En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ağzından baklayı çıkarmak

baklayı ağzından çıkarmak.

98 görüntülenme

şırınga yapmak

şırınga ile vücuda gerekli yerinden ilaç vermek.

98 görüntülenme

(birini) görüp gözetmek

korumak, yardım etmek, mukayyet olmak.

98 görüntülenme

tekerine (tekerinin önüne) taş koymak

tekere çomak sokmak: 'Kırıp geçirmeye niyet etmişti ama ah bu kadın, gene tekerine taş koymuştu.' -O. Kemal. 'Doğrudur dedik herife, tekerimizin önüne taş koyma dedik, anlatamadık.' -K. Korcan.

98 görüntülenme

komplekse kapılmak

aşağılık duygusu hissetmek: 'Haklarında yazılan yüceltici eleştirileri de tam anladığımı söyleyemem. O zaman biraz komplekse kapılıyorum.' -N. Meriç.

98 görüntülenme

kemiğini kurutmak

iliğini kurutmak.

98 görüntülenme

mesaj bırakmak

yazı veya sözle bilgi vermek: 'Giderken ona bir mesaj bırakmamış, haber de vermemiş.' -A. Ş. Hisar.

98 görüntülenme

yısa beraber!

hep birlikte.

98 görüntülenme

beş para etmez

'hiçbir değeri yok, işe yaramaz' anlamında kullanılan bir söz: 'Doktorun oğlu imtihansız geçmek değil, ağzı ile kuş tutsa bile beş para etmez.' -A. H. Çelebi.

98 görüntülenme

(birinin bir şey) gözünü bağlamak

doğruyu bulamaz, düşünemez duruma getirmek.

98 görüntülenme

sap gibi

1) çok ince: 'Avurtları çökmüş, boynu yakasının ortasında sap gibi kalmıştı.' -H. Taner. 2) argo yalnız, tek başına.

98 görüntülenme

işkembesini şişirmek

tkz. oburca yemek.

98 görüntülenme

çorbada tuzu (maydanozu) bulunmak

bir iş veya görevde az da olsa emeği geçmiş olmak.

98 görüntülenme

hilal gibi

ince ve düzgün (kaş).

98 görüntülenme

ağzından kaçırmak

istemediği hâlde boş bulunup söyleyivermek: 'Sen onun için en fena tabirleri kullanıyorsun, asabisin, ağzından çirkin şeyler kaçırıyorsun.' -P. Safa.

98 görüntülenme

boğazını sevmek

yiyip içmeye düşkün olmak.

98 görüntülenme

pula dönmek

değersizleşmek: 'Altın idin pula döndün / Yere düşer paslanırsın' -Halk türküsü.

98 görüntülenme

siciline işlemek

bir çalışanın yaptığı olumlu veya olumsuz davranışları siciline kaydetmek.

98 görüntülenme

nefret uyandırmak

nefret etmesine sebep olmak: 'Çünkü Ömer Bey, başka birinde son derece nefret uyandıran bir kabalık, bir kusur sayılması lazım gelen o gurur ve azamet buhranları içinde bile bir çocuk saflığını saklıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

98 görüntülenme

beti benzi atmak (solmak, uçmak, kül kesilmek, kireç kesilmek)

herhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak, korkmak.

98 görüntülenme

beti benzi kalmamak

yüzü sararıp solmak: 'Müşterim bu sesi duyunca arabayı durdurdu. Beti benzi kalmadı. Eli ayağı titremeye başladı.' -H. R. Gürpınar.

98 görüntülenme

teller takmak

alay sevincini aşırı davranışlarla gösterenler için kullanılan bir söz.

98 görüntülenme

şöhreti dünyayı tutmak

çok tanınmak: 'Bizim evin altında şöhreti dünyayı tutmuş bir turşucu dükkânı vardı.' -R. H. Karay.

98 görüntülenme

çekiver kuyruğunu

argo 'artık ondan hayır bekleme' anlamında kullanılan bir söz: 'Bir defa rakı adamın beynine vurdu mu çekiver kuyruğunu.' -M. Ş. Esendal.

98 görüntülenme

sonu gelmek

bitmek, tükenmek, yok olmak, ölmek.

98 görüntülenme

metres tutmak

metresle yaşamak.

98 görüntülenme

tetiği çekmek

tetiğe basmak.

98 görüntülenme

koyu koyu düşünmek

uzun uzun veya derin derin düşünmek: 'Nereye gideceğimi, ne yapacağımı koyu koyu düşünmeye başladığım güne kadar silah elimden düşmemiştir.' -R. N. Güntekin.

98 görüntülenme

tembihatta bulunmak

uyarmak: 'Her türlü istirahatiniz temin edilsin diye de bu ağalara tembihatta bulundu.' -T. Buğra.

98 görüntülenme

yol vurmak

esk. yol kesmek.

98 görüntülenme