En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

pimini çekmek

başkasına zarar verecek kötü bir olayı başlatmak.

99 görüntülenme

garaz bağlamak

birine karşı kin beslemek: 'Bana garaz bağladığını seziyorum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

99 görüntülenme

hıncını çıkarmak

öcünü almak: 'Hıncını çıkarmak için başka vesileler arıyordu.' -R. N. Güntekin.

99 görüntülenme

poker çevirmek

poker oynamak: 'Kış geceleri arkadaşlar arasında bir el poker çevirmek de keyiftir.' -P. Safa.

99 görüntülenme

asıda olmak (kalmak)

bir işe son verilmeyip öylece bırakılmış olmak: Bu iş bundan fazla asıda kalamaz.

99 görüntülenme

benden günah gitti

benden söylemesi.

99 görüntülenme

izinli saymak

1) izin vermek; 2) mec. bir işte ayrı tutmak.

99 görüntülenme

tehlikeye atılmak

zarar ve sıkıntılara yol açacak bir davranışta bulunmak: 'Şimdilik sizin tehlikeye atılmanıza hacet yoktur.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

99 görüntülenme

ne oldum delisi olmak

ummadığı bir duruma ulaşan kimse çok şımarmak.

99 görüntülenme

ilik gibi

1) çok lezzetli, iyi pişmiş (et); 2) argo çok güzel, istek uyandıran (kadın veya kız).

99 görüntülenme

soğukkanlı olmak

kolayca, öfke, telaş ve heyecana kapılmamak: 'Önce ince manevralar denedi ama soğukkanlı olamadığı için göze çarpıyordu.' -R. Mağden.

99 görüntülenme

görücülüğe gitmek

evlenmek isteyen erkek için kız görmeye gitmek.

99 görüntülenme

(birinin) başına gaile açmak

sıkıntı yaratmak, üzüntü vermek: 'Devletin başına sayısız gaileler açmak yolunda hiçbir fırsatı kaçırmadı.' -S. Ayverdi.

99 görüntülenme

laf yakıştırmak

konuşma sırasında yerinde söz söylemek, gerekeni ifade etmek.

99 görüntülenme

zamanı avlamak

uygun zamanı bulmak: 'Nihayet yalnız kaldığım bir zamanı avlayarak yanıma yaklaşıyor.' -R. N. Güntekin.

99 görüntülenme

sıkıntı çekmek

zorluk veya yoksulluk içinde yaşamak: 'İki ateş arasında epeyce sıkıntı çektik.' -A. Gündüz.

99 görüntülenme

sokağa çıkmak

gezmek veya bir iş görmek için evden çıkmak.

99 görüntülenme

izine düşmek

av hayvanlarının, gittiği yolu izleyerek arkalarından gitmek.

99 görüntülenme

benzi kül gibi olmak

yüzünden kan çekilmek, yüzü sararmak.

99 görüntülenme

çocuk olmak

çocuklaşmak.

99 görüntülenme

aslı faslı olmamak

gerçekliği, doğruluğu bulunmamak: 'Birtakım aslı faslı olmayan ağrılar yaratan sıtma mikrobu gibi sinsi bir yorgunluk vardı.' -S. F. Abasıyanık.

99 görüntülenme

sokakta kalmak

sığınacak yeri olmamak, bakacak kimsesi bulunmamak: 'Şimdi eski âdetler kalktı ama bu öksüzün kimseciği yok, sokakta kaldı.' -R. N. Güntekin.

99 görüntülenme

bakış atmak

kısa bir süre bakıp geçmek: 'İki yanından bağrışanlara anlamadığı bir dilden konuşuyorlarmış gibi birer bakış attı.' -N. Cumalı.

99 görüntülenme

lafa karışmak

biri veya birileri konuşurken bir başkası konuşmak, konuşmaya katılmak: 'Müsteşar bile sözüne itiraz edemiyor diye lafa karışıyor.' -H. Taner.

99 görüntülenme

ileri varmak

ileri gitmek.

99 görüntülenme

kabak çıkmak

ham çıkmak.

99 görüntülenme

komalık olmak

yediği dayaktan sonra kıpırdayamayacak duruma gelmek: 'Eski kocam, komalık oluncaya kadar dövüldükten sonra boş bir arsaya atılmıştı.' -A. Ümit.

99 görüntülenme

berabere kalmak

1) aynı sayıyı almak; 2) başa baş gelmek.

99 görüntülenme

usanç vermek

usandırmak, bıktırmak: 'Binlerce kahraman, bu yazın usanç veren günlerini de ateşe, ısınmış demire karşı ve kızgın toprak üstünde geçirecekler.' -F. R. Atay.

99 görüntülenme

iş (birinden) bitmek

işin sonuçlanması ondan beklenilmek.

99 görüntülenme