verecek ihtiyarları ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.' -F. R. Atay. 2) birinin parasal kayba uğramasına sebep olmak.

99 görüntülenme

himayesine almak

koruyucusu olmak, korumak.

99 görüntülenme

nefsine uymak

bedenin isteklerine uymak, günah işlemek: 'Nefsine uyanların, zevkten başka bir şey tanımayanların, hayvanlardan ne farkı var?' -Ö. Seyfettin.

99 görüntülenme

sapsarı kesilmek (olmak)

çok sararmak: 'Heyecandan dudakları titriyordu ve benzi sapsarı kesilmişti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

99 görüntülenme

teli kırmak

bağlı bulunduğu kuruluşlarla ilişkisini kesmek.

99 görüntülenme

gurk etmek

tavuk kuluçkaya yatmak isterken veya yavrularını çağırırken 'gurk gurk' diye ses çıkarmak.

99 görüntülenme

tellal çağırtmak

bir haber, bir istek vb.ni tellal aracılığıyla duyurmak.

99 görüntülenme

eylem koymak

eylemde bulunmak.

99 görüntülenme

kırk evin kedisi

birçok eve girip çıkan (kimse).

99 görüntülenme

kendi kanatlarıyla uçmak

hiç kimsenin desteği veya yardımı olmaksızın yaşamak veya bir işi olumlu sonuca ulaştırmak: 'Kendi kanatlarınla uçmayı öğreninceye dek yanından ayrılır mıyım senin yavrum?' -T. Oflazoğlu.

99 görüntülenme

kor dökmek

yanınca dayanıklı kor durumuna girmek.

99 görüntülenme

çekip gitmek

bırakıp gitmek, ayrılmak, savuşmak: 'Sırf bu parayı ödeyemiyorum diye çekip gitmesini bağışlamıyordu.' -T. Buğra.

99 görüntülenme

koparıp atmak

1) koparmak; 2) mec. ilgisini kesmek, önem vermemek: 'Sana karşı içimde iki katlı bir ana yüreği var. İşte onu koparıp atamıyorum.' -Ö. Seyfettin.

99 görüntülenme