En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

hesap çıkarmak

alacakla vereceği kâğıt üzerinde karşılaştırmak.

98 görüntülenme

nazarı değmek

gözü değmek.

98 görüntülenme

şarkı tutturmak

bir şarkının sözlerini veya sadece bestesini seslendirmek: 'Eğlenmek için derin bir heves doğdu, ıslıkla bir şarkı tutturdu.' -P. Safa.

98 görüntülenme

tüyüne dokunmamak

dokunacak, zarar verecek en ufak bir davranışta bulunmamak.

98 görüntülenme

Fransız kalmak

1) anlatılan bir konuyu anlayamamak; 2) herhangi bir konudan uzak kalmak.

98 görüntülenme

tavşanı araba ile avlamak

işini telaşsız ve soğukkanlılıkla görmek.

98 görüntülenme

itibardan düşmek

saygınlığını yitirmek.

98 görüntülenme

mekân tutmak

bir yere yerleşmek.

98 görüntülenme

nazına katlanmak

istenen her şeyi hangi durumda olursa olsun yerine getirmek: 'Cemal Paşa, gençlik akımı içinde hatırı sayılır olduğunu bildiği için sonuna kadar Halide Hanım'ın nazına katlandı.' -F. R. Atay.

98 görüntülenme

arkasını (bir şeye) vermek

dönmek: Ateşe arkasını verdi.

98 görüntülenme

(biriyle, bir şeyle) ilişiği olmamak

bağlantısı olmamak.

98 görüntülenme

dışarı çıkmak

büyük abdest yapmak.

98 görüntülenme

mekik atmak

1) mekiği arışlar arasından hızla geçirmek; 2) mec. hiçbir yerde duramayıp iki yer arasında gidip gelmek.

98 görüntülenme

şart şurt tanımamak

kendini hiçbir şarta bağlı saymamak.

98 görüntülenme

iyisi mi

yapılacak olanın en doğrusu, en uygun olanı: 'İyisi mi, yüz vermemeli ve hatta danslara iştirak etmesine müsaade etmemeli, demiş.' -R. N. Güntekin.

98 görüntülenme

kürdan gibi

çok zayıf, incecik, çelimsiz.

98 görüntülenme

şaşkına dönmek

beklenmedik bir durum karşısında şaşkınlaşmak: 'Bunlar da Mustafa Kemal'i ifratlı hareketlere, yanlış yollara sevk etmek töhmeti altında bunalmış, şaşkına dönmüş idiler.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

98 görüntülenme

sipariş almak

bir şeyin yapılması veya gönderilmesi kendisine ısmarlanmak.

98 görüntülenme

dünyaya getirmek

doğurmak: 'Hayriye Hanım yedi gün evvel ilk çocuğunu dünyaya getirmiştir.' -R. N. Güntekin.

98 görüntülenme

kocaya varmak

kız, kadın evlenmek: 'On üç yaşındayken altmış altı yaşında bir kocaya vardığı için izdivaç denen şeyden nefret etmişti.' -Ö. Seyfettin.

98 görüntülenme

pişmiş aşa (soğuk) su katmak

yoluna girmiş olan bir işi bozmak: 'Biz olanca gücümüzle Batılılaşmaya çalışırken senin bu düşüncelerin pişmiş aşa soğuk su katıyor.' -H. E. Adıvar.

98 görüntülenme

of çekmek

oflamak: 'Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır' -Halk türküsü.

98 görüntülenme

kedi gibi dört ayak üzerine düşmek

en güç bir durumdan zarar görmeden kurtulmak.

98 görüntülenme

çifte vurmak

çiftelemek.

98 görüntülenme

belasını bulmak

hak ettiği cezayı görmek: 'Hâlime dünya acıyor, rakiplerim de belasını buldu diye seviniyor.' -R. H. Karay.

98 görüntülenme

zafiyet geçirmek

zayıflayıp iyice kuvvetten düşmek: 'Hastalığı için, ciğerleri zayıf düşmüş, zafiyet geçiriyor, demişlerdi doktorlar.' -A. Kulin.

98 görüntülenme

Demokles'in kılıcı

her an gerçekleşebilecek tehlike.

98 görüntülenme

gözü arkada kalmak

bırakılan bir şey veya kimse ile ilgili tedirginliği sürmek: 'Benim gibi bir adama teslim ettikten sonra gözü arkada kalmazdı.' -R. N. Güntekin.

98 görüntülenme

iki kere iki dört eder

'gerçekliğinden şüphe edilmeyecek kadar açık' anlamında kullanılan bir söz.

98 görüntülenme

arpası çok gelmek

coşmak, azmak, kudurmak.

98 görüntülenme