En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ağzının suyu akmak

çok beğenip istemek, imrenmek: 'Bu ziyafete elimiz erişmiyor, uzaktan ağzımın suyu akıyor.' -R. N. Güntekin.

94 görüntülenme

lakırtısı ağzında kalmak

konuşan kimsenin, bir başkasının söze başlaması veya ani bir olay sonucunda sözü yarım kalmak.

94 görüntülenme

adımını attırmamak

1) rahat davranmasını engellemek amacıyla sürekli olarak denetim altında bulundurmak; 2) bir yere girmesine engel olmak.

93 görüntülenme

kaleme almak

bir konuyu yazı durumuna getirmek, yazıyla anlatmak.

93 görüntülenme

maşa kadar

çok küçük doğan (çocuk).

93 görüntülenme

pervane gibi dönmek

bir kimsenin yanından hiç ayrılmamak: 'Hanımefendinin etrafında pervane gibi dönüyor, isteyeceği şeyleri evvelden keşfetmek için gözünün içine bakıyordu.' -R. N. Güntekin.

93 görüntülenme

kılıç çekmek

saldırmak veya selamlamak amacıyla kılıcı kınından çıkarmak.

93 görüntülenme

kazığa vurmak

esk. bir kimseyi yere dikilmiş ucu sivri bir kazığa oturtarak öldürmek: 'Münasebetsizliklerine mukabele edeni ihtimal kazığa vuracak, derisini yüzecek, akla gelmedik kaba bir vahşetle öldürecekti.' -Ö. Seyfettin.

93 görüntülenme

örnek vermek

bir konuyu daha ayrıntılı bir biçimde anlatabilmek için örneklendirmek: 'Son olarak bir başka yazarın kaleminden, tiyatro-nun önemi, en etkili eğitim aracı olduğu görüşüne bir örnek verelim.' -M. And.

93 görüntülenme

itimat beslemek

güven duymak, güvenmek.

93 görüntülenme

yağıp gürlemek

birine çok sinirlenmek: 'Ne diyor, arkamdan yağıp gürlüyor mu?' -O. Kemal.

93 görüntülenme

mendil kadar

çok küçük (alan): 'Mendil kadar olsun tarlamızı ayır/ Beni doyuracak ağacı göster' -B. R. Eyuboğlu.

93 görüntülenme

sipsivri kalmak

herkesin çekilmesiyle yalnız kalmak veya ortada kalmak.

93 görüntülenme

gözü alışmak

1) önceden iyi göremediği bir şeyi sonradan görür olmak; 2) mec. bir şey ilk etkisini yitirmek, yadırganmaz olmak.

93 görüntülenme

menopoza girmek

1) âdetten kesilmek, doğurma özelliğini yitirmek, hayızdan nifastan kesilmek: 'Yakışmıyordu bu hafiflik çoktan menopoza girmiş bir kadına.' -İ. Aral. 2) mec. bu sebeplerden dolayı kadın bunalım içerisinde olmak.

93 görüntülenme

ölçü almak

1) herhangi bir şeyin boyutlarını ölçmek; 2) terzi vücut ölçülerini tespit etmek.

93 görüntülenme

iskelete dönmek

çok zayıflamak.

93 görüntülenme

tehlike atlatmak

büyük zarar ve sıkıntılara yol açacak bir olayı savuşturmak.

93 görüntülenme

koltuğu doldurmak

aldığı görevi tam olarak başarabilecek yetenekte bulunmak: 'Ercüment, memurluk hayatında her oturduğu koltuğu doldurmuş...' -Y. Z. Ortaç.

93 görüntülenme

benzi solmak

gücünü yitirmek, sağlık sorunu olmak.

93 görüntülenme

eceline susamak

ölmek istermiş gibi tehlikeli işlere girişmek.

93 görüntülenme

sarı çizmeli Mehmet Ağa

kim olduğu, nerede oturduğu bilinmeyen kimse.

93 görüntülenme

beyaza çekmek

yazıyı temize çekmek: 'Dört satırlık bir beyaza çekmek için de kan terlere batar.' -H. R. Gürpınar.

93 görüntülenme

beyin yıkamak

ruh b. insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne yabancılaştırmak, başka yönde düşünür ve davranır duruma getirmek amacıyla çeşitli yollarla etkilemek.

93 görüntülenme

kantarlıyı savurmak

ağır bir biçimde sövmek.

93 görüntülenme

pabucu dama atılmak

kendinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek.

93 görüntülenme

korktuğuna uğramak

korktuğu başına gelmek.

93 görüntülenme

kaçamak yapmak

hoş görülmeyen şeyi gizlice ara sıra yapmak: 'Fakat yeni görevini de ihmal edip fırsat buldukça Galata meyhanelerine kaçamak yapması balyosun sabrını taşırdı.' -İ. O. Anar.

93 görüntülenme

pabucunu dama atmak

kendinden üstün birini gözden düşürmek: 'Her girdiği çevrede öbür kadınların pabucunu dama atmış, hep birinci kadın rolüne çıkmıştı.' -H. Taner.

93 görüntülenme

(birinin) düğününde kalburla (elekle) su taşımak

bir yardımına karşılık olarak bekâr bir kimseye çok büyük bir yardımda bulunma sözü vermek.

93 görüntülenme