En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(bir kimseye, bir şeye) ihtiyaç duymak

o kimse veya şey gerekli saymak.

67 görüntülenme

(ayakkabı) ayağını vurmak

ayakkabı ayağını yara etmek.

66 görüntülenme

kulun atmak

kısrak veya eşek yavru düşürmek.

66 görüntülenme

nefes nefese kalmak

soluğu tıkanacak gibi olmak: 'Delikanlı, sonunda gömleği terden sırtına yapışıp nefes nefese kaldığı bir an, gömleğinin yeniyle alnının terini silerek oyunu bıraktı.' -N. Cumalı.

66 görüntülenme

(birine) gözdağı vermek

sonradan verilecek bir ceza ile korkutmak, yıldırmak, tehdit etmek, caydırmaya çalışmak: 'Sarhoş ağabeyi, parası pulu ile gözdağı vermeye kalktı onlara.' -N. Cumalı.

65 görüntülenme

üzerine yok

üstüne yok.

65 görüntülenme

kolu kanadı kırılmak

bir şey yapamayacak duruma gelmek, çaresiz kalmak: 'Hem de kolu kanadı tamamıyla kırılmış, bir daha hemcinslerimize dil uzatamayacak bir hâlde...' -R. N. Güntekin.

65 görüntülenme

kara sürmek

kara çalmak: 'Gericiliği, insanlara kara sürme suçlamalarını kabul etmedi.' -K. Tahir.

64 görüntülenme

(birine) kolaylık göstermek

yapabilme yolu, imkânı sağlamak: 'Bu arzumda bana en çok kolaylık gösteren Behiç'tir.' -P. Safa.

64 görüntülenme

aklı almamak

1) biri bir şeyi anlayamamak, kavrayamamak; 2) bir şeyin olabileceğine inanmamak; 3) uygun bulmamak: Çocuğun bu geç saatte evden izinsiz çıkıp gitmesini aklım almıyor.

64 görüntülenme

(bir durum) gün ışığına çıkmak

açıklığa kavuşmak, aydınlanmak: 'Bu mesele gün ışığına çıkmadıkça toplumun doğru dürüst bir düzen kurabileceğine inanmak zordur.' -B. R. Eyuboğlu.

64 görüntülenme

hafife almak

küçümsemek, önemsememek.

64 görüntülenme

kan tutmak

1) kan gördüğünde bayılmak; 2) şok geçirmek.

64 görüntülenme

gayret göstermek

çaba harcamak, başarmak için çalışmak: 'Azar azar fakat ısrarlı bir gayret göstermeye başladı.' -P. Safa.

64 görüntülenme

cankulağı ile dinlemek

çok dikkatli dinlemek: 'Atölyede duyduğum kelimeleri, cümleleri cankulağı ile dinliyor, bunları aynen Fransızlar gibi kullanmak için can atıyordum.' -B. R. Eyuboğlu.

64 görüntülenme

dizginleri koparmak

her türlü bağ ve baskıdan kurtulmak.

63 görüntülenme

ağzı kulaklarına varmak

çok sevinmek: 'Çocuklarıma beni misal gösterdiğini, ağzım kulaklarıma vararak öteden beriden işitiyordum.' -R. N. Güntekin.

63 görüntülenme

(at) tırısa kalkmak

tırıs gitmeye başlamak: 'Atlar bazen dörtnala kalkıyor, bazen tırısa geçiyordu.' -R. Enis.

63 görüntülenme

aklı bir (beş) karış yukarıda (havada) olmak

değişik sebeplerden dolayı dengeli düşünemez durumda olmak.

62 görüntülenme

gönlü razı olmamak

istememek: 'Ama Salih'in gönlü buna razı olmaz, bu yüzden de sorunları yarım ağızla cevaplandırırdı.' -T. Buğra.

62 görüntülenme

fırsat sakal altından geçer

'fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir' anlamında kullanılan bir söz.

62 görüntülenme

canı çıkmak

1) çok yorulmak veya çok zorluk çekmek: Çalışmaktan canım çıktı. 2) ölmek: 'Herifin burnunu sıksan canı çıkacak.' -S. F. Abasıyanık. 3) çok yıpranmak: Her gün giyilmekten elbisenin canı çıktı. 4) zarar etmek: 'Kazandığımız paranın aslan payını gidip ona toka etmekle canımız çıkıyor.' -Halikarnas Balıkçısı.

62 görüntülenme

koltuk çıkmak

desteklemek.

62 görüntülenme

tekeden süt çıkarmak

hlk. olamayacak şeyleri olur duruma getirmek: 'Sen meram ettikten kelli, tekeden süt çıkarırım, ağam! diyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

62 görüntülenme

elden geçirmek

eksiklik veya bozukluklarını gidermek veya denetlemek için incelemek: 'Otomobil tamircisi bir akrabaları varmış, o da arabayı elden geçirmiş.' -E. Bener.

61 görüntülenme

gürültüye pabuç bırakmamak

tkz. patırtıya pabuç bırakmamak.

61 görüntülenme

ayak atmak

1) girmek: 'Kalabalıktan en hoşlanan insan vagona ayak attı mı derhâl bir inziva hastalığına tutulur.' -R. N. Güntekin. 2) ilk kez gitmek.

61 görüntülenme

(birinin) nazını çekmek

her istediğini yerine getirmek: 'Ben karım için çalışıyorum. Epeyce kazanıyorum. Onun nazını çekerek bütün çocuklarına katlanıyorum.' -M. Ş. Esendal.

61 görüntülenme

kaş yapayım derken (yaparken) göz çıkartmak (çıkarmak)

işi düzelteyim derken büsbütün bozmak.

61 görüntülenme

dünya başına yıkılmak

çok sıkılmak, umutlarını yitirmek: 'Defteri abimin elinde görünce, dünya başıma yıkıldı, basbayağı gözlerim karardı.' -A. Ağaoğlu.

61 görüntülenme